Elzem

5. Bölüm - Sesizlik

Yazar:

Elzem - 🍷 kitap kapağı
Elzem kitap kapağı

​Sabahın en erken, en sağır saatinde gözlerini açtı. Üzeri hâlâ açık uyuduğu için teni buz gibi olmuştu. Kollarını göğsünde kavuşturup kendini ısıtmaya çalıştı. Yataktan kalkmak için doğrulduğu an, boynundaki o taze kesik sızım sızım sızlamaya başladı. Acıya aldırmadan ayaklarını yataktan sarkıttı, soğuk zemine basarak ayağa kalktı. ​Elini yüzünü yıkamak için banyonun kapısını açıp içeri girdi. Lavabonun önüne gelip aynadaki yansımasıyla göz göze geldiğinde yüzünü tiksintiyle buruşturdu. Gözlerinin altına akmış siyah rimeller, dün geceden kalan o beyaz elbisenin yakasında kuruyup pembeleşmiş kan lekesi... Tam bir enkaz gibi görünüyordu. Ellerini darmadağın olmuş saçlarının arasından geçirip geriye doğru çekti. ​Saçlarını tepede alelade bir tokayla sıkıca bağladıktan sonra musluğun soğuk tarafını sonuna kadar açtı. Avucuna dolan buz gibi suyu birkaç kez sertçe yüzüne çarptı, anca ayılıyor gibiydi. Musluğu kapatıp aynanın önündeki makyaj temizleme suyunu ve pamuğu aldı. Göz kenarlarındaki o siyah lekeleri acımasızca sildi, pamuğu çöpe fırlattı. ​Banyodan çıkıp gardırobunun sürgülü kapağını çekti. İçinden siyah spor kıyafetlerini çıkarıp yatağın üzerine bıraktı. Dolabın alt kısmından da beyaz spor ayakkabılarını alıp yere indirdi. Üzerindeki o kan lekeli beyaz elbiseyi askılarından tuttuğu gibi aşağı doğru sıyırdı. Elbise bir yılan derisi gibi ayaklarının dibine yığıldı. Eğilip elbiseyi aldı, banyoya geri dönüp çamaşır makinesinin kapağını açarak içeri fırlattı. ​Yatağın kenarına oturup spor kıyafetlerini hızlıca üzerine geçirdi, beyaz ayakkabılarını giyip bağcıklarını sıkıca bağladı. Askılıkta duran siyah oversize kapüşonlusunu kafasından geçirip fermuarını çenesine, yani boynundaki o bıçak yarasını tamamen kapatacak kadar yukarı çekti. Makyaj masasının çekmecesinden telefonunu ve bluetooth kulaklığını alıp odadan çıktı. ​Merdivenleri teker teker inerken telefonunun açılmasını bekliyordu. Ekran aydınlandığı an internetini açıp Spotify’a girdi ve en sevdiği şarkılardan oluşan çalma listesini karışık çalmaya aldı. Kulağına dolan ritmik müzikle birlikte dudaklarının kenarında hafif, koruyucu bir tebessüm belirdi. Telefonu cebine sıkıştırdı. ​Mutfağa geçtiğinde etraf tam bir sessizliğe gömülmüştü; Songül abla henüz gelmemişti. Tezgaha doğru yürüyüp buzdolabını açtı. İçinde dünden hazır duran detoks içeceğini buldu, matrasına doldurup mutfaktan çıktı. Kapıyı arkasından yavaşça örterek büyük dış kapıya yöneldi. ​Kapıyı açıp dışarı adım attığında gökyüzünde boğuk, kurşuni bir hava karşıladı onu. Gece yağan o şiddetli yağmurdan geriye buram buram toprak kokusu ve ıslak betonlar kalmıştı. Derin bir nefesi ciğerlerine çekti. ​Bahçeye doğru gülümseyerek bakarken, nöbetteki güvenliklerden biri hızla yanına yaklaştı. "Gazel Hanım, nereye gideceksiniz? Arabayı hazırlatayım, bırakayım sizi." ​Beyaz Maskeli başını olumsuz anlamda iki yana salladı. "Yürüyüşe çıkıyorum. Cengiz uyanınca ona söylersiniz," dedi ve büyük demir kapıya doğru yürümeye devam etti. ​Güvenlikler uzaktan kumandayla devasa siyah demir kapıyı gıcırdayatarak açtılar. Gazel dışarı çıktığı an, kapı arkasından aynı ağırlıkla kapandı. İlk birkaç dakika müziğin ritmine ayak uydurarak yavaşça yürüdü, bacaklarını açtı. Ardından temposunu artırarak koşmaya başladı. Adımları onu her zamanki gibi sahile, denizin hırçın sesine doğru götürüyordu. ​Yorulduğunu hissettiğinde kumsalın ortasında durdu ve kendini nemli kumların üzerine bıraktı. Matarasının kapağını açıp içeceğinden büyük yudumlar aldı. Terlediği için kapüşonunun fermuarını göğsüne kadar indirdi. Sahile vuran köpüklü dalgalar neredeyse ayak ayakkabılarına kadar uzanıyordu ama umursamadı, gözlerini o hırçın mavi sonsuzluğa dikti. Matarasını kuma saplayıp ellerini arkasına yasladı, bacaklarını uzattı. ​Başını gökyüzüne kaldırdı... Hayatındaki her boş anında, her sıkıştığında gökyüzüne bakardı. Sanki bulutların ardında bir yerlerde, o çok sevdiği sarı puantiyeli yağmurluğuyla küçük kardeşi onu izliyormuş gibi hissederdi. ​"Seni g…

Bölümün tamamını WritePad'de oku