2. Bölüm - Duygu
Yazar: 🍷

Bölüm görselleri

Oyun başlamak üzere zarlar atılmıştı. Dosyadaki yeni isim kafa yorucu ve tehlikeliydi ama Beyaz Maskeli sadece işine odaklanmak zorundaydı. Bu iş kesinlikle uzun sürecekti. Adamın güvenini kazanmalı, hayatına sızmalıydı. Gözlerini devirerek elindeki dosyayı koltuğa fırlattı. Cengiz, eli düşünceli bir şekilde çenesinde, dikiz aynasından ona baktı. "Sana bu süreçte başka küçük işler de bulacağım. Arada yapacağın küçük infazlar seni zinde tutar, motive eder." "Şu an en çok istediğim şey bu olabilir," dedi genç kadın saçlarını çözerken. "Kafam çok bulanık." "Boray ile irtibatı koparmayacaksın. Gün içinde gerekirse sen onu ara," diye talimat verdi Cengiz. Gözlerini devirdi. "Bu işi fazla abartıyorsun Cengiz. Kirli işleri yapan asıl adam babası değil mi? Oğlunu kullanıp babasını düşürürüz. Ya da şantaj yapıp yüklü miktarda para koparır, sonra ikisini de temizleriz." İşin ucundaki para, gözlerinin parıldamasına yetmişti. Cengiz derin bir iç çekti. "O gece öldürdüğün adamın bazı organlarını bulmuşlar." "Hangisini?" dedi anlamayarak. "Dünkünü değil be... Hani şu canlı canlı göğüs kafesine çiviler çakıp kemiklerini kırdığın adamı diyorum," dedi Cengiz, aynadan tiksintiyle bakarak. Beyaz Maskeli keyifle sırıtmaya başladı. "Ha, o mu? Hatırladım. Ama bunları senin ağzından duymak içimi rahatlattı açıkçası." Devam etmesi için eliyle işaret yaptı. "Adamın kafasını matkapla delmiştin..." Cengiz yüzündeki iğrenme ifadesini saklayamıyordu. Başını iki yana salladı. "Bak, devam etmek istemiyorum. Zaten her infazını videoya çekip tüm detaylarıyla bana atıyorsun." Genç kadın bu sözler üzerine yüksek sesli bir kahkaha patlattı. "Puanlama kısmı en güzeli ama! Hakkımı yeme şimdi." Aynanın karşısına geçip makyajını tazelemeye başladı. "Şimdi kimi öldürmeye gidiyorsun? Gece bitti, sabah da mı avlanacaksın artık?" dedi Cengiz. "Yeter, sus artık! Gülmekten makyajımı yapamıyorum," dedi hala kıkırdarken. "Bu arada Boray mesaj atmış, buluşmak istiyor. Bırakmaz artık peşimi." Aynadan arkasındaki Cengiz’im yansımasına göz kırptı. "Adam gizli mafya, karşısındaki ise psikopat bir katil... Hadi hayırlısı," diyerek ellerini hayretle havaya kaldırdı Cengiz ve odadan çıktı. Gazel’in odada tuttuğu kahkahası duvarlarda yankılandı. Cengiz’in bazen böyle nokta atışı laflar etmesi onu çok eğlendiriyordu. Makyajını bitirip puftan kalktı. Saçlarını tepeden sıkıca topladı. Üzerinde vücudunu saran siyah, şık bir elbise ve bacak boyunu upuzun gösteren siyah çizmeleri vardı. Aynanın köşesine dudaklarındaki rujla küçük bir öpücük kondurup gülümsedi. Cateyes gözlüklerini takıp evden çıktı. Kapıda korumalarla konuşan Cengiz onu görünce döndü. "Bekle, şoför birazdan arabayı getirir." "Bana akşama kesin bir iş bul Cengiz," dedi yanından geçerken. "Bakarız," diye geçiştirdi Cengiz. O sırada bahçedeki malikanenin köpeği gelip Gazel’in çizmelerine sürtündü. Köpeğin başını sevgiyle okşadı. Siyah lüks araç şelalenin etrafından dönüp önünde durdu. Şoför kapısını açtı, Gazel arabaya yerleşti. Yol boyunca camdan dışarıyı izledi. Ardından yanındaki iPad’i alıp haber sitelerine girdi. Gerçekten de çivi çaktığı adamın haberleri manşetteydi. İşini bitirdikten sonra arama geçmişini silip tableti sıfırladı ve kenara bıraktı. Çantasından küçük bir çikolata çıkarıp yemeye başladı. Zaman geçmek bilmiyordu. "Ne kadar kaldı?" diye sordu şoföre. "Varmak üzereyiz efendim." Araba lüks bir restoranın önünde durduğunda çikolata paketini kenara attı ve çantasını aldı. Şoför kapısını açtı, Gazel arabadan indi. Tam o sırada yan tarafa kan kırmızısı lüks bir araç daha yanaştı. İçinden Boray indi. Üstünde siyah bir gömlek ve kumaş pantolon vardı; dünün aksine yüz hatları daha sert ve gergindi. Elinde ise şık, siyah bir kutu tutuyordu. Gazel, tamamen karakterine bürünerek Boray’ın ona doğru yürümesini bekledi. Boray yanına geldiğinde nazikçe elini kavrayıp üzerine küçük bir öpücük kondurdu. "Bugün de çok güzelsiniz," dedi hayranlıkla. "Teşekkürler," dedi Gazel restorana bakarak. "İçeri…