Freak Show (+18)

Bölüm 5

Yazar:

Freak Show (+18) – matacoope kitap kapağı
Freak Show (+18) – matacoope kitap kapağı

Camdan yüzüme vuran ışıkla uykunun kollarından yavaş yavaş sıyrıldım. Geceyi Frank'ın evinde geçirmiş ve bir müddet sonra da uyuya kalmıştım. Gece bazı aralıklara Frank'ın ettiği küfürlere uyanmıştım yine de çok fazla umursamayıp, klasik Frank davranışı olduğu için uykumda devam etmiştim. Gerinip yataktan kalkarken aralık olan kapıdan Frank'ın hala bilgisayar başında olduğunu fark ettim. Dizüstü bilgisayarını kucağına almış, kanepesine rahat bir pozisyonda tünemiş halde uyuşuk uyuşuk bir şeylerle uğraşıyordu. Terlikleri yerde sürterek yanına gittim. “Günaydın Frank.” “Günaydın uykucu.” Sesi oldukça yorgundu. Yanına gittiğimde orta sehpanın üzerinde bıraktığı boş sekiz kahve fincanını fark ettim, kanepeye yaslanarak ona baktım. “Uyumadın mı?” “Pek uykum yoktu.” Boş fincanlardan birine uzanıp uyuşuk bir şekilde bana doğru uzattı. “Şunu doldurur musun? Makinenin içinde kahve olması lazım, istersen kendine de al.” “Tamam.” diyip fincanı nazik bir şekilde Frank'ın parmaklarının arasından çekip aldım. Daniel ile ilgili bir şeyler bulup bulmadığını veya ben uyurken telefona başka mesajların gelip gelmediğini merak ediyordum. Kahveyi doldururken mutfağın camından gelen tıkırtı sesi dikkatimi çekti. Elim hafifçe titrerken kahveyi biraz etrafa döktüm. “Sakin ol sadece rüzgâr.” diye kendi kendime mırıldanırken dökülen kahveyi hızlıca bir bez yardımıyla sildim. Kalbim çok hızlı atmaya başlamıştı. Neden korktuğumu anlamlandıramamıştım bu yüzden cama doğru yaklaştım. Dışarı baktığımda avludaki birkaç çöp torbası dışında görünürde hiçbir şey yoktu. Derin bir nefes aldım, dün geceden beri aşırı derecede tedirgindim. En ufak seste yerimden sıçrıyordum. Fincanı alıp salona dönerken cama son bir bakış attım. Sonuçta yedinci kattaydık, buraya kimse tırmanamazdı değil? “Daniel hakkında bir şeyler bulabildin mi?” Fincanı uzatırken bakışlarımı Frank’e kilitledim. Kahvesinden bir yudum aldı ve bilgisayar ekranından bakışlarını ayırmadan konuştu. “Evet, bazı bilgiler bulmayı başardım. Bizim Daniel aslında Wilhelm adında bir Almanmış.” Hızlı bir şekilde yanındaki boşluğa tünedim. “Alman mı? İyi ama çok kusursuz bir aksanı var. Emin misin?" “Evet, bak.” Frank adını Daniel koyduğu bir klasörü açıp havalimanında olan bir videoyu oynattı. Daniel oldukça salaş bir şekilde giyinmişti, sırtında dağcıların kullandığı tarzdan bir çanta vardı ve büyük güneş gözlükleri takmıştı. Pasaportunu kontrol noktasına teslim ederken Frank görüntüyü dondurdu ve pasaporta doğru yakınlaştı. “Alman Pasaportu.” “İyi de Alman pasaportu olduğu onun Alman olduğu anlamına gelmez ki.” Hafifçe omuz silktim. “Kız kardeşinin yurt dışında olduğunu söylemişti, belki de çifte vatandaştır?” Frank hızlıca başını olumsuz anlamda salladı ve videoyu biraz daha ilerletti. Biraz bulanık bir anda yeniden durdurdu. Bu sefer isminin hepsini olmasa da bir kısmını görebileceğimiz bir açıydı bu. “Wilhelm.” Dedi gururlu bir şekilde bana bakarak. “Bak adamın gerçek adı bu. İşte bu yüzden dün gece onun hakkında hiçbir veri bulamadık.” Düşünceli bir şekilde tırnaklarımın kenarlarını yolukladım. “İyi de neden böyle bir şey yapsın ki? Neden ismini saklama gereği duysun?” “Bir şeylerden kaçıyordur ya da yeni bir başlangıç yapmak istemiştir… Tabii bu iyi ihtimal. Sonuçta güvenli hat kullanan kişilerle her gün karşılaşmıyoruz değil mi? Ama ne kadar saklanırsan saklan her zaman bir iz kalır.” “Nasıl yani?” “Şöyle ki, adamımız kesinlikle çok yetenekli bunu kabul ediyorum. Bilinmeyen numaradan mesaj atan o mu bilmiyorum ama Wilhelm ne kadar dikkatli olsa da arkasında bir iz bırakmış. Geçmişte birkaç büyük teknoloji şirketinin veri tabanlarına izinsiz girmiş. Yakalanmamış ama izleri var.” “Bir asker neden teknoloji şirketlerinin veri tabanlarına girmek istesin ki? Bak Frank bunların hiçbirini anlamıyorum. Kafam çok karışık, sence başımız belada mı?” “Yani neden şirketlere sızdığını bilmiyorum, belki bir asker değil de casustur ama casus olsa neden senin gibi biriyle buluşma ayarlamak istesin ki?” Pot kırdığını fa…

Bölümün tamamını WritePad'de oku