7. Bölüm – ŞÜPHE
Yazar: Ayşe Tanem Poyraz

İlay'ın okula dönmesinin üzerinden birkaç gün geçmişti. Her şey dışarıdan bakıldığında eskisi gibiydi... Koridorlarda kahkahalar yükseliyor, dersler işleniyor, öğrenciler sınav telaşıyla uğraşıyordu. Ama Ege için hiçbir şey eskisi gibi değildi. İlay'ın bayıldığı an, hastaneye kaldırılışı ve sınıfa geri döndüğünde kolundaki serum izi... Hepsi aklından çıkmıyordu. --- Öğle arası... İlay her zamanki gibi tek başına okul bahçesindeki eski banka oturmuştu. Elinde küçük bir sandviç vardı. İki lokma aldıktan sonra iştahı kaçtı. Yemeği çantasına geri koydu. Tam o sırada telefonu çaldı. Ekranda yine annesi yazıyordu. "İlay, bugün kendini nasıl hissediyorsun?" "İyiyim anne." "Kızım, iyi olmadığını sesinden anlıyorum." İlay gözlerini yere indirdi. "Sadece biraz yoruldum." "Lütfen kendini zorlama. Doktor kan değerlerinin düşmeye devam ettiğini söyledi." "Tamam anne." "Okul çıkışı hastaneye uğrayacağız." İlay sessizce telefonu kapattı. Tam o anda arkasından bir ses duyuldu. "Demek gerçekten hastasın..." İlay irkilerek arkasına döndü. Ege... Birkaç metre geride durmuş ona bakıyordu. İlay'ın yüzü bir anda gerildi. "Konuşmaları dinlemek hoş bir şey değil." Ege kısa süre sustu. "İstemeden duydum." İlay hiçbir şey söylemeden çantasını aldı. Tam yürümeye başlayacaktı ki başı yine döndü. Dengesini kaybetti. Ege istemsizce kolundan tuttu. "İyi misin?" İlay birkaç saniye onun gözlerinin içine baktı. Sonra kolunu yavaşça geri çekti. "İyiyim." Ve hiçbir şey olmamış gibi uzaklaştı. Ege olduğu yerde kaldı. İlk kez... Onun bu kadar güçsüz görünmesine rağmen dimdik ayakta durmaya çalıştığını fark etmişti. Arda yanına gelip gülerek, "Ne oldu? Yoksa acımaya mı başladın?" dedi. Ege kaşlarını çattı. "Saçmalama." Ama verdiği cevap, kendi kulağına bile inandırıcı gelmemişti. O gece Ege, ilk kez İlay'ı düşündü. Ve ilk kez kendi kendine şu soruyu sordu: "Ya gerçekten bir şey varsa"