4. Bölüm – SAKLANAN GERÇEK
Yazar: Ayşe Tanem Poyraz

Merdivenlerden düştüğü olayın üzerinden iki gün geçmişti. İlay'ın dizindeki yara hâlâ tam iyileşmemişti. Yürürken hafifçe aksıyordu ama bunu kimsenin fark etmesini istemiyordu. Sınıfa girdiğinde yine en arka sıradaki yerine geçti. Defterini çıkardı. Sayfanın köşesindeki kurumuş kan lekesine bir süre baktı. Sonra çantasından küçük bir silgi çıkarıp lekeyi silmeye çalıştı. Ama çıkmıyordu. Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı. "Ege geldi!" Sınıf bir anda hareketlendi. Ege ve arkadaşları kahkahalar eşliğinde içeri girdi. Ege'nin bakışları kısa bir anlığına İlay'a takıldı. Dizindeki bandajı fark etti. İçinden bir ses, "Acaba gerçekten benim yüzümden mi oldu?" diye fısıldadı. Ama bu düşünceyi hemen bastırdı. "Boş ver..." diye mırıldandı. Ders başladı. Öğretmen tahtada konu anlatırken İlay'ın eli titremeye başladı. Kalemini düşürdü. Eğilip almak istediğinde başı döndü. Gözleri karardı. Bir an nefes almakta zorlandı. Çantasını açıp kimseye göstermeden küçük bir ilaç kutusu çıkardı. İlacı avucuna aldı. Tam o sırada Ege arkaya döndü. İlay ilacı hızla cebine sakladı. Ege sadece birkaç saniye baktı. "İlaç mı kullanıyor?" diye düşündü. Ama sonra omuz silkip tekrar önüne döndü. Ders bittiğinde herkes dışarı çıktı. İlay ise sınıfta kaldı. Telefonu titredi. Ekranda tek bir isim yazıyordu. Anne. "Merhaba kızım, bugün kendini nasıl hissediyorsun?" "İyiyim anne." "İlaçlarını aldın mı?" İlay kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi. "Aldım." "Aslında bugün kontrolün vardı ama okulun olduğu için doktor haftaya erteledi." "Tamam anne." "Bir şey olursa beni hemen ara olur mu?" "Olur." Telefon kapandı. İlay gözlerini kapattı. Derin bir nefes aldı. Tam ayağa kalkacakken burnundan sıcak bir şey aktığını hissetti. Elini burnuna götürdü. Kan... Hızla çantasından mendil çıkarıp burnunu kapattı. Kimse görmeden lavaboya koştu. Aynaya baktığında yüzü bembeyaz olmuştu. "Soğukkanlı ol..." diye fısıldadı. "Kimse öğrenmemeli..." Çünkü İlay'ın herkesten sakladığı çok büyük bir sır vardı...