21.Bölüm-UMUT
Yazar: Ayşe Tanem Poyraz

İlay birkaç gün sonra taburcu olmuştu. Doktorlar bir süre evde dinlenmesini istemişti. Ege ise neredeyse her gün ona mesaj atıyor, nasıl olduğunu soruyordu. Bir akşam telefonuna bir mesaj geldi. İlay: "Yarın kendimi biraz daha iyi hissedersem parka gelir misin?" Ege'nin yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu. Ege: "Saat kaç olursa olsun gelirim." --- Ertesi gün... Parkta hafif bir rüzgâr esiyordu. Papatyalar rüzgârla birlikte usulca sallanıyordu. Ege erkenden gelmişti. Birkaç dakika sonra İlay yavaş adımlarla parka geldi. Üzerinde açık mavi bir hırka vardı. Yüzü hâlâ solgundu ama gözleri eskisinden daha canlı görünüyordu. "Geldim." Ege gülümseyerek ayağa kalktı. "İyi görünüyorsun." İlay hafifçe güldü. "Sadece öyle görünüyorum." Birlikte banka oturdular. Bir süre hiçbir şey söylemeden etraftaki çocukları izlediler. Sonra İlay sessizce konuştu. "Biliyor musun?" "Neyi?" "Eskiden okuldan nefret ederdim." Ege başını öne eğdi. "Bunun sebebi bendim." "Eskiden öyleydi." "Şimdi ise..." İlay Ege'ye baktı. "Okula gelmek için bir nedenim var." Ege'nin kalbi hızla atmaya başladı. "Gerçekten mi?" İlay başını salladı. "Çünkü artık yalnız değilim." Ege gözlerini kaçırdı. "İlay..." "Ben..." Tam o sırada Ege'nin telefonu çaldı. Arayan Arda'ydı. Ege telefonu açmadı. Bir saniye sonra telefonuna bir fotoğraf geldi. Fotoğrafta İlay'ın hastane raporlarından biri vardı. Altında ise tek bir mesaj yazıyordu. "Bakalım bu gerçeği bütün okul öğrenince ne olacak?" Ege'nin yüzü bembeyaz kesildi. "Neyin var?" diye sordu İlay. Ege telefonu hemen kapattı. "Hiç... Bir şey yok." Ama biliyordu. Arda, sadece onları ayırmaya çalışmıyordu. İlay'ın en büyük korkusunu tüm okulun önüne sermek üzereydi. Devam edecek...