ESRARENGİZ KOD

Esrarengiz kod 2. Bölüm

Yazar:

ESRARENGİZ KOD – Esra Ece kitap kapağı
ESRARENGİZ KOD – Esra Ece kitap kapağı

Eskimiş pick-up, dışının aksine özenle işlenmiş deri koltukları ve son derece lüks bir iç dizayna sahipti. Malkoç arabayı kullanırken hemen sağ koltukta Fulya ve arka koltukta da Hatıra oturuyordu. Malkoç, aceleyle gecekonduların bulunduğu bölgeye doğru arabanın hızını artırarak sürüyordu. Fulya, ön koltukta sevimsiz olarak adlandırdıkları Hakan'ı arıyorken bir yandan da endişeyle yolu takip ediyordu çünkü bayadır yakalamaya çalıştıkları Katre'den etkilenen kişiye doğru gidiyorlardı. En kötüsü ise bu kişiler, hap yüzünden zaman geçtikçe fiziksel ve doğaüstü bir şekilde daha da fazla güçleniyorlardı ve bir zaman sonra güçlerinin farkına varıp kullanıyorlardı. Hatıra ise Fulya'nın tam aksine arkada rahat rahat oturuyordu ve aynı şekilde önde araba kullanan Malkoç da. Fulya sonunda Hakan'a ulaşabilmişti. “Efendim, sevimli şey,” diye cevapladı hemen Hakan. Fulya, “Sonunda açabildiniz, sevimsiz şey,” dedi ve Hakan cevaben sadece güldü. Bu duruma Fulya, kızgın bir ses tonuyla “Neredesin? Senin yüzünden kusurluya geç kaldık,” diye azarladı. Hakan'ın yeteneği, böyle doğaüstü güce sahip kişileri bulmaktı. Katre hapının etkisine yeni maruz kalan kimseler, insanlara kıyasla farklı bir kokuda, frekansta ve enerjideydi. Kusurluları yakaladıktan sonra doğaüstü güçlerini yok etmek için Adnan'a götürüyorlardı. Adnan, doktor olmasa bile Katre deneyleri konusunda uzman sayılırdı ve eski bir kimyagerdi. İnsanların daha yeni elde ettikleri bu doğaüstü güçleri yok etmeyi başaran bir deneye sahipti; bu hapın ismi Terkatre idi. Güçlerini geri alıp normal bir insana dönmeleri için kusurlu insanları yakalamaları lazımdı; bu da Bol Kepçe ekibinin işiydi. Kusurlu insanlar, bu tehlikeli güçleri gidince maruz kaldıkları zaman dilimindeki hatıraları ile ilgili her şeyi unutuyorlardı. Öte yandan Adnan, Malkoç, Hatıra ve Fulya'dan oluşan bu ekibe 9 yıldır bakıyordu, onların her türlü ihtiyacını da karşılıyordu. Bu, onun için hiç zor olmamıştı çünkü kendisi Ankara'nın en büyük işletmelerinden biri olan Adnan Perakende'nin sahibi ve başkanıydı. Bu yüzdendir ki elli iki yaşında oldukça başarılı bir iş adamıydı. Bu arada Hakan, sıkılırcasına oflayarak cevap verdi: “Yeğenimin düğünündeydim,” dedi. Fulya ona doğru söylenerek “Onu biliyoruz ama bir aydan beri de orada olamazsın, değil mi?” dedi. O sırada bu atışmaya katlanamadığı suratındaki mimiklerinden belli olan Malkoç, araya girerek Hakan ile konuşmaya başladı. “Abicim, şu an neredesin?” diye sordu. Hakan, “Şu an otobüste geliyorum,” diye cevapladı. Malkoç, “Abi, sen gecekonduların arkasındaki tünele doğru geç; biz elimizde paketle döneriz,” diyerek kusurluyu yakaladıklarını varsaydı ve Fulya'nın elindeki telefonu alarak kapattı. Fulya karşılığında sadece isyankâr bir şekilde bakarak karşılık vermekle yetindi. Hatıra, Malkoç'a, “İyi yaptın abi, bu konuşmayı bir saat daha çekecek hâlde değildim,” dedi. Bunun üzerine Fulya ona “Sen de mi?” bakışı attı, arabadaki diğer ikilinin bu düşünceye sahip olması can sıkıcı bir hisse sebep oldu ve önüne döndü. O sırada Hakan, Malkoç'a tam konumu attı. Arabadan çıktıklarında tam konum, inşaatı yarım kalmış, eski ve harabe bir binayı gösteriyordu. Dışarıdan bakınca çıplak gibiydi; resmen içerisinde yapılmış olan katları sayılıyordu. Bu sırada içeride yirmi beş yaşlarında, gri gözleri olan, cılız, saçları ve sakalları siyah ve biraz uzun, kareli gömlek giyen ve kemeri gevşek bağlandığından pantolonu neredeyse belinden düşecek gibi olan bir adam yer alıyordu. Onun karşısında da boğazı kesilmiş bir adamın cansız bedeni yerde uzanıyordu. Elindeki kanlı bıçakla öylece yerde yatan adama bakıp gülen ve bundan zevk alan genç adam adeta bir psikopat gibiydi. Bu, Sancar'ın adamıydı ve Katre hapının etkisi altında etrafına tehlike alarmı veriyordu. Sancar'ın istediği adamı öldürmüştü ve bundan zerre pişmanlık duymuyordu. Çünkü Sancar ona karşılığını fazlasıyla veriyor, her zaman kanatları altına alıyordu. O an Hatıra, eskimiş inşaatın tozlu merdivenlerinden teker teker yukarı çıkıp ka…

Bölümün tamamını WritePad'de oku