Çalıkuşu

6. Bölüm

Yazar:

Çalıkuşu – Nergiz kitap kapağı
Çalıkuşu – Nergiz kitap kapağı

İlahi Bakış Açısı Bu dünyada ebeveynler ikiye ayrılırdı: iyi ebeveynler ve kötü ebeveynler. Bir çocuğun kaderini çoğu zaman onu büyüten insanlar belirlerdi. Sevgiyle büyüyen bir çocuk hayata daha güvenli bakardı. Ama sevgisizliğin içinde büyüyen çocuklar... İşte onların omuzlarına yaşlarından ağır yükler bırakılırdı. Bazı çocuklar ailesinin sesiyle huzur bulurdu. Bazılarıysa aynı sesi duyunca korkudan irkilirdi. Şiddetin içinde büyüyen, küçücük yaşta sevgiyi öğrenemeyen, bir hata yaptığında sarılmak yerine cezalandırılan çocuklar vardı bu dünyada. Sanki bir köpek gibi kapının önüne bırakılan, yazın kavurucu sıcağına, kışın iliklere işleyen soğuğuna mahkûm edilen çocuklar... Ve en kötüsü de şuydu: Kimse onların neden sessizleştiğini merak etmezdi. Aileniz iyiyse hayat size biraz daha kolay gülümserdi. Düştüğünüzde sizi kaldıran eller olurdu. Ağladığınızda sığınabileceğiniz bir omuz bulurdunuz. Peki ya ailesi kötü olanlar? İşte asıl savaş onların hayatında başlardı. Çünkü onlar güçlü olmak zorundaydı. Hayatta kalabilmek için erken büyümek, erken susmak ve erken sertleşmek zorundaydılar. Çocuk olmayı tam öğrenemeden yetişkin gibi davranmayı öğrenirlerdi. Bazıları geceleri korkudan uyuyamazdı. Bazılarıysa artık korkmaya bile alışırdı. Ve insan en çok da buna üzülürdü. Çünkü bir çocuk, korkuya alışmamalıydı. Nergis Bozok. Kötü ebeveyn kavramının yaşayan bir örneği daha... Bir Bozok aşiretinin kızı olup annesiyle babasından bir gün bile gerçek sevgi görmeyen bir kız. İnsan bazen çevresinde böyle insanlara rastlar. Hatta belki fark etmeden yanlarından geçer gider. Kendi evinde bile kendini fazlalık gibi hisseden insanlar vardır bu dünyada. Bazı çocuklar ailesinin yanında büyümez. Sadece aynı evin içinde yaşar. Ailesinden bir tebessümü bile göremeyen çocuklar, başka ailelerin mutluluğunu uzaktan izlemeye mahkûm kalırlar. Başkasının annesine sarılışını, babasının başını okşayışını görünce içleri sessizce acır. Ama bunu belli etmezler. Çünkü zamanla canlarının yanmasına alışırlar. Nergis de onlardan biriydi. Babası tarafından delicesine dövülen, çoğu zaman bir insan gibi değil de yük gibi görülen bir kızdı. Babasının gözünde ya sakattı ya da boş boğazın teki... Ne yaparsa yapsın yaranamıyordu. Çünkü bazı insanlar için kız çocukları nefes alırken bile suçluydu. İnsanlık gün geçtikçe çürüyordu. Merhametin yerini öfke, vicdanın yerini baskı almaya başlamıştı. İnsanlar artık birbirinin yarasını görmek yerine o yarayı daha da derinleştirmeyi seçiyordu. Ve en korkutucu olan şey şuydu: Kimse bunu garip karşılamıyordu. Sanki bir çocuğun korkuyla büyümesi normalmiş gibi davranılıyordu. Sanki bir kızın sevgi yerine şiddet görmesi kaderiymiş gibi... Belki de bu yüzden bazı çocuklar büyüdüklerinde hâlâ eksik hissediyordu. Çünkü insan, çocukken göremediği sevgiyi hayatı boyunca içinde arıyordu. Ve ne acıdır ki... Bazıları o sevgiyi hiçbir zaman bulamıyordu. "Baba dur," dedi ağzından akmaya başlayan kana rağmen. Sesi titriyordu. Canı acıyordu. Babasının artık buna bir son vermesi gerekiyordu. Ama adamın gözleri öfkeyle kararmıştı. Attığı her darbede Nergis biraz daha yere savruluyordu. Neredeyse vücudunda kırılmadık kemik kalmamıştı. Dışarıda insanlar vardı ama kızın feryatlarına, çığlıklarına yardım etmeye gelmiyorlardı. Sırf yoldan geçerken ona yardım eden bir erkek ile muhatap olduğu için dövülüyordu. Oysa sakat bir kıza bile hiçbir araba durup saygı göstermemişti. Bastonuyla yolun kenarında beklerken insanlar kafalarını çevirip geçmişlerdi. Çünkü insanoğlu cahildi. Düşünceler insanın kendi benliği üzerinde şekilleniyordu. Kimse vicdanıyla düşünmüyordu. "Sana demedim mi lan! Seni bir erkek ile yan yana bile görmeyeceğim!" Nergis korkuyla titrerken yüzündeki gözyaşları kanına karışıyordu. Ama kimsenin umurunda değildi. Oysa insanlar Nergis'e baktıklarında tek düşündükleri şey acımaktı. Sakat bir kız onların gözünde kusurlu ve engelliydi. Kim ne yapsındı bu kızı? Cahil insanların düşünce biçimi buydu. "Evde kalacak artık..." "Onunla hiçbir erkek ev…

Bölümün tamamını WritePad'de oku