Texting
Yazar: Eda

Siz: geçen hafta olan maçta efsane oynadın hee(21:02) Siz:baya da kol kası yapmışsın askımm(21:02) Siz: geç fark etmişim sanırım;D(21:03) Siz: yıllardır basketbol takımını takip ediyorum(21:03) Siz:yemin ederim o kadar kişinin içinde en iyi oynayan sensin(21:03) Siz:Aslında favori oyuncum sen ve Esat. İkiniz de çok iyi oynuyorsunuz, takımda ikiniz olmasanız batardı takım.(21:04) Siz:numaran bayadır duruyorz bi türlü yazmaya cesaret edemiyordum. Heyecandan elim ayağım titriyor şuann :D(21:04) Siz:bir de mesajlarımı görüp cevap versen kalpten giderim... (21:05) Hayatımın anlamı çevrimiçi(21:21) Görüldü✔✔ Hayatımın anlamı: Siz kimsiniz? Numaramı nereden buldunuz? (21:22) Siz: ben senin büyğk büyük hayranınııımm(21:22) Siz:Maçlarına geliyorum hepp(21:22) Siz: numaranı bir arkadaştan rica edip aldım...(21:23) Siz:o arkadaşın adı da bende saklı kalsınn(21:23) Hayatımın anlamı: Kardeşim kız mısın erkek misin bilmiyorum ama rahatsız etmeye devam edersen engelleyeceğim. Siz:Öncelikle kızım, rahatsız ettiysem de kusuruma bakmayın Umut bey. Hayatımın anlamı: mesaj atmaya devam etmeyeceksen engellemeyeceğim. Siz:Tamam, görüşürüz heyaattımm💖🎀 Görüldü✔✔ Niye görüldü yedim ki şimdi? Çok samimi duruyordu, mesajlarda ise çok soğuktu. Gerçi tanımadığı insana niye samimi davransın ki? Oflayarak telefonu karşımdaki koltuğa fırlattım, yarın da maçları vardı onada gidecektim. Belki fotoğraf çekilebilirdim, yani sanırım. Yatağıma uzandım, sabah erkenden kalkıp maça gidecektim. Biletimi dünden almıştım en azından. Aslında mesaj atacaktım ama sadece maç günleri, gerçi engellesede instagramdan yine yazarım. Heyecandan uyuyamayacak gibiydim, ama uyumalıydım. 🖤🌙 "Ah be! Tam da atacaktı." Dedim sessizce, maçın bitmesine çok az kalmıştı ve öndeydik. 4-2 gidiyordu. Umut'un buralara baktığını gördüğümde heyecanlanmıştım. Önlerde oturuyordum, Allah'tan beni tanımıyordu. Arkadaşları arasında konuştuklarını gördüm, bir anda gülünce bende istemsizce güldüm. Çok güzel gülüyordu. Maç bitince fotoğraf çekilmek için o kadar beklemiştim ama gittiğini öğrendiğimde üzülmüştüm. Hep böyle oluyor zaten, ne zaman fotoğraf çekilmek istesem gitmiş oluyor. Oflayarak arabamın olduğu yere gittim, arabaya bindiğimde telefonumu tribünde unuttuğumu hatırladım. "Hay ya!" Dedim sinirle, bir kerede bir şeyi unutmasam olmuyor. İçeri geri girdiğimde Umut'un orada olduğunu gördüm, tek başına oturuyordu tribünde. Hemde benim oturduğum yerdi. Şimdi heyecandan bayılacaktım. Acaba fotoğraf çekilsem mi? Onun olduğu yere geldiğimde bana baktı bende ona baktım. "Merhaba." Dedim sakince "Merhaba?" Dedi "Şey telefonumu burada unutmuşum da onu almak için gelmiştim, hazır gelmişken de sizinle fotoğraf çekilebilir miyim?" Diye sordum elim ayağım titriyordu. "Tabii çekilebiliriz." Dedi samimi bir şekilde. Telefonumun onun elinde olduğunu görünce şaşırdım. "Bu sizin sanırım?" Dedi başımı salladım, kamerayı açıp fotoğrafımı çektikten sonra teşekkür edip arabama binmek için koşa koşa gittim. Resmen fotoğraf çekilmiştim! Yıllardır bu anı bekliyordum. Arabaya bindiğimde ciddili bir çığlık atmıştım. Eve geçince de duş almıştım, üzerime rahat kıyafetler giyip yatağıma uzanmıştım. Çok uykum vardı uyuyacaktım.