Gece’nin Gölgesi

Giriş

Yazar:

Gece’nin Gölgesi – Canan kitap kapağı
Gece’nin Gölgesi – Canan kitap kapağı

Hoş ve kulak rahatlatıcı müziği dinlerken yüzümü ekşitmemek için kendimi zor tuttum. Annemin zoruyla bir davete katılmıştım ve hiç hoşuma gitmiyordu. Aslında fazla da annemin zoruyla bir davet değildi. Aylardır peşinde olduğum adam da buradaydı ve onu takip ediyordum gözlerimle. Ancak böyle bir ortamda kafamı bu tür şeylere vermek fazla zordu. Davet ise bütün İstanbul’daki şirketlerin varisleriyle oluşan bir davetti. Ben, Karahan Holding’in varisiydim ve benim de burada olmam gerekiyordu. Ben bir önceki davetler de bir bahane uydurup gelmezdim. Ama bu sefer ne yazık ki anneme bu sefer ki bahaneme inanmayıp kolumdan tutup buraya getirmişti. Allahtan işimi yarayacak bir şey vardı ki boş boş oturup cıvık insanları izlemiyordum. Şu hayatta iki şeyden nefret ederdim. Bir sevdiğim insanlara zarar gelmesini, iki ise cıvık insanlar. Bu kadar mutlu olmaya gerek yoktu bence. Çok mutlu olursan ileride çok ağlarsın demişti rahmetli dedem. Haklıydı. Ben hiçbir zaman çok mutlu olmamıştım. Olamamıştım daha doğrusu. Benim kendi hayatımı kendi parmağında oynatan bir babaya sahiptim. Kendi ayaklarım üzerinde durmayı yeni öğrenmiştim. Onun yüzünden karanlık biriydim. Onun yüzünden kanlıydı ellerim. Onun yüzünden kimseye güvenemiyor, sevemiyordum. Zor biri olduğumun farkındaydım ama bu benim suçum değildi. Beni bu hal getiren insanların yüzündendi. Ben de isterdim şimdiki genç kızlar gibi her hafta sonu dışarı çıkıp, alışveriş yapmayı. Ama ben o hafta sonlarında babamın azarlarını işitiyor, şirketten çıkmıyordum. Şimdi ise 27 yaşında yetişkin bir kadındım. Bu saatten sonra dışarı çıkmam, alışverişe gitmem kime ne gibi bir faydası olabilirdi ki? Kolumun çimdiklenmesiyle bakışlarımı yan tarafıma çevirdim. Annem bana uyarı dolu bakışlar atıyordu. “Koskoca bir davettesin kızım. İnsanlara dik dik bakmak için mi geldin buraya, Büge?” diye homurdanan anneme bıkkın dolu bakışlar attım. “Adam kesmiyorum anne merak etme. Başka ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve bomboş gözlerle boş insanlara bakıyorum.” diye mırıldandım. Annem bana bakarak iç geçirdi. “Neden böylesin kızım sen?” Kocan yüzünden demek vardı ama susmayı tercih ettim. Derin bir nefes aldım ve bakışlarımı tekrar adama çevirecektim ki telefonumun çalmasıyla bakışlarımı telefonuma çevirdim. En yakın korumam olan Çelik’in adını gördüğümde etrafa bakındım ve beni kapının önünde bekleyen adamı gördüm. Telefonu açmadım ama Çelik’in başı dışarıyı gösterdi ve hızla ayağa kalkıp kapıya yöneldim. Arkamdan annemin nereye Büge diye seslenen sesini duydum ama onu umursamadan ilerlemeye devam ettim. Dışarı çıktığımda Çelik beni kapının önünde bekliyordu ve hemen onun yanına gidip konuşmaya başladım. “Halletin mi? Nerede piç kurusu?” diye sessizce fısıldadım. Çelik derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı. “Arka tarafa götürdüm. Ama hızlı olmamız lazım Büge, yokluğunu fark etmemeliler.” diye fısıldadı. Dudaklarımda bir sırıtma gerçekleşti. “Beş dakika bile sürmeyecek merak etme. Hemen halledip geleceğim. Sen burada bekle ne olur ne olmaz.” dedim ve arka tarafa doğru yürümeye başladım. Buralar karanlık ve ıssızdı. Topuklularımın üzerinde yürürken arada bir sendeliyordum ama hızlıca toparlayıp yoluma devam ediyordum. Nihayet arka tarafa geldiğimde bir depo gördüm. Ve içeriden inleme sesleri gelince kendi kendime hafifçe gülümsedim. Deponun önüne geldim ve kapıyı açarak içeri girdim. Adam, sandalyeye bağlanmış, yüzü gözü kan içinde oturuyordu. Çelik sağ olsun ağzını da bantlamıştı. Beni görünce gözleri büyüdü. Yeraltından tanıyordu beni. Bu yeraltında en çok iki insandan korkuyorlardı. İlki bendim. Çünkü en çok korkutulan yanım insanları acımasızca öldürmemdi. Birini öldürmek normal bir insan için çok zor ve imkansız bir şeye benziyordu. Ama bana öyle gelmiyordu. Hatta bazı kurbanlarımı öldürürken zevkle öldürüyordum. Her gece işimi halledip gündüz hiçbir şey olmamış gibi şirkette evrak doldurup toplantılara giriyordum. Bu yüzden bana gece diyorlardı. Gece olduğunda yeraltındaki insanları bir korku salardı. Çü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku