BÖLÜM 1: ΦΝΧ-GÖZ / KAYIT I
Yazar: Mey

Kitabın yeni bölümleri hakkında güncelleme almak isterseniz profilimdeki bağlantıdan kanal topluluğuna katılabilir veya instagram hesabımı takip edebilirsiniz. Kitabı okurken oy ve yorumlarınızı eksik etmemeniz beni çok mutlu eder 🖤 Özellikle bu tarz fantastik evrenlerde destekleriniz kitabın büyümesi için gerçekten çok önemli. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. 🌌🔥 Bölüm müziği: Where Once We Were - Michael Yang ..... ..... ..... ..... ..... 1000 yıl önce... Meyusterix.. Koruyucu Kadim ruhları, muhafızları, büyülü yaratıkları, sırları, yıldızları, güçleri... Meyusterix, evrenin parlayan büyülü krallığı... Şu an her bir köşesi karanlığa boyanmış, parlaklığı acımasızca söndürülmüş gezegenim. Karanlık... Aslında her zaman sevmişimdir. İçinde barındırdığı gizemi, umudu, çıkışları. Ama şu an hayran olduğum merak ettiğim o şeyden nefret ediyor hatta ve hatta iğreniyordum. Kadim ruhlarıma, muhafızlarıma, yoldaş koruyucularıma, büyülü yaratıklarıma, yıldızlarıma... Son olduğunu bilerek hasretle bakıyordum. Bunu artık iliklerimde, ruhumda ve kalbimde hissediyordum. Bu sondu. Bu benim Meyusterix'i kendi gözlerimle gördüğüm son andı. "Zamanı geldi Elena! Sana güç veren varisin öldü! Sıra sende..." Gözlerim bulanıklaşıyordu. Yavaş ama derin bir nefes alarak ona döndüm... Ellerinden akan kanlar yağmurla bütünleşiyordu ve ortaya garip bir koku yayıyordu. Yüzümü buruşturarak tekrar gökyüzüne baktım. "Evet geldi. Ama bundan yıllar sonra bile olsa, zamanı geldiğin de yeniden doğup yeniden var olacağımızı biliyorsun değil mi? Şu an kazandığını, senin olduğunu sandığın ne varsa hepsini tekrardan Meyusterix'e katacağız. Kötülüğün solacak, yerine yine ve yine iyilik yeşerecek. Hiç ummadığın yerde, ummadığın kişinin inancı ile tekrar var olacağız. Ve işte sen asıl o zaman kaybedeceksin." Kulakları sağır eden delici ve korkunç bir kahkaha işittim. Parmaklarında ki kanlar hala yere damlarken görünmeyen gözyaşlarım, halkımın akan kanları ile bir olmak için akıyordu. Kahkasına ve delici bakışlarıyla bana bakmaya devam ederek; "Buna gerçekten inanıyor musun? Bugün ölüyorsunuz, bugün tamamen yok oluyorsunuz. Bu senin son yanma anın Elena! Bunun keyfini çıkar." Sadece ufak bir tebessümle karşılık verebildim. Evet sondu ama benim için sondu... "Daha değil... Sen kaybettiğinde ben tamamen ölmüş olacağım. Kötülüğün içindeki iyilik ortaya çıktığında ben o zaman yok olacağım. Sen yok olursan ben de yok olacağım!" Dediklerimi idrak etmeye çalıştığını gözlerinin kısılmasından net bir şekilde anlayabiliyordum. Kaşlarını çattı yavaşça göz hizama indi. "Neyden bahsediyorsun sen?" Kahkaha sırası bendeydi. Dolu bir kahkaha attım. İçimdeki son kıvılcımları saçacak kadar dolu hemde. "Neyden bahsediyorsun dedim sana! Hayatın yok artık! Kendini bulamayan Myxler ile dolacak her yer anladın mı? Kötülüğe yenilen, nefretle büyüyen... Devir artık Krynn' in devri! Son gördüğün şeyler benim krallığım olacak Elena! Işığın sönüşünü izle. Güneşin son kez batışını izle çünkü bir daha umutla asla doğmayacak! Bir daha Güneş yoldaşlığı asla var olmayacak. Bu diyar artık karanlığıma merhaba diyecek! Ben var ettiğim kadar olacak, benim isteğimle yetinecekler o sevgili yoldaşların ve diğer boyutlardaki sana bağlı olan olmayan herkes... Herkes kaybolacak, kimse kendini bulamayacak anladın mı? Yok olacaklar! Bu devir en karanlık devir olarak kıyamete kadar sürecek!" Gerçekten zamanım az kalmıştı. Bedenim yok olmaktan kaçamazdı ama ruhum yeniden doğacak süzülecekti bu topraklarda, yarım bıraktığım işi tamamlayacaktık... Zamanı geldiğinde... Bunu biliyordum, evrenin sönen o ışığı, son kez kötülüğü yok etmek için yeniden parlayacaktı. Tamamen farklı, tamamen yeni bir varoluşla... Gökyüzü şahidim olsun ki bu evrenin kötülüğe yenilmesine asla izin vermeyecek halklar var olacaktı. Bunlar kendilerini yeniden yaratacaktı! Gözlerim kapanmaya başlamıştı. Etrafı artık bulanık bir şekilde görmeye başlarken gözlerimi yerdeki cansız bedene diktim. Daha yeni doğmuş bir bebeğin bedenin yok oluşunu izl…