2.Bölüm-SESSİZ GÖZYAŞLARI
Yazar: Ayşe Tanem Poyraz

İlk ders bitmişti. Zil çalar çalmaz herkes koridora çıktı. Kahkahalar, bağrışmalar, koşuşturan öğrenciler... İlay ise yine yerinden kalkmadı. Yere düşen defterini yavaşça çantasına koydu. Sayfalardan birinin köşesi yırtılmıştı. Parmaklarıyla düzeltti ama düzelmiyordu. Derin bir nefes aldı. "Alıştım..." diye fısıldadı kendi kendine. Tam ayağa kalkacağı sırada Ege yeniden sınıfa girdi. "Sen hâlâ burada mısın?" İlay cevap vermedi. Ege sıraya yaslandı. "Yoksa arkadaşın olmadığı için tek başına mı bekliyorsun?" Arkasındaki arkadaşları yine gülmeye başladı. "Bence bunun arkadaş edinmesi yasak." dedi biri. "Konuşmayı öğrensin önce." dedi diğeri. İlay başını kaldırmadan çantasını omzuna taktı. Tam kapıya yönelmişti ki Ege önüne geçti. "Nereye böyle?" "Lütfen... Geçebilir miyim?" Ege birkaç saniye ona baktı. Sonra alaycı bir gülümsemeyle kenara çekildi. "Buyur prenses." İlay hiçbir şey söylemeden koridora çıktı. Koridorun sonunda lavaboya girdi. Kapıyı kilitledi. Aynaya baktığında gözlerinin kıpkırmızı olduğunu gördü. Musluğu açtı. Soğuk suyu yüzüne vurdu. Ama gözyaşlarını durduramadı. Sessizce ağladı. Kimsenin duymadığı, kimsenin görmediği bir ağlayıştı bu. Bir süre sonra derin bir nefes alıp aynaya baktı. "Dayan..." dedi kendine. "Sadece dayan..." Tam o sırada zil tekrar çaldı. İlay gözyaşlarını sildi, yüzüne zoraki bir tebessüm kondurdu ve sınıfa geri döndü. Fakat bilmediği bir şey vardı... Onu uzaktan izleyen biri, ilk kez İlay'ın gerçekten ağladığını görmüştü.