5.Bölüm KarmaKarışık Duygular
Yazar: Selen Can

Ağlamak, bağırmak, her şeyi söylemek, içimi dökmek istiyordum ama olmuyordu bir türlü başaramıyordum. Bu duygulardan çok yorulmuş ve sıkılmıştım. Annemi kaybettikten sonra dağılan hayatım, babamın bana olan davranışları… Artık kaldıramıyordum, kaldırmak istemiyordum. Murat abi, İpek ve teyzeme. Onlara bir şey olmasına izin vermezdim, veremezdim artık tek ailem onlardı. Ama şimdi her şey değişmişti. Tam hayatım düzene girerken tekrardan darmadağın olacakmış gibi hissediyorum. Sanki yine her şey altüst olacakmış ve ben yine o karmakarışık, anlamsız, saçma duygulara kapılacaktım. Emre’nin verdiği haberle şoka girmiştim, korkuyordum. Murat Abi'ye hiçbir şey olamazdı o benim her şeyimdi. Bana hem babalık hem abilik yapmıştı, her zaman arkamda o vardı, her şeyde bana destek olmuştu. Ona bir şey olursa bu acıyı nasıl kaldırabilirdim? Ben Murat abiyi 17 yaşında tanıdım. O dönemde Murat abi evli birde bir tane kızı vardı. İsmi: Emel'di, on altı yaşındaydı. Lisedeyken ben ve Emel takılırdık. Emelin babası yani Murat abi o zamanlar yardımcı komiserlik yapıyormuş. Bende o yaşlarda polis olmayı çok istediğim için hep Murat abiye özenmişimdir. Sürekli Emellere gittiğim zaman mutlaka Murat abinin göreve gittiği zaman ki hikâyelerini hiç sıkılmadan tekrar tekrar dinlerdim. O zamanlar hayatımı Emel sayesinde toparlamıştım ta ki Emel kanser hastalığına yakalanana kadar. Yine her şey dağılıyor, paramparça oluyordu, bir kez daha sevdiğim birini kaybetmek istemiyordum. Emel o zamanlar çok zor bir süreçten geçti hastalığı git gide ilerledi. Murat abiye destek olmak için hep yanında durdum. Ama ne yazık ki Emel'i kaybettik. Hem Murat abi, hem ben bu haberi kaldıramamıştık. Günlerce ağlamıştım onu kaybetmenin acısını kaldıramıyordum. Hayatta en sevdiğim kardeşim gibi gördüğüm kişi gitmişti. Üniversite sınavı yaklaştığı için kendimi az da olsa toparlayıp sınavlara çalıştım. 18 yaşında Murat abinin yardımı ve desteği ile İstanbul polis akademisine gittim. Üniversiteye başladığım dönem Emel'in kaybının üzüntüsünü yaşıyordum hala. O dönemlerde Murat abi eşi Nazlı Hanım tarafından aldatılmıştı. Onun için çok üzülüyordum hem kızını kaybetmiş hem de eşi tarafından aldatılmıştı. Bu yüzden de hep Murat abinin arkasında durdum, elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım. O da aynı şekilde babamın bana verememiş daha doğrusu vermemiş olduğu ilgiyi, sevgiyi ve öz güvenivermişti. Okul yıllarında İpek adında çok tatlı bir kızla tanıştım İpeğin ailesi yurt dışında çalışıyorlar, İpekte abisi Cem ile İstanbul’da yaşıyor. Okul yılında İpek sınavlardan kaldığı için polis olamadı onun yerine abisi ile ismi; Çiçek Bahçesi olan bir pastane açtılar. Bunu söylemeden geçemeyeceğim gerçekten isminin hakkını veren bir pastane oldu. Bahçesinde her çeşit çiçek ve meyve ağacı bulabilirsiniz tam bir huzur yeri. Ben de o zamanlar sivil polisliği kazanmama rağmen hem sivil polislik eğitimi aldım ayrıca benim ek olarak en çok yapmak istediğim ve annemin istediği cinayet bürosuna girdim. Oraya girmemi Murat abi sağladı. Orada bir yıl kadar çalışıp birçok göreve yaptım ayrıca bir ay boyunca da CIA ile çalışmıştım. Yeni göreve başlamadan önceki yaptığım görevlerden bir kaçı ise: Kadın cinayetleri, kaybolan çocuklar, hayvan şiddetleri, alkol ve uyuşturucu gibi birçok farklı görevdi. Tabi ki bu anlattıklarım aslında hikâyemin bir kısmı devamını nasıl, ne zaman anlatırım bilemiyorum ama siz, siz olun her zaman hayatın, yanınızdaki insanların kıymetini ve değerini bilin çünkü onları kaybettiğiniz zaman çok pişman oluyorsunuz. Ayrıca size bir tavsiye asla kendinizi üzmeyin ya da sizi üzmelerine izin vermeyin. İDİL YILMAZ… ☯ İstanbul Saat: 21.00 Uçak yere iniş yapar yapmaz ayağa kalktım. Hızlı bir şekilde uçaktan inip Emre’nin arabasına yürüdüm. Emre’de benim panikten uçakta unuttuğum valizimi almış arkamdan geliyordu. Valizi bagaja koyup arabaya bindi bende onunla birlikte arabaya bindim. Hem şok hem de panikten elim ayağım titriyordu. Emre kafasını bana çevirip “İdil bak sakin ol durumu bel…