Elzem

13. Bölüm - Terkler Ve Barışlar

Yazar:

Elzem - 🍷 kitap kapağı
Elzem kitap kapağı

Cengiz'in ağzından: ​Acı çekiyorum. Her seferinde, bir öncekinden daha derin, daha vahşi bir sızı göğsümü yarıyor. Birikmiş anılar, kor bir ateş gibi zihnimi dağlıyor. Geçmiş, canımın parçalarını teker teker benden koparırken o kadar soğukkanlı, o kadar acımasız ki... ​Olan yine bana oluyordu. Yine benim canım yanıyor, benim kanım dökülüyordu. Tek fark, bu kez sızının daha katlanılmaz olmasıydı. Ruhuma yüklenen her yeni acı, beni biraz daha unufak ediyordu. ​Bana o yosun yeşili, güzel gözlerinle bakmaya devam etmeni o kadar çok isterdim ki... Şimdi ise ellerini benden kaçırıyorsun; çünkü biliyorsun, gözlerinde apaçık bir ayrılık var. Ve ben ne yaparsam yapayım, o bakıştaki gidişi düzeltemezdim, değil mi? ​Artık ben bana yetmiyorum, bunu en az benim kadar sen de biliyorsun. Dağıtıyoruz, döküyoruz, saçıyoruz ama gene dönüp dolaşıp birbirimizi yıkıyoruz. O kırdıklarımız bir daha asla tamir olmaz; ama insan yine de ayakta kalır diye mi bunca vahşet? ​Ben artık ayakta kalamıyorum. O gözlerin bana iyi gelmiyor. Eskiden içimi ısıtan sıcak ellerin, şimdi buz kesmiş birer yabancı. Öpüşlerin korkak, kelimelerin bu zayıf bedenime saplanan birer hançer. Acı bana... Bir kez olsun acı. ​İyileştir beni. Tekrardan sar, kolla. Yine o eski gülüşlerin ruhuma şifa olsun. Gözlerin ömrüme hayat versin. Öpüşlerin beni öldürüp öldürüp diriltsin. Ölmüşüm de dirilmişim de senden olsun, razıyım. ​Ama artık ne bu kadar sabırlısın ne de bu kadar istekli... ​O güzel gözlerinle zamanında bana bakarken, "Beni nasıl seviyorsun, yani ne kadar?" diye sormuştun. O gün sana, ikimizin de sığınağı olan o kitaptan bir parça fısıldamıştım. ​"Dünyanın en candan kadınlarından birini nasıl tanıdığımı sana tam olarak anlatabilmem zor olacak. Ben mutlu ve halinden memnun bir faniyim ama anlatım konusunda pek iyi sayılmam," demiştim. Sen bana kocaman, dünyaları bağışlar gibi gülümserken gözlerinin içine bakarak devam etmiştim: ​"Bir melek! Çok saçma! Herkes sevgilisini öyle anlatır ama sana onun ne kadar mükemmel olduğunu ve neden mükemmel olduğunu anlatamam. İmkansız. Sadece tüm duygularımı ele geçirdiğini söylemekle yetineceğim." ​Genç Werther'in Acıları, sayfa 25-26... ​"Cengiz, sana yeniden, bir daha aşık oldum," dediğinde dudaklarımda gururlu bir tebessüm peydah olmuştu. "Buna sevindim," diye mırıldandığımda, başını usulca omzuma yaslamıştın. "Seni seviyorum," deyişin odayı ısıtırken, saçlarının arasına derin, kokunu içime çeken bir buse kondurmuştum. ​Sevgi kelimesi bu kadar kolay harcanmamalıydı. Bu kadar eğilip bükülmemeli, bu kadar basite indirgenmemeliydi. Sevdim, hem de çok sevdim. Beni bu hayatta tek böyle seven kadın için, her şeyimi feda edecek kadar çok sevdim. ​Kopamadım ondan, zorla kopardılar. Yine de onu uzaktan, gizli gizli sevmeye devam ettim. Bırakmadım onu. O şu an benden ve bu aşktan köşe bucak kaçsa da, ben kalbimi ondan söküp atmayı beceremedim. ​Onunla doluyken de, onsuz kalıp bomboş bir kabuğa döndüğümde de hep elimde aynı kitap vardı: Genç Werther'in Acıları... Ama her zaman sonunu tahmin ettiğimden, o son sayfaları okumaya hiç cesaret edemedim. Sonunu biliyordum. ​Bildiğim ve kaçamadığım bir sonun acısını, satırlarda okuyarak çekmek istemiyordum. ​Herkes yalan söylerdi ama onun gözleri... Onun gözleri asla yalan söylemezdi. ​Hissedemedim. Göğsümün ortasında buz tutan o boşlukta ne hissedeceğimi bilemedim. Bu sessizliğin uzun bir süre böyle gideceğini sanıyordum. Ama Kader... Benim kör talihim, benim Kader'im yine her şeyimi tepetaklak etmeyi başarmıştı. ​Onu seviyorum. Onu deliler gibi severken, avuçlarımın arasından bir kum tanesi gibi kayıp gitmesinden ölesiye korkuyorum. Elleri o kadar küçük ki, tuttuğumda koskoca avcumun içinde kayboluyorlar. Ama bana o büyük, çekik gözleriyle her baktığında, dünyayı karşıma alacak cesareti buluyorum kendimde. ​Onun o minik dediğim elleri benim buz tutmuş kalbimi ısıtıyor; o güzel gözleri bana lügatteki tüm kelimelerden daha fazlasını anlatıyor. Çok seviyorum, çok... Anlatmaya, dokunmaya doyamadığım güzel…

Bölümün tamamını WritePad'de oku