PAPATYALAR SOLMADAN

11.Bölüm-GERÇEK

Yazar:

PAPATYALAR SOLMADAN - Ayşe Tanem Poyraz kitap kapağı
PAPATYALAR SOLMADAN kitap kapağı

İlay, dosyasını hızla çantasına koydu. Ege ise olduğu yerde kalmıştı. Aklındaki tek kelime... Onkoloji. Daha önce hiç bu kadar korkmamıştı. İlay hiçbir şey söylemeden sırasına geçti. Ders başladı. Öğretmen anlatırken herkes defterine not alıyordu. Ama Ege'nin dikkati sürekli İlay'daydı. İlay birkaç kez öksürdü. Öksürükleri her zamankinden daha şiddetliydi. Bir süre sonra kalemini bırakıp derin nefes almaya çalıştı. Ege bunu fark etti. İçinde garip bir huzursuzluk oluştu. --- Öğle arasında... İlay okulun kütüphanesine gitti. Sessizce kitapların arasında dolaşırken bir raftan papatya desenli küçük bir ayraç aldı. Tam yerine koyacakken başı döndü. Rafın kenarına tutunarak ayakta kalmaya çalıştı. O sırada kütüphaneye giren Ege onu gördü. "İlay..." İlay hemen doğruldu. "İyiyim." Ege ilk kez sesini yükseltmedi. "İyi görünmüyorsun." "İnsanlar dışarıdan göründüğü gibi değildir." Bu cümle Ege'yi susturdu. İlay yavaşça yanından geçip çıktı. Ege arkasından uzun süre baktı. --- Dersler bittikten sonra... İlay okulun önünde annesini bekliyordu. Birkaç dakika sonra beyaz bir araba okulun önünde durdu. Annesi telaşla arabadan indi. "İlay, iyi misin kızım?" "İyiyim anne." "Emin misin? Yüzün yine çok solgun." İlay sadece gülümsedi. "Merak etme." Annesi kızının omzuna kolunu doladı. İkisi birlikte arabaya bindi. Bu sırada okuldan çıkan Ege, istemeden bu konuşmayı duydu. Araba uzaklaşırken gözlerini onlardan ayıramadı. Arda yanına geldi. "Hâlâ onu mu düşünüyorsun?" Ege derin bir nefes aldı. "Bilmiyorum..." Gerçekten bilmiyordu. Eskiden onun ağlaması, üzülmesi ya da yalnız kalması umurunda olmazdı. Şimdi ise... İçini tarif edemediği bir korku kaplıyordu. O gece odasında yatağına uzandı. Telefonunu eline aldı. Arama motoruna bir kez daha yazdı. "Onkoloji..." Karşısına çıkan ilk cümleyi okudu. "Onkoloji, kanser hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenen tıp dalıdır." Ege'nin nefesi kesildi. Telefon yavaşça elinden kayıp yatağın üzerine düştü. "Yok..." "Bu doğru olamaz..." Ama kalbi, gerçeğe her geçen gün biraz daha yaklaştığını hissediyordu

Bölümün tamamını WritePad'de oku