Elzem

24. Bölüm - Nefes Alan Küller

Yazar:

Elzem - 🍷 kitap kapağı
Elzem kitap kapağı

Merhabalar! Bu bölüm uzun soluklu olacak ara vererek okumanızı tavsiye ederim, sindirerek okumak size olayları anlamanız açısından daha sağlıklı olucak❤️‍🩹🫂 İyi okumalar🌟 *** Şuan arabayı sesizce kullanırken yanımda oturan Leman'nın bana attığı kaçamak bakışları hissetmemek imkansızdı, dayanamayıp sordu. "Eminsin değil mi? Çünkü bu yapacaklarının geri dönüşü olmayacak." kaçıncı hatırlatmalarıydı artık saymayı bırakmışken göz ucuyla ona baktım, sesim her zamankinden daha soğuk ve mesafeliydi. "Eminim hemde hiç olmadığım kadar, Leman. Belkide ben hiç bu kadar emin bile olmamıştım kendimden." sesizlik tekrardan aramıza sis bulutu gibi çökerken dikiz aynasından arkamı kontrol ettim. Cengiz ve Setrat hala peşimdeydiler. Aklım, onları bu işe sürüklediği için bana bağırıyordu ama buna rağmen iyi bir histe, onların yanımda olmasının bana güç ile güven vereceğini fısıldıyordu. İlk kez içimde iyi hislerin olduğunu bildim ve onlara güvenmeyi seçtim. Direksiyonu tutan parmaklarımın soğukluğu artık kemiklerime işliyordu. Dudaklarımıda gerginliğim kuruturken Leman, elini viteste duran elimin üzerine koydu. Kalbimi kaplayan nefret gözlerimi de kör etmesinden korkarken Leman elini elimin üstüne koydu. "Sakin ol, her şey yolunda sadece bizde değil, sizin adamlarınızda burada olacak. Ama... gözlerin... Sanki bana her şeyin yolunda olmadığını haykırıyor." Vitesin üstünde duran elimi çekip, onlada direksiyona sıkı sıkı sarıldım. Bu hareketim Lemanı benden uzaklaştırırken şuan sağlıklı düşünemiyordum. Onu karşımda canlı kanlı görünce ne tepki vereceğimi ne hissedeceğimi kestiremiyordum ve bu beni daha çok korkutuyordu. Yenilmek. Duygularıma karşı yenik düşmek. Ya onu gördüğümde kalbimin kiri çözülürse, ya da en kötüsü affedersem. Bizi bıraktığı için, Hale'nin ölümüne sebep olduğu için, benim ölmeme neden olmasına ramak kaldığı için. Affetmemeliyim onu, o bizi kırdı, parçaladı. Bizi o karanlığa hapis ederken arkasına dönüp bir an olsun bakmadı bile. Hayır, hayır böyle birşey olmayacak onu asla affetmeyeceğim. Gazı kökledim hızlanıp gideceğim havalimanına varmak üzereydim. Omuzlarım git gide çöküyor, kalbimdeki öfke ve korku birbirine karışıyordu. Ama artık dönüş yoktu. Bunu kendime anlatmaya çalışsamda kafandaki gelgitler beni yolumdan alıyor gibiydi. Havalimanına yaklaşırken direksiyonu sıkan parmaklarımın ne kadar soğuduğunu hissetmiyordum bile. Kalbim, göğüs kafesime sığamayacak kadar hızlı çarpıyordu. Bu korkudan mıydı? Yoksa onu uzun süre sonra ilk kez canlı kanlı karşımda görecek olmamıydı? Yol boyunca içimde yankılanan tek düşünce, onu öldürmekti belki ama buna rağmen, göğsümde tanımlayamadığım bir ağırlık vardı. Arabayı özel iniş pistinin birkaç metre uzağında durdurdum. Leman'ın bakışlarını üstümde hisedip bakışlarımı ona çevirdim. "Eğer Setrat gelmeye çalışırsa onu engelle. Ne yapacağını bilmiyordur o şimdi." Leman başını sallayıp kırgın haliyle bana bakarken "İlk kez adına bu kadar çok endişeleniyorum." bu sefer ben onun elini tuttum. "Gelmişse ölümüm kimse bir şey yapamaz. Ne sen ne Setrat ne de Cengiz." kontaktaki anahtarı çıkartıp Haleye verdim. Motorun homurtusu sustuğunda, geceye sadece rüzgârın hışırtısı ve uzaklarda yanıp sönen pist ışıkları kaldı. Nefesimi düzene sokmaya çalışarak kapıyı açtım. Gerideki her şeyi yine Tepetaklak bırakıp ölüme gidiyordum belkide. Ayaklarım yere değdiğinde, her şey gerçeklik kazandı. Kalbimdeki sızıyla karışık sıkışma artarken gözlerimin içinin yandığını hissettim. Başımı iki yana sallayıp ardımdaki açık araba kapısını kapattım. Gözlerim hemen pisti taradı. Firuz’un uçağı inmişti. Metal gövdesi ay ışığının altında parlıyordu. Merdivenler açılmamıştı, ama çok beklemeyeceğimi biliyordum. Bu sefer beklemeyecektim. İlk kez o benim ayağıma gelecekti. Arkamda baya uzağımda, biraz ötede duran Cengiz, Setrat ve Leman’ı hissettim. Onların benim için duydukları korkuyu, endişeyide acılarımla birlikte sırtladım. Yapmadığım bir şey değildi sonuçta, hiçbir şey söylemeden izliyorlardı. Onların bakışlarını ark…

Bölümün tamamını WritePad'de oku