16.Bölüm-YAN YANA İLK KEZ
Yazar: Ayşe Tanem Poyraz

Aradan bir hafta geçmişti. Ege verdiği sözü tutuyordu. İlay'a artık tek bir kötü söz söylemiyor, aksine uzaktan onun iyi olup olmadığını kontrol ediyordu. İlay ise bu değişime alışmaya çalışıyordu. Ama kalbindeki kırgınlık hâlâ yerindeydi. --- O gün edebiyat öğretmeni sınıfa girdi. "Çocuklar, önümüzdeki hafta teslim edilmek üzere bir proje hazırlayacaksınız." Sınıfta homurdanmalar yükseldi. "Projeleri ikişerli gruplar hâlinde yapacaksınız." Öğrenciler hemen arkadaşlarını seçmeye başladı. Öğretmen sınıf listesini açtı. "Grupları ben belirledim." Herkes sessizleşti. İsimler tek tek okunuyordu. Sonra... "Ege Demir ve İlay Yılmaz." Sınıfta bir uğultu koptu. "Nasıl yani?" "Onlar mı aynı grup?" Arda kısık sesle güldü. "Bu proje çok eğlenceli olacak." Ege ise hiç konuşmadı. İlay yavaşça başını kaldırıp öğretmene baktı. "Hocam... Grup değişebilir mi?" Öğretmen üzgün bir ifadeyle başını salladı. "Hayır İlay. Hayatta bazen birlikte çalışmayı öğrenmemiz gereken insanlar olur." İlay istemeyerek yerine oturdu. --- Ders çıkışında... İlay çantasını toplarken Ege yanına yaklaştı. "Projeyi ne zaman yapalım?" İlay kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi. "Kütüphanede olabilir." "Tamam." "Yarın okul çıkışı." "Olur." İlk kez aralarında tartışma olmadan bir konuşma geçmişti. --- Ertesi gün... Okulun kütüphanesi sessizdi. İlay masaya kitaplarını dizmiş, notlarını hazırlıyordu. Birkaç dakika sonra Ege geldi. Elinde iki sıcak çikolata vardı. "Biri senin için." İlay şaşkınlıkla ona baktı. "Şekerli değil." "Geçen gün kantinde sade sevdiğini duymuştum." İlay ilk kez şaşırdı. Ege'nin onu dikkatle dinlediğini fark etmişti. Teşekkür ederek bardağı aldı. Saatlerce projeleri üzerinde çalıştılar. Aralarında uzun sessizlikler oldu. Sonunda Ege yavaşça konuştu. "İlay..." "Hı?" "Eskiden çizdiğin papatyalarla neden bu kadar ilgilendiğini hiç sormamıştım." İlay defterini kapattı. "Papatyalar bana umut veriyor." "Neden?" "Çünkü en zor şartlarda bile açabiliyorlar." Ege gülümsedi. "O zaman sen de bir papatya gibisin." İlay ilk kez istemsizce gülümsedi. Çok kısa sürdü... Ama Ege o gülümsemeyi hiç unutmayacağını hissetti. Tam o sırada İlay'ın telefonu çaldı. Ekranda yine aynı isim vardı. Anne... İlay telefonu açtı. "Efendim anne?" Karşı taraftaki sesi duyunca yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu. "Tamam..." "Hemen geliyorum." Telefonu kapattı. "Gitmem gerekiyor." Ege endişeyle baktı. "Bir şey mi oldu?" İlay sadece başını salladı. "Kontrol zamanı..." Çantasını aldı ve hızla kütüphaneden çıktı. Ege arkasından bakarken içini yine aynı korku kapladı. Sanki... Zaman ikisi için de çok hızlı ilerliyordu.