GAZAL'IN GÜNLÜĞÜ

17 Haziran 2011

Yazar:

GAZAL'IN GÜNLÜĞÜ - ş.çelik kitap kapağı
GAZAL'IN GÜNLÜĞÜ kitap kapağı

17 Haziran 2011 Şimdi yatağımda uzanmış, dışardan gelen ateş böceklerinin ve cırcır böceklerinin sesini dinleyerek defterimi açtım. Neler yazarım diye düşünmemiştim. Bugün neleri yaptım demek için açmıştım defterimi. Sonra fark ettim ki hiçbir şey yapmamışım. İnsan, nasıl olurda bir şey yapmadan gününü geçirir öyle değil mi? Ama öyleydi. Geçermiş . İnsanlar, bir şey yapmadan da gününü, zamanını geçiriyormuş. Etrafımda kimse yok zaten belki de ondandı. En azından Cihangir vardı, Kuleliye gittiğinden bu yana onunla da fazla görüşemiyor, konuşamıyorduk. Neyse ki bugünde sanki buradaymışsın gibi hissettirmişti. Tamam, tamam alt tarafı bir haftadır gitmişti, ama ben sensiz çok yalnız kaldım abi. Şimdi karşımda olsan bana tam da şu an "Şımarık bir kız çocuğu gibi davranıyorsun Gazal!" dediğini duyar gibiyim. Kendine çok dikkat et olur mu abiciğim? Yaralanma ve lütfen dikkatli ol. Bana dediğini yapıyorum, uyuduğunda geçer Gazal derdin ya bana. Uyuyorum abi. Uyuyorum, ama geçmek bilmiyor. Yalnızlık, uyuyunca geçen bir şey değilmiş. Bugün aslında küçük bir şey olmuştu. Şimdi hatırladım. Aliye'yi izledim bugün, televizyonda o vardı. Kanal açıkmış demek ki odamdan duyduğum müziğin sesiyle merdivenleri koştur koştur oturma odasına indim. İkimizin sevdiği o şarkıyı söylüyordu Kıraç, Oysa Bir Umuttu diyordu. Ben ise annemin bana bağırışını bile duymadan onu dinlemeye devam ettim. Ayakta dikilmiş, televizyonu şarkı bitene kadar izlemiştim. Şarkı bittiği gibi de merdivenleri bu kez yavaşça çıkmış. Odamın kapısını kapatarak yatağımda uzanıp. MP3 çalarımdan saatlerce Kıraç'ın şarkısını dinlemiştim. Bence bana aldığın en güzel hediye buydu. Teşekkür ederim. Ve seni özledim.

Bölümün tamamını WritePad'de oku