GAZAL'IN GÜNLÜĞÜ

13 Eylül 2019

Yazar:

GAZAL'IN GÜNLÜĞÜ - ş.çelik kitap kapağı
GAZAL'IN GÜNLÜĞÜ kitap kapağı

Birileri vardı hayatımda. Peki, varsa eğer o kişiler ben niye bu kadar kimsesizdim. Yatağım da vardı oysa ki. Bir odam, kitaplarım peki ben niye kimsesizdim. Bunlar seni bir kılmazdı çünkü, kitabının kapağını kapattığında. Odanın ışığını söndürdüğünde bir başınaydın. Bir başına ... Etrafımda insanlar vardı evet, beni duyman insan var olsa neye yarardı ki. Kapımı kapatmış yatağımdan hafifçe görünen pencereden dışarıyı izliyordum. İzlemek, insanı sakinleştirirdi. Beni de sakinleştirirdi. Bağırıp çağırmaz sessizce izler ve dinlerdim. Salondan ev arkadaşlarımın sesi geliyordu. Ahsen'in mutfak tezgahının neden bu kadar kirli olduğu için sinirle soluduğundan Dalya ve Güneş'in de onu sakinleştirmek için bir kahve yapmayı telif ettiklerini aynı zamanda mutfağı toplayacaklarını söylediklerini duyuyordum. Üç buçuk yıldır tanıdığım insanlardı. Henüz yeni tanıştığım da bu şekilde davranırlardı. Birbirlerini henüz tam tanımazken. Sesleri gittikçe yükselmeye başladı. Birazdan da her zaman ki gibi tutuşacaklarıdır. Kavgaların olduğu yerde mutluluk olmaz doğru. Ben gerçek kavganın ne olduğunu bildiğimden salondaki kızların arasındaki tartışma o kadar sıcak hissettiriyordu ki. Yüksek sesli kavgalar kalp kırgınlıklarıyla değil de sarılarak bitince iyi hissettiriyordu. Bunu her ne kadar yeni öğrenmiş olsam da uzunca bir süre önce öğrenmiş olmayı ilk andan beri defalarca kez diledim. Sayfalar arasında sadece sonu kötü geçen kavgaları yazan ben; şimdi ise sarılıp öpüşerek biten sıcak tartışmaları da yazıyorum. Tam şimdi öylesine şiddetli bir şimşek çaktı ki, elim titrediği için kalem sayfanın bir kısmını karaladı. Bu görüntü hoşuma gitti. Yağmurun, gerisinde bıraktığı toprak kokusu bana babam ve abimi hatırlatmıştı. Onları düşününce içim burkuluyordu hep. Babamı ve abimi özlüyordum. Babamın kalbinin gittikçe kötüleşmeye başladığını benden saklamak istediğini bilsem de, bana söylemse bile hissediyordum. Kalbi delinmiş insandı; ihanete uğradıktan sonra o kalp nasıl devam ederdi ki. Telefonla konuştuğundaki kesik olsa da öksürük krizleri geçiriyordu. Aydın da bir başına olmasa da düşündükçe bir yanım delice ona gitmek istiyordu. Aydın'ı hatırlatan sadece o olmadığı için gerisin geri burada kalıyordum. Kendimi uzaklaştırırsam görmez, duymaz, bilmez en sonunda da unuturdum. Kimi diye sormasan bile ben cevabını vereyim Azel. Annemi .

Bölümün tamamını WritePad'de oku