Çalıkuşu

3. Bölüm

Yazar:

Çalıkuşu – Nergiz kitap kapağı
Çalıkuşu – Nergiz kitap kapağı

Geçmiş Zaman (Felah ve Eflah’ın Herhangi Bir Lise Anısı) İlahi Bakış Açısı Takvimler 19 Mayıs’ı gösteriyordu. Okulun bahçesi daha sabahtan bayraklarla süslenmiş, kırmızı ve beyazın iç içe geçtiği o canlı görüntü, havaya ayrı bir heyecan katmıştı. Bugün hem Gençlik ve Spor Bayramı’ydı hem de Felah için unutulmayacak bir gündü. Çünkü bugün sahneye çıkacak, herkesin önünde şarkı söyleyecekti. Normalde kalabalık önünde konuşmak bile insanın dizlerini titretebilirdi ama Felah’ın içinde tuhaf bir karışım vardı; heyecan, korku ve garip bir coşku… Kalbi sanki göğsüne sığmıyor, her atışında kaburgalarına çarpıp geri dönüyordu. Parmak uçları sıranın kenarına ritimsizce vuruyor, dudakları farkında olmadan seçtiği şarkının sözlerini mırıldanıyordu. Günlerdir aynı şarkıyı söylüyordu; yürürken, otururken, hatta düşünürken bile… Sanki o şarkı artık onun bir parçası olmuştu. Felah’ın yanında oturan Eflah ise başını hafif yana eğmiş, sevgilisinin bu hâlini sessizce izliyordu. Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir tebessüm vardı. Felah her mırıldandığında gözlerini ona çeviriyor, sözleri sanki sadece ona söylüyormuş gibi bakıyordu. Göz göze geldiklerinde Felah’ın sesi biraz daha yükseliyor, biraz daha netleşiyordu. Sanki sahnede değil de sadece Eflah’ın karşısındaymış gibi… Gösteriye katılmak isteyen öğrenciler, kurallara uymak şartıyla şiir ya da şarkı seçebiliyordu. Amaç, öğrencilerin kendilerini ifade etmeleri, biraz olsun o kalıpların dışına çıkmalarıydı. Felah ise bunu sadece bir görev gibi görmüyordu. Bu onun için bir meydan okumaydı… hem kendine hem de kalbine. Felah ve Eflah 11. sınıf öğrencileriydi. Aynı bölümdeydiler, aynı hayalleri kuruyorlardı ve en garibi… aynı mesleği istiyorlardı. Okula başladıkları ilk günden beri aynı sınıftaydılar. Bu durum dışarıdan bakıldığında bir tesadüf gibi duruyordu ama işin içinde Eflah’ın isteği ve babasının görünmeyen bir etkisi vardı. Ahmet Ağa bu durumdan habersizdi. Ama Mert Ağa… her şeyin farkındaydı. Bakışlardan, suskunluklardan, gereksiz yere uzayan sohbetlerden… İkisinin birbirine karşı boş olmadığını anlamıştı. Yine de bunu bu kadar erken beklemiyordu. Onun aklında üniversite vardı, gelecek vardı… Ama onlar çoktan birbirlerinin hayatına yerleşmişti bile. Aslında bakıldığında bu durum o kadar da anormal değildi. Ama yine de büyükler için sindirmesi zor bir gerçekti. Dokuzuncu ve onuncu sınıfta, öğretmenlerinin ısrarıyla aynı sırada oturmuşlardı. İlk başta bu durum ikisi için de sıradandı. Sadece iki öğrenci… sadece bir sıra… Ama zamanla o sıra, paylaşılan kalemlerin, göz ucuyla atılan bakışların, aynı anda açılan sayfaların tanığı olmuştu. Normalde okulda kelebek sistemi uygulanır, öğrencilerin sınıfları sık sık değiştirilirdi. Ama bu yıl sınıfta ciddi bir sorun olmadığı için düzen bozulmamıştı. Ve bu düzen, onların birbirine alışmasına, hatta bağlanmasına zemin hazırlamıştı. Hoca tahtada konuyu anlatırken, ikisi de dikkatle dinliyor gibi görünüyordu. Defterleri açıktı, kalemleri hareket ediyordu. Ama arada bir… çok kısa anlarda… gözleri birbirine kayıyordu. Sonra hemen toparlanıyorlardı. Çünkü seneye sondu. Üniversite yaklaşıyordu. Ve bu, her şeyin değişebileceği anlamına geliyordu. Felah zeki bir öğrenciydi. Başlarda ailesinin zoruyla ders çalışmaya başlamıştı ama zamanla bu zorunluluk kendi isteğine dönüşmüştü. Disiplinliydi. Ne istediğini biliyordu. Eflah ise farklıydı. Onun dünyası daha hareketliydi. Basketbol sahasında ter döken, potaya attığı her sayıyla içindeki enerjiyi boşaltan biriydi. Futbol da oynardı ama basketbol onun için bambaşkaydı. Topun parke zemine çarpan sesi, ayakkabılarının kayışı, potadan geçen topun o kısa ama tatmin edici sesi… hepsi onun dünyasının bir parçasıydı. Ama son zamanlarda bir şey değişmişti. Eflah artık sadece sahayı düşünmüyordu. Derslere daha çok odaklanıyor, öğretmeni daha dikkatli dinliyor, defterine daha düzenli notlar alıyordu. Kalemini parmaklarının arasında çevirirken göz ucuyla Felah’a bakıyor, sonra başını çevirip tekrar derse dönüyordu. Çü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku