Felaketteki Aşk

18.Bölüm İkinci Cinayet Davası

Yazar:

Felaketteki Aşk - Selen Can kitap kapağı
Felaketteki Aşk kitap kapağı

"Elbet bir gün buluşacağız. Bu böyle yarım kalmayacak." Sabah kalkar kalkmaz Sinan ile birlikte Karakol ofisimize geldik. Direk olarak toplantı salonuna gittik. İçeriye girdiğimizde herkes bizi bekliyordu. “Herkese günaydın.” Diyerek boş sandalyenin birine oturdum. Etrafa göz gezdirirken Emre’nin olmadığını fark ettim. Çok garipti aslında çoktan gelmiş olması gerekiyordu. Konuşmaya Murat ağabey başladı. “Aramızda bir tek Emre yok. Umarım geç kalmasının iyi bir mazereti olur. Ben daha fazla lafı uzatmadan direk konuya geçiyorum. Evet, sevgili arkadaşlar ikinci cinayet davanıza hoş geldiniz öncelikle. Kurbanımızın adı Göktuğ Altınbaş, 35 yaşında, kendisi ünlü bir profesör doktor. Genellikle kanser alanında çok güzel işler yapmış.” Murat ağabey anlatmaya tam devam ediyordu ki kapının açılmasıyla hepimizin gözü kapıdaydı. “Geç kaldığım için özür dilerim, dışarıda çok özel bir işimi halletmem gerekiyordu da.” Diyerek içeriye geçti Emre. Karşımdaki sandalyeye oturdu. “Tamam, önemli değil zaten çok bir şey de kaçırmadın. Anlattıklarımın hepsi önünüzdeki dosyada mevcut,” CİNAYET DAVA DOSYASI 2 Kurban Adı: Göktuğ Altınbaş Nüfusa Kayıtlı Oldu yer: İzmir Doğum Tarihi: 23.03.1984 Ölüm Tarihi: 18.08.2019 Toplanan Deliller: Ölüm saati tam bilinmiyor, bıçakla öldürülmüş. Şüpheliler: Ayşen Ak, Bedir Öztürk “Funda Hanım sizlere yaptığı otopsiden bahsedecek.” Funda ayağa kalkarak eline aldığı kumandayla slayt gösterisini başlattı. Önce bize cinayetin işlendiği evi gösterdi. Ev maktul Göktuğ Beye aitmiş. “Evet, lafı fazla dolandırmadan cinayetin nasıl işlendiğini anlatayım sizlere. Maktulün boynunun arka kısmında morluklar, göbek bölgesinde göbek deliğinin yaklaşık 11cm yukarısında orta karın üzerinde bir bıçak yarası bulundu. Yara yarık şekildedir ve 28 mm uzunluğundadır. Bu yara maktulün ölmesine sebep olmuştur. Boynunun arka kısmına aldığı ağır darbe ile maktulün bayıldığını düşünüyoruz. Maktulün yani Göktuğ Beyin evinde cinayet aleti olarak kullanılmış olan bıçağın üzerinde parmak izi bulunamamıştır. Cinayeti işleyen şahıs her kimse alkol ile bütün parmak izlerini yok etmiş. Maktulün ölüm saati de ne yazık ki bilinmemektedir. Benim söyleyeceklerim bu kadar Murat Bey siz devam edebilirsiniz. Anlattıklarımın hepsi dava dosyasına eklenmiştir.” Funda konuşmasının ardından yerine oturdu. “Teşekkürler Funda Hanım otopsiyi çok güzel anlatınız. Son olarak benim eklemek istediğim bazı şeyler var. Benim bulmuş olduğum iki adet şüpheli var. Bunlar: Ayşen Ak ve Bedir Öztürk. İdil, Emre sizin bu şüpheliler dışında başka şüpheli bulacağınızı düşünüyorum. Hepinize şimdiden iyi çalışmalar dilerim. Son olarak bu sizle benim son cinayet davamız. Emekliliğim onaylandığı için artık aranızda olmayacağım bundan sonra yolunuza bensiz devam edeceksiniz, hepinize güvenim sonsuz. Toplantı bitmiştir.” Toplantı salonundan ayrılarak odama gittim. Gene karmaşık bir cinayet davası ile karşı karşıyaydık. Aynı zamanda Murat abinin emekli olmasına çok üzülüyordum. Eda Güneş davasını çözmemiz kolay olmuştu. Bu davada delil yetersizliğimiz fazla, bu sebeple zor, karmaşık bir dava bizi beklemekte. Kapımın tıklatılmasıyla dikkatimi oraya verdim. “Gel,” diyerek seslendim. Kapı açıldığında içeriye Emre girmişti. Yanıma doğru gelerek masama yaslandı. “Sana da merhaba Emre,” Önümde durmuş öylece gözlerimin içine bakıyordu ben onun mavi gözlerine soru sorarcasına bakarken o ise düşünceliydi. “Anlaşılan bakışarak konuşacağız. Bu gün nereye gitmiştin?” diye merakıma yenik düşüp sordum. Hala konuşmuyordu benimle. Birden bire Emre’nin gözünden bir damla yaş süzüldü. Bence ben yanlış görüyordum. Biraz daha dikkatli baktığımda neredeyse ağlamak üzere olduğunu gördüm. Evet, doğru duydunuz, Emre Yalçın ağlıyordu. “Emre, korkmaya başlıyorum. Neyin var söyler misin?” ayağa kalkarak elimle yüzünü avuçlarımın arasına aldım. Gözünden akan yaşı başparmağımla sildim. Aynı onun bana yaptığı gibi bu sefer ben onu kendime çekerek sıkıca sarıldım. Ondan ayrılmaya çalıştığımda bana daha sıkı sarıldı. “…

Bölümün tamamını WritePad'de oku