gece iki şiirleri

birinci basamak

Yazar:

gece iki şiirleri - bizâr kitap kapağı
gece iki şiirleri kitap kapağı

17 yaşım ve avcismy için; 2019-2025 • Dakikalardır yürüyordu. Soğuk bulduğu her açıklıktan içine işliyor, ayakları artık geriye, evinin güvenliğine dönmek için yalvarırcasına sızlıyordu. O yalnızca yürüyordu. Soğuktan artık terler hale gelmiş, ardından bu terler buza dönmüşçesine tenini ısıran birer düşmana dönmüştü. Çenesinin altında biten saçları artık yüzüyle bir bütün olmuş, şapkasından çıkan kâkülleri hacmini kaybederek gözlerine batmaya başlamıştı. Geri dönmeliydi. Yürümesinin hiçbir anlamı yoktu. Yorulmuştu da. Fakat bakışlarını önünden nadiren kaldırarak, çatık kaşları ile peşi sıra sürüklediği düşünceleri defedebileceğine inanarak yürüyordu işte. Durmak bilmeden. Artık soluklarına yetişemediğini hissettiğinde ve bedeni bu hıza bir dur dediğinde yavaşlamış, ağır adımlarla ilerleyen bir harabeye dönüşmüştü. Hiçbir şeyi defedebildiği yoktu, kaşları yenilmişti; soğuk terleri onu hasta edeceğini haber edercesine daha keskindi ve sızıntı zonklamaya, oradan da tüm kaslarına yayılan bir ağrıya dönüşmüştü. Üşüyordu ve yorgundu. Ve iki duvar arasında kalmış bir açıklıkta dar, uzun ve çatlaklarla dolu bir merdiven aşağıya doğru inmekteydi. Bitiminde bir kapı, tüm bu olup bitenle hiç alakası yokmuşçasına dikiliyor, kendisini karanlıkta saklıyordu. Birkaç basamak inerek kadın da aynısını yaptı; kendisini karanlığa sakladı ve rüzgârdan bir sığınak aramaya çalıştı. Sırtını ve başını duvara dayayarak gözlerini yumdu. Gecenin ikisini geçmiş bu vakitte neden yine yürüdüğü sorusunun etrafından dolanarak duyabileceği herhangi bir sesle dikkatini dağıtmak istiyordu fakat arada sırada çok uzaklardan bir araba kayıp geçiyordu o kadar. Sonra bir anahtar sesi, kapı gıcırtısı ve kapanış. Başını kaldırıp merdivenlerin sonundaki kapıya baktığında paltosunun yakaları kalkmış bir adamın, sırtı kadına dönük halde kapıyla uğraştığını, yüksek ihtimal kilitlediğini, ardından ceplerini karıştırarak aradığı şeyi bulma ve çıkartıp dudaklarına yaklaştırma esnasında kadına doğru yarı dönmüş vaziyette, çakmağı yakmak üzere olduğunu gördü. Fakat bakışları, basamaklarındaki bu yabancıya değdiği an bu bir süreliğine ertelenmişti. Adamın kendine gelmesi daha hızlıydı. Sigarasını yakıp çakmağı geri koyduktan sonra derin nefesler alıp vererek orada dikildi bir süre. "Kulüp bir saat önce dağıldı," dedi. Kadının bakışları arkasındaki kapıya kaydı, adamın yüzüne düştü ve yüzünde her ne gördüyse adam da onu takip ederek bariz bir gerçeğin kaçırıldığı izlenimine kapıldı; başını neyi onayladığı bilinmez halde sallarken ağırca birkaç basamak çıktı ama kadından uzakta, aşağıda çaprazına oturdu. Cebinde yine bir şeyler arıyordu şimdi, çıkardığı dalı kadına uzatıyor, kaldırdığı kaşlarıyla sessiz bir teklifte bulunuyordu. Kadının gözleri sigara üstünde sadece bir saniye oyalandı ardından başını iki yana salladı ve adam sen bilirsin dercesine omuzlarını silkip dalı yerine koydu. "Daha önce de burada oturdun." Ona bakmıyordu ama kadın dudaklarını birbirine bastırarak, normalden daha gürültülü yutkunarak, daha derin soluklar alarak ve bir sokağa bir altındaki karanlığa bakarak sonunda hep adamda duruyordu. "Ara sıra. Nereden biliyorsun?" "Kapımın önünde oturuyorsun." Sesi gülüyordu. Soğuk, alaycı bir sesti. "Affedersin," dedi içine doğru. "Rahatsız etmek istememiştim." Yine de adamın kalkıp gitmesini isterken buldu kendisini. Burası onun arada geldiği bir merdivendi o kadar. Yalnız kalmak istediğinde— yalnız yaşadığı evinde bile yalnız kalmak istediğinde çıktığı yürüyüşlerde keşfettiği; dar, ıssız ve aşağı inen bir basamakta, iki duvar arasında sıkışık kaldığı bir yer. Neden şimdi onunla denk gelmek, paylaşmak zorundaydı ki? Ama gitmesi gereken kendisiydi. Öyle değil mi? Kapısının önünde oturuyorum, tabii ki de gitmesi gereken benim. Rahatsızca yerinde kıpırdandı kadın bu düşünceyle, boğazında bir yumru oluştu, kalkmak için sızlayan bedenine rağmen oturmaya devam etti çünkü o sızlama, o titreşim ve artık kulaklarına doğru tırmanan uğuldama o kadar kuvvetliydi ki kendisinde ha…

Bölümün tamamını WritePad'de oku