Ateş
Yazar: Hatice

“Karanlık kasvetli bir orman,ağaçlar o kadar uzun ki ay ışığı yetersiz kalıyor kör bir şekilde nereye gittiğimi bilmeden ilermeye çalışıyorum… Ufak bir ışık sanki uzakta yanan bir ateş gibi, doğrudan oraya yöneliyorum ve yaklaştıkça ışık küçülüyor ve işte orda bugün ki bulduğum taş. Gördüğüm ışık ona ait bir kor gibi orada duruyor uzanıp alıyorum ve elimi yaktığı için acıyla geri atıyorum ve yere değdiği anda tüm mekân kayboluyor sadece sonsuz bir karanlık ve düşme hissi…“ Yere çakılma hissiyle panikle uyandım gördüğüm rüya o kadar gerçekti ki bir süre öylece kalıp nerde olduğumu algılamaya çalıştım tüm vücudum terle kaplıydı kalkıp ortak banyoya gittim neyse ki kimse yoktu. Aynada ki görüntüme baktım kızıl dalgalı saçlarım yüzümdeki çillerim ve renkli gözlerimle dikkat çekici yüz hatlarına sahiptim insanlar bana bakınca akıllarına gelen ilk soru doğal kızıl mı olduğum oluyor ve bunu bana sormaktan hiç bıkmıyorlardı. Elimi yüzümü yıkayıp odama döndüm banyo boşken rahat bir duş fırsatını kaçıramazdım,hemen eşyalarımı hazırlayıp banyoya geri döndüm uzun bir duş alıp rahatlamaya çalıştım hala rüyanın etkisinden çıkamamıştım beni bu kadar korkutan şeyin aslında rüyam değil rüyam da karanlığın içinde saklamamış beni izleyen devasa birşeyin olduğunu hissetmemdi onu göremiyordum ama orada olduğunu biliyordum… Odama döndüğüm de gidip çantamdan bulduğum taşı aldım hala hafif bir sıcaklık yayıyordu ama artık parlamıyordu . Rüyam neden bu taşla ilgiliydi ki ? Beni korkutan şey neydi? Bir an acaba atsam mı dedim sonra da bu fikir saçma geldi sonuçta sadece bir taştı ne olabilirdi ki ???