Elzem

18. Bölüm-Diriliş

Yazar:

Elzem - 🍷 kitap kapağı
Elzem kitap kapağı

​İyi düşünmek için, iyi olmak gerekmez. Eğer oturduğunuz yerde mantık ilk önce ayağa kalksaydı, orada zaten kötü diye bir şey olmazdı. ​Konuşmak bize, en çok da bana verilen bir lütufken, susmak hep daha iyidir. Ben gözlerimle konuşurdum çünkü. Anlarlar mıydı, orasını bilemezdim ama ben sadece kardeşimle konuşmayı severdim. ​O gitti. O çok uzaklara gitti. Onu göremeyeceğim, sesini duyamayacağım kadar uzaklara... ​İşte o gittiğinden beri ben daha az konuşur oldum. Çünkü konuşsam bile insanlara kendimi ifade edemediğimi anladım. Öyle olunca da iyice sessizleştim. Sessizlik benim sesimdi. Sessizlik benim evimdi. Kapısını kimseye kolay kolay açmadığım evimdi... ​Dört duvar bir çatı sana ev olabilirdi ama bir insanın kalbinin dört odacığı sana ev gibi hissettirmeyebilirdi. Ne kadar onun kalbindeymişsin gibi hissettirse de... ​Benim dört duvar bir çatı diyeceğim bir yerim de yoktu. Kalbinin odacığının tekini bile bana açacak biri de yoktu. Benim evim, gözlerimin önünde yanmıştı. ​Ben de o gün yanmıştım. Küllerim rüzgarda savruldu; kimine umut, kimine hüzün oldu. Bana ise büyük bir vazgeçmişlik. Vazgeçtim... ​Umutlar bir vakit sonra beni doyurmadı. Çok ağlattı ama hiçbir işe yaramadı. Çünkü benim istediğim dileği sadece umut ederek elde edemezdim. İmkansızlıklar, her zaman imkansızdır. ​Gazel’imin tekrardan bana bakarak gülmesi gibi... ​Her sabah balkonuma konan kuş ne zaman gelmeyi kestiyse, o zaman umutlarım da onunla birlikte gitti... ​Cengiz'in Ağzından: ​Hayaller de insanlar gibi terk ederdi. Bunu çok kez yaşayarak öğrenmiştim. Hayat öğretmişti. Ailem öğretmişti. Annem öğretmişti. Ben o evden nasıl kaçtıysam, hayallerim de o evde kalmıştı. Annem gibi orada tutsak kalmıştı hayallerim. Canım yanıyor anne, hissediyor musun? ​Duyuyor musun attığım çığlıkları? Seni kurtaramamanın verdiği ağırlığı hissedebiliyor musun omuzlarında? Sen beni kurtardın ama kurtardın sandın. Ben öldüm. Çok kez öldüm. Sen görmedin, hissetmedin mi? ​Benim canım bu akşam daha çok acıyordu. Annemi kaybetmişim gibi. Babamın beni dövmesi gibi ama en çok da ben ölüyormuşum gibi... Benim küçük kız kardeşim... Gazel’im. Yutkunamadım bile. Değerlim, kıymetlim. Tek ailem. Kafamdan çıkmayan o cümlesi: "Ölmek istiyorum Cengiz," dedi. Neden? diyemedim. ​Daha kendi yarasına derman olamayan bir insan, başkasının yarasını sormamalıymış. O ölmek istedi; o sıra ben öldüm. O ağladı, ben dinlerdim. O sustu, sessizliğini dinledim. Hiçbir şey yapamadım. O kadar kötüyken onu nasıl anlamadım ki ben? Bu kadar düşüncesiz bir adam da değildim ki... ​Erkek kardeşim Setrat... O belkide benden daha kötüydü. Adam ağlıyordu. Karşımda zırıl zırıl ağlıyordu. Birini kaybetmiş gibi... O her şeyini çok evvel önce kaybetmişti zaten. Hale’yi kaybettiği gibi ağlıyordu. Küçük bir çocuk gibi... En son Hale için bu kadar ağladığını hatırlıyorum. One de şimdi kız kardeşimiz Gazel için. Biliyordum, Gazel onun kendi ismi bile değildi ama asla sormak istemedim. Benim de ismim Cengiz’di ama ben de bu ismi babam koyduğu için istemedim. Çünkü babam, benim dışımda herkese babaydı... ​Setrat sakinleşmiyordu. Halen elindeydi benim telefonum; arama kapanmamıştı ama ses de yoktu. Çünkü kaza yaptığı anı işitmiştik. O gürültüyü duymuştum. Duymuştuk. Setrat’ın sessizliği o sıra bize yetmişti. Setrat öylece ağladı. Kaybetmiş gibi. Ölmüş gibi. Hale’yi anımsadı. Gazel’in yerine koyduğu kız kardeşi Hale, Setrat’ın Hale’si... ​Hale ölmüştü. Sıra Gazel’de miydi? Boğazımdaki acı dağıldı ama yüreğimdeki acı arttı. Korkuyorum. Ölmesinden... Ben hep kaybettim. Sevdiklerimi kaybettim. Bir kez olsun hayat kazanmama izin verseydi... Setrat durdurduğum arabadan hızlıca indi. Ambulans sirenleri etrafı inletirken arabadan inip bakmaya bile cesaretim yok gibiydi. Elimi birkaç kez gelişigüzel direksiyona vurdum. ​Allah benim belamı verseydi de ona bugün bağırmasaydım. Dilim lal olsaydı da o sözleri demeseydim. Kalbini kırmasaydım. Onu zorlamasaydım. Bir şeyleri de diretmeden, kavgasız halletseydim... Şu an burada bu kadar kendimi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku