Elzem

8. Bölüm - Son Sahne

Yazar:

Elzem - 🍷 kitap kapağı
Elzem kitap kapağı

​Her şey tekrardan başa sarardı. Son güven... Son gülüş... Son ağlayış... Son inanış... Umutlar bitmiş, hayaller tükenmişti. Geriye kalan tek şey, nefretle yoğrulmuş gerçek bir düşmandı. ​O, benim içimdeki o iyi tarafı, merhameti asla hak etmedi. Şimdi ait olduğumuz yere; yani gerçek oyuna geri dönüyorduk. O beni hiçbir zaman hak etmedi, beni anlamaya bile tenezzül etmedi. Artık ne güven vardı içimde ne de ona dair bir zerre... ​Sadece bir anlık... Sadece bir saniye gözlerime baksaydı, o buzdan duvarların arkasındaki her şeyi anlardı aslında. Dil yalan söylerdi, kelimeler ihanet ederdi ama gözler asla yanılmazdı... Dil lal olur, kulaklar duymazdı ama gözler asla yalan söyleyemezdi. ​Sen ise gözlerime baka baka, dilin bile tutulmadan o yalanları sıraladın. Hiç mi utanmadın, hiç mi sıkılmadın kendinden? ​Aramıza karanlık bir zindanın soğuk, demir parmaklıkları çekilmişti sanki. Ne o tam anlamıyla bir tutsaktı ne de ben özgür. İkimiz de bu kumarın sonunda ya birlikte kazanacak ya da birbirimizin enkazında kaybedecektik. ​Ama bildiğim tek bir gerçek vardı: Bu hikayenin sonunda ışık yoktu. Karanlık bir gecede tek bir kıvılcım yanacaktı; o ışık ise bu kirli dünyadaki en saf olana ait olacaktı. ​Ve en çok canı yanan, bu amansız hikayede saf dışı bırakılan kişi olacaktı. ​Dolu gözlerden süzülen yaşlar, onları silecek şefkatli bir el olmadıkça anlamsız birer su damlasından ibaretti. Ama o yaşları yine sen silersen, o güne bir anlam katar, o acıyı asla unutmazdın. Yaşların sel olur, mahkum edildiğin o sessiz odada boğulurdun. Kimsenin bilmediği o acı gerçek ise tam o anda göğsüne otururdu: Sen yüzmeyi bilmezdin ve kendi gözyaşlarında boğulurdun. ​Paçalarımdan tutmuş beni aşağı çekiyordu bu bataklık; ne yukarı çıkıp nefes alabiliyor ne de tamamen dibe batıp yok olabiliyordum. ​Acıttı, yaktı, dağıttı. Ruhumu paramparça etti. ​Birlikte dağıldık bu fırtınada ama sadece birimiz kazandı. Ben kaybettim. ​Sen kazan, sen çok seversin kazanmayı. Ama unutma; ben sana bilerek, isteyerek yenildim. ​Ve bu yaşadıklarımız, asla bir son olmayacak. ​(Bilinmez Biri) ​Hayat gerçekten bu kadar acımasız mıydı? Yoksa sadece can yakmayı, ruhları kanatmayı çok mu severdi? ​Oturduğu çalışma sandalyesinde arkasına doğru yaslandı Gazel. Parmaklarını saçlarının arasına daldırıp geriye doğru savururken, gözlerini kısa bir süreliğine sıkıca yumdu. Zihnindeki sesleri susturmak ister gibi derin, sıkkın bir nefes vererek gözlerini yeniden araladı. Üzerindeki siyah büstiyerin askılarını bıkkın bir hareketle kollarından aşağı sıyırdı. Kollarını geriye doğru atıp boynunu çıtlatarak gerindi. Önündeki dosyalara saatlerdir bakmaktan gözlerinin içi alev alev sızlıyordu. ​Gözlerini yorgunlukla ovuşturdu, sandalyenin kollarından destek alarak ayağa kalktı. Adımları ağır, uykulu bir sarhoşlukla yatağına doğru yöneldi ve kendini zorlukla yatağın serin çarşaflarına bıraktı. ​Sadece gözlerini yummak, her şeyi unutup uyumak istiyordu. Fakat kafasının içinde dönüp duran düşünceler ne uyumasına izin veriyor ne de sağlıklı düşünmesini sağlıyordu. Üzerine çöken o uğursuz, kötü his yüzünden midesine keskin kramplar saplanırken, tavanın boşluğunu izlemeye koyuldu. ​Ne bir katliam yapabiliyor ne de içindeki o öfkeyi kusabiliyordu; koca evde dört duvar arasında tıkılıp kalmıştı resmen. Tam o sırada yan odadan, Cengiz’in odasından sert bir gürültü yükseldi; metalik bir şeylerin devrilme sesiydi bu. Ev her zamanki gibi ölüm sessizliğine gömüldüğünden bu ses odasında yankılanmıştı. Yatağından usulca doğruldu. Sandalyesinin kenarında asılı duran krem rengi, yumuşak hırkasını omuzlarına geçirdi. Odasının kilidini sessizce açıp koridorun loş karanlığına adım attı. ​Cengiz’in kapısının önüne kadar geldiğinde adımları duraksadı. Odaya girip girmemek konusunda derin bir kararsızlığa düşmüştü. Bu aralar evdeki herkesin morali altüst durumdaydı, onu daha da rahatsız etmek istemiyordu. ​Kulağını ahşap kapının soğuk yüzeyine yasladığında, içeriden gelen sesle öylece kalakaldı. Müzik pikabından yükselen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku