gece iki şiirleri

altıncı basamak

Yazar:

gece iki şiirleri - bizâr kitap kapağı
gece iki şiirleri kitap kapağı

Kadın bir hışımla ona dönerken uzattığı eli ittirmek istediğinden emindi ama çenesi sıkı, dudakları birbirine mühürlü halde tepesindeki adama baktığında omuzları çökmüş, derin bir nefes alıp eli tutmuştu. Ne önemi vardı ki? Haklıydı. Yabancılardı ve ona ne söylediğinin hiçbir manası yoktu. Burada, gecenin bir yarısı basamaklarda bir yabancı ile ettiği sohbetler hayatında bir fark mı yaratacaktı sanki? Lütfen. Yürüdüler. Sessizlik içinde, yalnızca ağır adımları ve bazen iç çekişleri ile basamakları artlarında bıraktılar. Araf'ın bakışları önce gökteydi, karanlıkta bir şey arar gibi ama sonra yerdeydi, adımlarını sayar gibi. Önce yüzünün gevşekliğini ama sonra adım adım batışını, kaşlarının çöküşünü ve dudaklarının sarkışını izledi kadın. Ceplerindeki ellerini göremese de yumruk yaptıklarından emin, avucunun içinde bir kâğıt hışırtısı duyduğunda bunun kendi şiiri mi olduğunu düşünecek kadar da merak içindeydi. Araf buz kesmiş haldeydi, muhakkak kadın gibi ama bunun soğuktan mı yoksa içinde olup bitenlerden mi kaynaklandığını dahi ayırt edemiyordu. Bu da canını sıkıyordu. Derin bir soluk aldı sonra bakışları yine yukarı kalktı adamın. Güldü. Duygusuz bir gülüştü. Bir sokak lambasının sarı ışığı altından geçerlerken birbirlerine baktılar, kirpiklerinin gölgesi gözlerini karartıyordu ama kadın kahverengileri seçebildiğine inandı. Ne kadar da sıradan bir çift göz. "Sabahları uyanıyorum ve aklıma gelen ilk düşünce neden oluyor. Neden uyandım ki? Ne yapmak için?" Araf bunu gülümseyerek söylemişti. Omuzlarındaki gevşeklik ile. Sesindeki umursamazlık ile. "İşe mi gideceğim? Belki. İsteyip istemememin bir önemi yok. Ya da izin günümdeyimdir ve kendime vakit ayırabilirim. Ne için? Sevdiğim birkaç eylem için mi? Ne ki onlar? Cidden, ne ki onlar? Ne yapıyorum ben? Neyden zevk alıyorum. Biliyor musun artık ben de bilmiyorum. Zevk alıyorum dediğimde aklıma gelen her şey sadece acı veriyor; biraz şiir okumak, belki yazmak, ah evet, yazıyorum; birkaç belgesel izlemek, sanat temalı filmleri karıştırmak ya da eskiz atmak. Karnıma kramplar giriyor, zihnim çığlık atmaya başlıyor ve başım ağrıyor. Kusacakmışım gibi hissediyorum. O masanın başına oturup sonuna gidene kadar berbat olacağını bildiğim o eskizi yapma düşüncesi beni delirtiyor. Neden? Bana zevk verdiğini sanıyordum. Fakat getirdiği tek şey acı. Eskiden olsa üstüne giderdim. Zorlayınca çıkıyor çünkü. Sonucun güzel olma ihtimali oldukça yüksek, bunu biliyorum. Güzelliğe yıkımla ulaşırsın. Önce karalarsın, sayfa darmaduman kalem çizikleriyle dolar, sonra hafifçe silip daha netleştirirsin ve bunu birkaç kez daha yaparsın, sonrasındaysa gölgelendirmeler gelir ve biter. Birçok kez silip tekrar inşa etmen gerekir. Ama o başlangıçtaki karmaşa düşüncesi beni çileden çıkarıyor. Sonuca nasıl gideceğimi bilmiyorum. O güzelliğe nasıl ulaşabilirim? Kim inandırabilir beni buna? Neden devam edeyim ki? Cesur olun deyip duruyorlar. Niye? Getireceği şeyleri bile bile neden yapayım bunu? Acıyla yüzleşmelisin, canının yanacağını bile bile ilerlemelisin. Ateş seni yaktıktan sonra bir daha ona yanaşmazsın; ama hayır, elini defalarca o ateşe sokmak zorundasın. Her yeni eskizde aynı acı, her yeni şiirde aynı buruşuk kâğıt birikintisi. Hep aynı hikâye ama asla hiçbir şey değişmiyor. Ne öğrenirsem öğreneyim, kaç kez memnun olduğum bir sonuca ulaşırsam ulaşayım beynim çığlık atmaya devam ediyor ve ben uyandığımda yine neden diye soruyorum. Neden uyandım ki bugün? Başka bir başarısız girişim için mi? Kıvrana kıvrana o günü bitirmek zorundayım yoksa hiçbir şey yapmadığım için yine kendi kendimi yiyorum. İçinden çıkılmaz bir döngü bu..." "Şiirden anlamayan birine göre onunla fazla içli dışlısın." "Hah. Buna takılacağını biliyordum. Sana yazdığım birini okumamı ister misin?" "Lütfen." "Buyurunuz hanımefendi; basamakların arada kalmış adamı Araf, anlamadığı şiirlerden birini yazmayı denediği başarısızlığını sizlere sunuyor: iki adım, üç dönüş. yedincide ölüş. durup bakmazlar, gidersem ayıplarlar. yıkılana kadar görünmez…

Bölümün tamamını WritePad'de oku