7
Yazar: geceninkaranlığı

Bölüm görselleri


Yeni bölüm sizlerle🤎 yorum yapmayı ve düşüncelerinizi paylaşmayı unutmayın. Bölüm sonunda beğendiğiniz ve beğenmediğiniz kısımları yazabilirsiniz. Umarım beğenirsiniz, iyi okumalar dilerim🍁🤎🍁 Şarkılar: Yaralarını ben sarayım - Berk Baysal Sıcak şarap - Batuhan Kordel Yüze yüze geçtim Ankarayı - Kendimden Hallice İlaç ol yaralarıma - Mavi Gri Dinle Beni bi - yüzyüzeyken konuşuruz (Umarım seversiniz:)) ~ Görseli yapay zeka ile oluşturdum ama stantta ki oyuncaklardan biri bu: •°★★★★★°• “Hani bana demiştin ya hiçkimse sevmedi mi seni diye. Sevmedi. Kimse okşamadı saçlarımı. Beni sevdiğini söyledi! Her şeyini kabul ettim, sustum ben! Bunu nasıl edeyim?” •°★★★★★°• Bir insan, daha yeni tanıştığı bir insanın yanında nasıl huzurlu hissedebilir bilmiyorum ama ben şu anda gerçekten huzuru bulmuş gibiydim. Gökyüzündeki yıldızlara bakarken bir elim yanımda diğer elim karnımın üzerindeydi. Yaklaşık yarım saattir hiç konuşmadan çimlerde uzanıyor, göz göze geliyor ve yıldızları izliyorduk. O da benim gibiydi. Yani benim gibi yatıyordu. Sağ eli yanında -benim sol elim ile yan yana- diğer eli karnının üzerinde duruyordu. Parmak uçlarımız birbirine değerken çantam onun yanındaydı. Çantamda ona ait bir tişört vardı. Rüzgar yerde dağılan saçlarımı hareket ettirirken derin bir nefes aldım. Buradayım. İzmir'e gitmedim. Sancar engelledi. Başımı yana eğip ona baktım. “Sen hep böyle sözlerini tutar mısın?” yavaşça bana döndü. Kahveleri kahvelerime karıştı. “Evet.” “Zor.” “Hayır değil.” Gülümsedim. “Biliyor musun? Çok korkmuştum.” Hiçbir şey demedi önce. İçi gitmiş gibi yüzümü inceledi. Şiş gözlerimde uzun bir süre kaldı gözleri. Olduğu yerde yarı oturur pozisyona geçti. Parmaklarıma değen elini geri çekti ve ona yaslandı. Şimdi yüzü yüzümün üzerinde kalmıştı. “Neyden korkmuştun?” “Gitmekten.” “Orası seni neden korkutuyor? Yani daha doğrusu, kimler seni korkutuyor?” Yutkunurken gözlerimi kaçırdım. “Kimseden korkmuyorum ki ben.” “Dedi kızarık yanak.” “Her şeyi bil zaten!” “Bilirim ben her şeyi. Okulda ilk ona giriyorum kızım ben!” Kahkaha attığımda yine garip bir yüz ifadesiyle bana baktı. “Ne?” “Ne, ne? İlk on ne oğlum?” “Niye küçümsüyorsun ya? Sonuncu da olabilirdim!” Kendini küçük bir çocuk gibi savunduğunda daha da güldüm. “Abim birinci!” “Hay senin abine!” küfreder gibi konuştuğunda bu sefer ben kaşlarımı çattım. “Abime düzgün imalar yap!” “Ya kızım!” Bu sefer tam oturdu. Bende onun az önce bulunduğu konuma geldim. “üç kelimenden dördü abi!” “Ne yani, rahatsız mı oldun?” “Oldum!” Yüzümü ağlayacakmış gibi buruşturduğumda bana bakmıyordu. Yerdeki çimleri yolmaya başladığında konuştum. “Benden rahatsız mı oldun?” Bunu kastetmek istemediğini biliyordum ama madem benden hoşlanıyordu nazımıda çeksindi! Yumruğunun içinde çimler sıkışırken bana baktı. Buruşuk yüzüme ve büzüşen dudaklarımla karşılaşınca yutkundu. “Rahatsız olan ölsün.” “Tövbe tövbe.” “Valla bak. Kızım sen sevilmezmisin?” “Sevmeyenler var.” “Ölsünler o zaman!” Eline hapsettiği çimleri yüzüme fırlattığında sinirlenmiş gibi koluna vurdum.”Ne yapıyorsun ya?” “Sus! Sinirlerim bozuldu!” Sözleri sert gibi görünüyordu ama çok yumuşak konuşuyordu. “Çen sinir mi oldun çen?” “Ney?” Yine o garip yüz ifadesi ile yüzüme baktığında yanaklarımın içini dişledim. Gerçekten alık bir insandı. “Ne, ney?” Her seferinde kullandığımız o kelimeleri tekrar ettiğimde elini şıklatıp bana baktı. “Döngü!” “Hemen kısırından.” gerçek anlamda beynimi ters düz eden bir insandı. Onunla oluşan her sohbetimiz boştu. Gerçekten çok boş konuşmaya başlamıştık, kahretsin! “Canım kısır çekti, çilli.” dudaklarını yalayıp önüne döndü. “Canım çok kısır çekti lan!” Kahkaha attım. “Kısır mı yapayım?” “Yok ya.” “Ee?” “Ne, ee?” “Ne istiyorsun Sancar!” “Seni istiyorum Gazel!” söyledikleri ile neye uğradığımı anlayamadan öylece yüzüne baktım. Konu kısırdan nasıl bana gelmişti? Ne demek beni istiyordu? “Anlamadım?” Elleri ile yüzünü sertçe ovuştururken hafifçe titreyen parmaklarını farkettim. Ne söyleyecekti? “Sana söylediğim her şey ve d…