Freak Show (+18)

KISIM I - Bölüm 1

Yazar:

Freak Show (+18) – matacoope kitap kapağı
Freak Show (+18) – matacoope kitap kapağı

Sabah güneşinin parıltısıyla uyanırken telefonumun titreyerek ekranında beliren mesaj, hayatımı tamamen altüst etti. Gözlerimi ovuşturup mesajı okuduğumda, işverenimden gelen kısa ve keskin ifadelerle dolu metin, işten kovulduğumu doğruluyordu. Dün iş yerinde yaşadığım sorun sırf “yanlış” kişi ile ilintili olduğu için, sevgili işverenim çözümü beni kovmakta bulmuştu. İşte geçirdiğim yılların, emeklerimin ve umutlarımın, bir anda boşa gitmiş olması gerçekten acı vericiydi. Yatakta doğruldum ve odama baktım. Oldukça dağınıktı, uzun zamandır elim bir şeyleri toplamaya ve düzenlemeye gitmiyordu. Esneyip ayağa kalktım ve banyoya doğru oldukça tembel bir şekilde ilerledim. Ne de olsa artık bir işsiz olarak koşuşturacak bir tempom yoktu. En azından şimdilik. Tam banyoya girmek üzereyken telefonum çalmaya başladı. Açmak istemiyordum, büyük ihtimalle işverenim mesajı gördüğümden emin olmak istiyordu, bu yüzden umursamayıp banyoya girdim. Aynada, kendi yansımamı görünce ne kadar berbat bir halde olduğumu anladım. Göz altlarım tamamen kararmış, fazla uyduğum için yüzüm şişmişti. Muslukları çevirip hem sıcak hem de soğuk tarafı aynı anda açtım. Kendime biraz çeki düzen verdikten sonra telefonumun hala çaldığını fark ettim. Derin bir nefes aldım ve banyodan çıktım. Kendime bir iyilik yapıp telefonu susturacaktım Telefona uzandığımda arayan kişinin Sophie olduğunu gördüm. Kaşlarımı çattım, geç uyanmış olsam bile Sophie’nin bu saatlerde uyanık olma gibi bir ihtimali yoktu. Biraz endişeli bir şekilde telefonu açtım; “Alo?” Karşı taraftan gelen ses oldukça neşeliydi. “Efendim Sophie.” “Hele şükür! Kaç kere seni aradım, neden telefonuna bakmıyorsun?” “Banyodaydım. Suyun sesinden duymadım.” “A-ha! Sağır ninem bile senin telefon sesini elli metre öteden duyar. İş yerinde olmadığın zaman zil sesini sonuna kadar açtığını bilmiyorum sanki.” “Tamam, tamam. İş yerinden arıyorlar sanmıştım o yüzden açmak istemedim.” Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu. Aslında sessizlik değildi. Sophia mikrofonunu susturmuştu. Birkaç saniye içinde tekrar açıp konuşmaya devam etti. “Bak ne diyeceğim. Sen ben ve Emily bizim her zamanki kafede buluşalım mı? Hem güzel bir sabah kahvesi içer hem de durum kritiği yaparız. Üçümüz çıkmayalı uzun zaman olmuştu.” “Emily’i nasıl ikna edeceksin ki? Eminim meşguldür.” “A hayır! Şu an yanımda. Dün gece sevgilisiyle araları biraz limoni olmuş o yüzden bana kalmaya geldi. Ne dersin, buluşalım mı?” “Tamam olur, yarım saate orada olurum.” Yaklaşık yarım saat sonra; Kafeye vardığımda, Sophie ve Emily beni bekliyordu. Sophie'nin canlı enerjisiyle dolu gülümsemesi, beni bir an için dahi olsa dertlerimden uzaklaştırdı. Emily ise sessizce gülümseyerek beni selamladı. Sophie gündelik siyah bir elbise giymişti. Emily ise mavi kot ve bluz tercihinde bulunmuştu. İkisinin yanında kendimi biraz sönük kalmış hissettim. Kıyafet seçimim oldukça rahattı. Bisiklet kullanarak geldiğim için sportif giyinmeyi tercih etmiştim. “Merhaba kızlar.” dedim ve masaya oturdum. Sophie, “Hoş geldin An! Seni bekliyorduk.” dedi, yüzündeki samimi gülümsemeyle. Emily ise başını salladı. “Merhaba tatlım, umarım her şey yolundadır.” Emily’e gülümsedim. “Ben de senin için aynısını umuyorum. Sophie telefonda sevgilinle tartıştığını söyledi. Umarım çok ciddi bir mesele değildir?” Emily ağzını açıp cevap vermek üzereydi ki garson neşeli bir şekilde masamıza yaklaştı. Siparişlerimizi aldıktan sonra uzaklaşırken, Emily bakışlarını garsona kilitlemişti. “Tartışma sebebimiz o kadın.” “Nasıl yani?” “Dün buraya kahve içmeye gelmiştik. Kadınla pek fazla yakındı. Ben de eve gidince bu durumdan rahatsız olduğumu söyledim. Bir anda bağırıp çağırmaya başladı. Onu itham ettiğimi ve kafamda kurduğumu söyledi.” Dudaklarımı büzerek Emily’e baktım ve aynı anda Sophie ile aynı şeyi söyledik. “Kesin aldatıyor.” “Ben o ondan şüpheleniyorum. Yine de kadının hareketlerini incelemek istedim. Herkese mi bu kadar yakın davranıyor yoksa…” Garson, yüzünde sıcak bir gülümsemeyle siparişlerimizi geti…

Bölümün tamamını WritePad'de oku