Fark Etmeden

5. Bölüm

Yazar:

Fark Etmeden – Mel D. kitap kapağı
Fark Etmeden – Mel D. kitap kapağı

*** Ayaklarının altında ıslak kum hafifçe çöküyordu. Deniz zaman zaman biraz daha yaklaşıp ayak bileklerine değmeden geri çekiliyordu. Damla ayakkabılarını hala elinde taşıyordu. Bir süre sonra Ali konuştu. “İstanbul’a kaçta dönüyorsun?” “Erken.” “Ne kadar erken?” Damla ona baktı. “Bu soru biraz fazla ayrıntılı olmadı mı?” Ali gülümsedi. “Olmuş olabilir. Merak ettim.” “Merak tehlikeli bir şey.” “Neden?” “Devamı geliyor.” Ali sustu. Damla elindeki ayakkabıları hafifçe salladı. “Kaçta dönüyorsun... Sonra nereye gidiyorsun... Neden akademiyi bıraktın... Daha önce biri oldu mu... Neden bitti...” Ali yüzünü ona çevirdi. “Devamını sormayacağım.” “Neden?” “İstediğin zaman anlatırsın.” Bir süre daha sessiz yürüdüler. Birkaç adım sonra Damla fikrini değiştirdi. “Erken değil. Öğlen.” Ali ona döndü. “Ne?” “Öğlen giderim herhalde.” Ali gülümsedi. “Tamam.” “Çok zorladın.” “İşe yaradı.” Damla başını iki yana salladı. “Bu seferlik.” Rüzgâr biraz daha sert esmeye başlamış, denizin kokusu yoğunlaşmıştı. Onlar yürürken gökyüzü de fark ettirmeden açıldı. Ufuk çizgisi önce koyu laciverte, ardından soluk bir griye döndü. Pembelik denizin üzerine yayıldığında ikisi de aynı anda sustu. Damla durdu. Ali birkaç adım daha attıktan sonra geriye baktı. “Güzel denk geldik.” Damla gözlerini ufuktan ayırmadı. “Evet.” Oldukları yerde kaldılar. Güneş yavaşça denizin üzerinden yükselirken sessizce izlediler. Damla bir ara başını çevirdi. Ali de aynı anda ona baktı. İkisi de sebepsiz yere gülümsedi. Damla yeniden denize döndü ama gülümsemesi bir süre daha yüzünde kaldı. Güneş biraz daha yükseldi. Denizin üzerinde ince bir ışık yolu oluştu. Bir süre daha güneşin yükselişini izlediler. Damla bu kez gözlerini denize değil, Ali’ye çevirdi. Sabah ışığında yüzünü daha net görüyordu. Bakışları gözlerinden yanağına, çenesine, sakalındaki kırlara ve dudaklarına indi. Orada gereğinden biraz fazla kaldı. Harika. Bir de dudaklarına bakıyordu şimdi. Gözlerini kaldırdığında Ali’nin onu izlediğini gördü. Ali elbette nereye baktığını anlamıştı ama ne gülümsedi ne de gözlerini kaçırdı. Damla da kaçırmadı. Kalbi hızlandı. Asıl problem, bu durumdan rahatsız olmamasıydı. Adamı daha bir gündür tanıyordu. Bu bilgi, nedense bedeninin hiç umurunda değildi. Aralarında bir adımdan biraz fazla mesafe vardı. Ali yaklaşmadı. “Damla…” Damla’nın cevabı istediğinden daha alçak çıktı. “Efendim?” Ali devamını getirmedi. Damla birkaç saniye bekledi. Sonunda gözlerini kaçırdı. “Sanırım dönmeliyiz.” Ali başını hafifçe salladı. “Sanırım.” Ama yine de ikisi de hareket etmedi. Damla gülümseyiverdi. “Uygulamada pek başarılı değiliz.” Ali’nin dudaklarının kenarı kıvrıldı. “Şu an değil.” Damla da güldü. Sonra yavaşça bungalovların olduğu tarafa doğru yürümeye başladı. Ali de hiçbir şey söylemeden yanında yürüdü. Konuşmadılar. Bir süre sonra elleri birbirine değdi. İkisi de refleksle çekildi. Birkaç adım sonra aynı şey yeniden olduğunda bu kez yürümeye devam ettiler. Kumun bittiği yerde Damla ayakkabılarını giydi. Bungalovların arasındaki ortak alana vardıklarında güneş artık tamamen doğmuştu. Ağaçların arasından geçen dar taş yollar odalara doğru ayrılıyordu. Damla yollara baktı. Sonra Ali’ye. “İyi geceler demek biraz saçma olacak.” Ali de aydınlanan havaya bakarak gülümsedi. “Biraz.” “Günaydın o zaman.” “Günaydın.” Damla birkaç saniye daha olduğu yerde kaldı. Sonra taş yollardan birine doğru yürüdü. Ali de diğerine. *** Kahvaltıda herkes vardı. Ali yoktu. Damla bunu masaya yaklaşırken fark etti. Masada iki tane boş sandalye vardı. Birine kendisi oturacaktı, diğeri de… Can, Fulya’nın önündeki tabağa bir parça peynir bırakırken başını kaldırdı. “Ali abi sabah erken çıktı. Acil bir işi varmış.” Sonra kahvesine uzandı. “Size de selam söyledi.” Kimse üzerinde durmadı. Öykü, Sinan’ın gece normalden daha şiddetli horladığını iddia ediyordu. Sinan bunu kesin bir dille reddediyor, Bilge ise odaları iki bungalov ötede olmasına rağmen duyduğunu söyleyerek Öykü’yü destekliyordu. Damla sandalyesine oturdu. “Bana d…

Bölümün tamamını WritePad'de oku