GECE'NİN KALBİ

Bölüm 1: MAVİ BİLEKLİK

Yazar:

GECE'NİN KALBİ - Esooess kitap kapağı
GECE'NİN KALBİ kitap kapağı

BÖLÜM Şarkısı: Manifest – Yasanacaksa ~ Geçmiş Zaman “Duracak mısın artık?” dedi Çağatay küçük Gece’nin peşinden koşarken.”Cidden çok yoruldum. Dur artık!” Bu isyan Gece’yi asla durdurmamıştı. Çağatay da söylenmeye devam ediyordu fakat tüm mahalleyi ayağa kaldıracak kadar yüksek bir ağlama sesi geldi. Çağatay bunun kime ait olduğunu elbetteki biliyordu ve hızlanarak yerde oturup ağlayan küçük kızın yanına ulaştı.”Ben sana ne dedim kızım? Koşmasana!” Dedi bağırarak fakat bu Gece’nin sadece daha sesli ağlamasına neden oldu.”Tamam ağlama,sus,tamam.” Hemen küçük kızı kucağına alıp Nermin teyzesinin evine doğru yol aldı. “Nermin teyze, koş!” dedi Çağatay. Nermin korkmuş bir şekilde kapının önüne vardı.”Ne oldu oğlum? Ne bu gürültü?” “Gece, Gece yere düştü ayağı kanıyor.” Diye cevap verdi nefes nefese kalmış olan Çağatay. Bunu duyan Nermin hemen Gece’yi onun kucağından alıp içeri geçti. Çağatay da peşinden içeri girdi, annesi de buradaydı. Herkes birbiriyle konuşurken Nermin doktor olduğu için Gece’nin yarasını temizleyip pansuman yaptı. Çağatay da onu izledi ve Gece ağladığı için onun elini tuttu. Pansuman yapıldıktan sonra Gece Çağatay’a yaslanarak uyudu. Çağatay da onun saçını okşuyordu o sırada. Ardından kaçınılmaz şey gerçekleşti: Çağatay da Gece ile beraber güzel bir uyukuya daldı. ★★★ Sabah Gece soluğu Çağatay’ın evinde buldu.” Hadi Çağatay, gel oyun oynayalım.” Dedi Gece ama aldığı cevap onu pekte tatmin etmemişti.”Gelemem kızım, ödev yapıyorum şurada!” diye bağıran Çağatay’a karşılık olarak bir ağlama verildi. Tabii Gece yine istediğini yaptırmak için ağlıyordu. Buna alışmıştı artık Çağatay.”Tamam, bekle şurada.Birazdan biter oynarız oyununu.” Bu cevap karşısında ellerini neşeyle çarptı Gece. Sıkıntıdan patlayan Gece artık beklemek istemiyordu ve Çağatay’ın kalemlerinden birini alarak eline aldığı rastgele bir kağıda kendisini, Çağatay’ı ve bir bebeği çizdi. Tam boyayacaktı ki Çağatay ona seslendi “Gece, gel oyun oynayalım.” Gece kağıdı hızla bırakıp onun yanına gitti ve oynamaya başladılar.Oyunları bittiğinde Gece evine gitti. Çağatay odasına girdi ve yerdeki çizilmiş kağıdı gördü. Hoşuna gittiği için Gece’nin ona verdiği eşyaları koyduğu kutunun içine bu resmi de koydu. ★★★ Yeni bir güne gözünü açan Çağatay Gece’nin yanına gitti ve annesinden Gece’nin rahatsız olduğu için odada uyuduğunu öğrendi.Çağatay da gizli bir şekilde Gece’nin uyuduğu odaya girdi ve kapıyı kapattı. Gece’nin baş ucuna oturup kendi kendine konuşmaya başladı. “Güzelsin ama bir o kadarda huysuzsun be Gece.” Konuşurken arada yüzünü buruşturmayı unutmuyordu tabii. Tam gidecekken ona engel olan minik ele baktı. Gece onun elindeki mavi bilekliği tutmuş bırakmıyordu. Çağatay elini kurtarmaya çalışırken birde söyleniyordu.”Bıraksana kızım kolumu!.” “Niye bırakayım? “ diye cevapladı Gece. “Kol benim ya hani?” “Banane, banane bırakmayacağım!” “Tamam, tamam ne yaparsam bırakırsın kolumu? Oyun mu oynayalım, ne yapalım?” “Evcilik oynayalım sen benim kocam ol olur mu?” dedi Gece onun koluna daha fazla asılarak. “Tamam Allah’ın cezası oynayalım!” Saatler birbirini kovaladı ve saat öğle 5’e geldi. Sonunda Gece de oyun oynamaktan yorulmuş ve yine uyuyakalmıştı. Tam o sırada Çağatay’ın annesi Tülay seslendi “Çağatay, oğlum hadi gidiyoruz gel bakalım.” “Tamam anne.” Tam odadan çıkacakken gözü kolundaki mavi bilekliğe takıldı. Ve bilekliği kolundan çıkarıp Gece’nin koluna taktı. Taktıktan sonra yanağına sulu bir öpücük de bırakmayı unutmadı. ★★★ Çağatay annesi Tülay ile eve döndüğünde annesi aceleyle bir bavul çıkardı ve Çağatay ile kendisinin bir kaç parça kıyafetini,bir miktar parayı ve gerekli olabilecek diğer kişisel eşyalarını koydu. Ardından havanın soğukluğunu karşı ne olur ne olmaz diye Çağatay ile kendi montunuda yanına aldı. Artık çıkabilirdi Çağatay’ı ve bavulu aldığı gibi dışarı çıktı. Otobüs durağı bulunduğu yere yakın olduğu için yürüyerek gitmeye karar verdi ve hızlı hızlı yürümeye başladı. Ardından oğlunun sesini duydu. “ Anne nereye gidiyoruz? Ses yok.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku