5. Bölüm – FENALAŞMA
Yazar: Ayşe Tanem Poyraz

Ertesi sabah... İlay gece boyunca neredeyse hiç uyuyamamıştı. Yorgun gözlerini aynada görünce derin bir nefes aldı. "Bugün de dayanacağım..." diye fısıldadı. Okula geldiğinde sınıfta yine her zamanki yerine oturdu. Ders başladı. Matematik öğretmeni tahtada soru çözerken sınıf sessizdi. İlay not almaya çalışıyordu. Fakat elindeki kalem sürekli titriyordu. Gözleri bulanıklaşmaya başladı. Bir an için harfler birbirine karıştı. Tam o sırada öğretmen seslendi. "İlay, bu sorunun cevabını söyleyebilir misin?" İlay yavaşça ayağa kalktı. Sınıftaki bütün gözler ona çevrilmişti. Dudaklarını araladı ama sesi çıkmadı. "Eee... Ben..." Bir anda başı döndü. Dizlerinin bağı çözüldü. Sendeleyerek sırasına tutunmaya çalıştı. Kalemi yere düştü. Sonra... Olduğu yere yığıldı. "İlay!" Öğretmen hemen yanına koştu. Sınıf bir anda karıştı. Bazıları şaşkınlıkla ayağa kalkarken bazıları korkuyla olanları izliyordu. Ege de yerinden fırladı. İlk kez yüzündeki alaycı ifade kaybolmuştu. "İyi mi o?" İlay'ın gözleri kapalıydı. Yüzü bembeyaz kesilmişti. Öğretmen hemen okul hemşiresini çağırdı. Birkaç dakika sonra hemşire sınıfa geldi. İlay'ın nabzını kontrol etti. "Merak etmeyin, nefes alıyor." Hep birlikte onu sedyeye alıp revire götürdüler. Sınıfta derin bir sessizlik oluştu. Ege, boş kalan sıraya bakıyordu. İlk kez içini garip bir huzursuzluk kaplamıştı. Arda omzuna vurdu. "Abartılacak bir şey yok. Bayılmış işte." Ege cevap vermedi. Gözleri hâlâ İlay'ın sırasındaydı. Masasının üzerinde açık kalan defterinde yarım kalmış bir cümle yazıyordu. "Bir gün her şey düzelecek mi?" Ege istemsizce o cümleyi okudu. Kalbinde anlayamadığı bir ağırlık hissetti. O gün ilk kez... İlay'ın sadece sessiz bir kız olmadığını düşünmeye başlamıştı.