Fark Etmeden

3. Bölüm

Yazar:

Fark Etmeden – Mel D. kitap kapağı
Fark Etmeden – Mel D. kitap kapağı

*** İlerleyen saatlerde düğün kalabalığı azalırken müzik biraz daha yükseldi. Gecenin sonunda gelin, damat ve en yakın arkadaşlarından oluşan küçük bir grup kalmıştı. Onlar da daha gürültülü eğlenmeye devam ediyordu. Gece bire yaklaşırken herkes fazlasıyla yorulmuş, bu küçük kadrodan geriye yalnızca yıllardır birbirinden kopmayan o grup kalmıştı; dört çiçek, bir böcek ve onların eşleri, bir de Ali… Oradan on dakika uzaklıktaki Can’ın restoranına geçmişlerdi. Öykü, gelin odasında neredeyse yarım saat kilitli kalışını anlatıyordu. Özellikle Sinan’aydı ama herkese söyleniyordu. “Biri de demedi mi bu kadın nerede? Hiç mi yokluğumu fark etmediniz ya.” Arda, Sinan’la uğraşmakla meşguldü. “Ya kız haklı. Hani düğün bu hepimiz ev sahibi sayılırız başımız kalabalıktı ama Sinan, biricik eşinin yokluğunu fark etmemek… Ah Sinan.” Öykü, Arda’nın onunla uğraştığını bilmesine rağmen aldığı gazla devam etti: “Kızıma ne demeli? Anne, anne diye beş dakika yanımdan ayrılmayan kızım bile fark etmemiş.” Masal’ın o sıralarda Fulya’yla dans ettiği ortaya çıkmıştı. “Damla gelmese ben düğün sonuna kadar kalırdım herhalde o odada ve hiçbiriniz fark etmezdiniz. Öykü kim ki zaten...” Son söylediğiyle bütün masa bir anda kahkahayı patlattı. Öykü bile gülmüştü. “Öykü kim ki zaten…” yıllardır aralarında geçen bir espriydi. Damla hemen kurtarıcı olmanın verdiği güvenle araya girdi ve konuyu değiştirdi. “Ben kilitli kalmayı çok isterdim,” dedi Fulya’nın ve Can’ın asla alınmayacağını bilerek, Arda’yı göstererek devam etti; “Gerçi şu sürekli ‘Gelinin şahidi, gelinin şahidi’ diye mikrofona yapışıp durdu. Bir izin vermedi soluklanayım kıyıda köşede.” Arda kahkaha patlattı hemen. “Kızım sen hepimizin düğününde bir şekilde ortadan kayboluyordun bu sefer önlemimi almak istedim.” Damla ona dönüp gözlerini devirdi. Fulya, kuzeninin düğünlerden neden sıkıldığını çok iyi biliyordu. Sırf tanışıklıkları var diye normalde görüşmediği insanlarla sohbet etmek Damla’yı yorardı. Nezaketen ayak uydursa da rahatsızlığı yüzünden belli olur, bir süre sonra kaçıp yalnız kalabileceği bir köşe arardı. "Gelin odasına da biraz sessizlik için gitmiştir zaten. Öykü, bak, senin şansına iyi denk gelmiş,” dedi Fulya. Damla kuzenine hafif bir mahcubiyetle bakıp gülümsedi. İşin komik tarafı bir yana Damla için en zoru da bu akşam olmuştu. Fulya’nın düğünü, Damla’nın akrabalarıyla da aynı ortamda bulunması demekti. Kan bağının verdiği gereksiz samimiyetle ortalıkta dolaşmalarından rahatsız olmuştu. Ama bu sefer kendisini nazik olmak zorunda hissetmemişti. Yıllardır olduğu gibi sınırlarını net bir şekilde çizmişti hepsine. Amcası, yengesi ve Fulya dışında hiçbiriyle selamlaşma dışında iletişimi yoktu. “On dakikada bir ortadan kaybolan kızımızın bu akşam insanlara daha uzun sabredeceği tuttu ama, ah neyse buna da şükür.” diyen Öykü’nün yanağına Sinan hemen bir öpücük kondurdu. Damla da gülüyordu ama bu kadar kişisel bir huyunun Ali’nin yanında konuşulması onu biraz rahatsız etmişti. İstemsizce ona baktı. Ali kahkahalara katılmıyordu ama sohbeti gülümseyerek dinliyordu. Damla hakkında yeni bir şey öğrenmek hoşuna gitmişti. Damla’nın bakışlarının ara sıra kendisine kaymasından, onun bu konuşmadan rahatsız olduğunu da anladı. Masada çoktan bu akşama ait başka anlar anlatılmaya başlanmıştı. Kahkahalar devam ederken Damla da o rahatsızlıktan hızla uzaklaşmıştı. Ceren, Arda’nın onu başka çiftin üstüne fırlatmasını öyle komik anlatıyordu ki Fulya’nın yorgun gözlerinden gülmekten yaş gelmişti. Arda kendini savunmaya devam ederken Bilge o anı kaydettiğini hatırlayıp hemen telefonundan video açmıştı. Damla, “Ben Ceren’e inanıyorum.” diyerek oylama başlattı. Arda ona döndü. “Sen zaten hiçbir zaman benim tarafımda olmadın.” “Haklı olduğun bir konu bulamadım çünkü.” Fulya elindeki bardağı kaldırdı. “Doğru. Ben de Ceren haklı diyorum.” Öykü de kızlara katılmıştı. Arda masadakilere baktı. “Dört kişiye karşı tekim.” Sinan ve Özgür sadece erkek dayanışması olsun diye Arda’nın tarafını tuttular. Can ise bugün gel…

Bölümün tamamını WritePad'de oku