✨SIR✨
Yazar: birdeliyazarcizer

Bölüm görselleri

Bir akşam mekanı kapattıktan sonra geç bir vakitte eve gelmişti genç kadın. Kunt’un bu saatlerde evde olmayacağını bildiği için elindeki kağıdı bırakmadan ve hatta ışıklarıda yakmadan dolaptan kendine bir şişe şarap açarak camın önüne bağdaş kurarak oturdu. Hem şişeden şarabı içiyor hem de elinde olan kağıdı belki de dokuzuncuya " Her nerede olduğunun benim için önemi yok. Hayatımızdan çaldıklarınla nasıl nefes almaya devam ettiğini de önemsemiyorum. Ama dilerim ki bir psikoloğa gider ve kendini toplamayı denersin. Kendinle olan savaşında kendine değil çevrendekilere zarar veriyorsun. Yalanların kendi hayatını etkilemiyor sadece çevrendeki insanların hayatını etkiliyor. Ortaya çıkmayacağını sandığın ne varsa çıkıyor. Bencilliğin ve teşhis konulmasına izin vermediğin şizofrenin yüzünden bizlere çektirdiğin yeter. Her neredeysen orada kal, bizlere dokunma. İnsanlar yeni düzenlerini sensiz kurarken bulaşma. Kendinle savaş gerekiyorsa kendini vur. Masum insanları, sırf keyfin için parmaklıklar ardına sokamayacağını da öğrenmiş olursun. Olması gerektiği gibi artık o serbest. Ve sen olmadığın için artık hayatına bakabilecek. .. Fiona" Ağlayarak dışarıya bakıyordu Melina kalktı ve ikinci şarabı aldı sonra aynı yere oturduğunda "Serbest" dedi kendi kendine. Nefes alamadığını ve üzerinde çok fazla ağırlık olduğunu düşünerek tshirtünü çıkartarak fırlattı kenara "Olması gerektiği gibi serbest" dedi sesi kendisine bir şeyleri kanıtlamak ister gibi değil, sesini dahi kendinden saklamak ister gibiydi. Gözyaşları aksa da sesi çıkmıyordu. Şarabı o kadar hızlı içmişti ki alkol kulaklarının çınlamasına ve başının dönmesine neden olmuştu ama ağlamayı bırakamamıştı. Gözyaşları akmaya devam ederken çattı kaşlarını "Sen beni öldürmeye gelene kadar hayatımı yaşayacağım ve ölecek olsam bile her yaptığını kanıtlayacağım" dedi güçlü ama kırılgan gülümsesini gören olduğunu düşünmesede eve yeni giren Kunt görmüştü. Ama gördüğünü belli etmek yerine varlığını belli edercesine adımladı salona "evde olmadığını sanıyordum" dedi. Arkasını dönmeden şarabı gösterdi Melina erkenciyim biraz sarhoş olmak istedim" dedi. Sonra donup bu adama baktı baştan ayağa süzdü sonra "Neden sevgilin yok senin eve kız da getirmiyorsun ben varım diye mi" dedi. Kunt gülerek baktı kadına "Kadınları evime ya da yatağıma almak fazla sorumluluk" dedi kendine bir bira alarak geçti kadının yanına "Onların yatağını tercih ediyorum" dedi. "kalkıp gitmesi kolay çünkü" dedi Melina adama yandan bakarken hınzırca gülümsemeyi görmüştü. Adamı izkerken bu adamın yatakta nasıl olduğunu düşünmeden edemedi. Alkol libidosunu da etkilemişti demek ki. "Sor" dedi Kunt bakışlardaki soruyu görmüşçesine Melina başını iki yana salladı "Hayır alkollüyüm ve hatta oldukça alkollüyüm. Şu an bu soruyu sormayacağım. Ayıldığımda düşüneceğim” diyerek sallanarak kalktı yerinden “Bana tshirtlerinden birini vermelisin yoksa evde iç çamaşırlarıyla gezmeye devam edeceğim” dedi çekinmeden söylemişti genç kadın Kunt anlamadan bakarken “Bunalıyorum kıyafetlerin biraz bile da olsa sıkmasından" dedi Melina Genç adam odasına geçerken, paytak adımlarlıyla takip ederek kapıya yaslandı. Saçları omuzlarına dökülmüş dururken yeşil dantelli sütyenine rağmen saklanmadan odayı inceliyordu. Kunt’un uzattığı tshirtü aldığında adamın yüzünü ınceledi. Sonra bir şey demeden kendi katına çıktı. .. Aradan geçen bir hafta boyunca, kışlık turist gruplarının yoğunluğu sebebiyle insanların birbirine vakit ayırmaları bir yana kendilerine bile vakit ayıramaz duruma gelmişlerdi. Melina tüm vaktini minik ama şirinlikten uzak daha çok otantik hatta biraz da vintage kalan dükkânında tasarım yaparak geçiriyordu. Diğer esnaf arkadaşları satış yapmak için standlar kuruyor olsa da o bununla ilgilenmiyor gözüküyordu. Zihnini sadece üretime vermişti. Önce aklından geçenleri kaleme aktarıyordu daha sonrasında ise malzemelerini eline alarak yeni bir tasarımı tamamlıyordu. İnce pırlanta benzeri taşların arasına,yakut kırmızısı taşları işlediği cımbızıyla tam…