Elalı Veda

Karanlık Düş

Yazar:

Elalı Veda – Ümran TAN kitap kapağı
Elalı Veda – Ümran TAN kitap kapağı

•1. Bölüm | Karanlık Düş• ❄ #Edis An Bir düş kurdum, içine bin hayal sığdırdım. Menekşeler kuruttum, yapraklarını birer birer yaktım. Küllerini göğe savurdum, hislerimi kalbime hapsettim. Soğuk bir yağmur damlası burnumun ucuna düştü. Başımı gökyüzüne doğru kaldırdım. Gri bulutların arasından süzülen damlalar birer ikişer yüzüme çarpmaya başlayınca dudaklarıma istemsiz bir gülümseme yayıldı. Yağmur yağıyordu ve bu çocukluğumdan beri en sevdiğim şeylerden biriydi. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Islak toprak kokusu ciğerlerime dolarken içimdeki bütün sıkıntılar bir anlığına bile olsa dağılıp gitmişti. Hızlanan yağmur damlaları yüzüme ve saçlarıma düşerken avuçlarımı gökyüzüne doğru açtım ve kendi etrafımda yavaşça döndüm. Uzun saçlarım saniyeler içinde sırılsıklam olmuştu ama umrumda değildi. Saatlerce böyle kalabilirdim. Geriye doğru birkaç adım attığım sırada sert bir göğse çarptım. Nefesim tıkanırken donup kaldım. Çığlık atacağın sırada elini refleksle koluma yerleştirip "Tuttum seni," dedi. Tanıdık sesi kulaklarıma ulaşınca çığlığım dudaklarımın arasında kayboldu. O an gök gürledi. Korkuyla ya da heyecanla irkildim. Elimi kalbimin üstüne götürüp yavaşça bastırdım. Göğsümdeki yangının nedeni, bir adım arkamdaydı. Yağmurun altında huzurla atan kalbim, şimdi göğüs kafesime sığmayacak kadar hızlı çarpıyordu. Yavaşça başımı ona çevirip ezbere bildiğim yüzüne baktım. Yağmur damlaları yüzünden saçları ıslanmıştı. Koyu gözleriyle bana bakarken dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme vardı. "Korkuttun beni." Sesim fısıltı gibiydi. "Düşeceksin sandım," dedi sakince. Kalbim bir kez daha tökezledi. Toprak rengi gözlerini ilk defa bu kadar yakından bakıyordum. Orada kaybolmam ise birkaç saniyemi aldı. Ona her baktığımda kalbimde bir yangın başlardı. O yangın, kalp uzuvlarımdan hücrelerime kadar sızar, beni için için yakardı. Mantığım ne söylerse söylesin kalbim onu gördüğü an kontrolden çıkıyordu. Karameli andıran tanıdık, tatlı kokusunu içime çekerken Alaz elini kolumdan çekti. Bir an koluma baktım. Dokunuşuna tepki vermemiştim. "Korkuttuğum için özür dilerim," dedi geriye doğru bir adım atarken. Gözlerimi birkaç kez kırpıştırdım. "Sorun yok." Konuşmadan önce boğazını temizledi. "Yağmur iyice hızlandı. İçeri geçelim yoksa hasta olacağız." Başımla onayladığımda kapıya doğru yürüdük. Bir adım arkamdaydı. Kalp atışlarımı sakinleştirmek için derin derin nefes aldım. Neyim vardı benim böyle? O, abimin arkadaşıydı ve benden de yaşça büyüktü! Kalbimin biraz daha mantıklı davranması gerekmiyor muydu? Yüzüm asıldı. Onu gördüğüm günden beri mantık kalbimi terk etmişti. O zamanlar, daha on altı yaşındaydım. Şimdi ise on sekizimi bitirmek üzereydim. İlk karşılaştığımız günden beri böyleydim. İç çektim. O gün de nefes almadan güzel yüzünde kaybolup gitmiştim. Gözlerimi bile kırpmamış dakikalar boyu onu izlemiştim. Annem kolumu dürtüp beni uyarmasa izlemeye de devam ederdim. Başlarda bunun geçici bir hayranlık olarak düşünmüştüm ama geçmedi. Tam tersine geçen her gün biraz daha büyüdü. Alaz Toprak Karay, içimde sakladığım, kendimden bile gizlediğim bir sırdı. Zile uzanırken başımı hafifçe iki yana salladım. Kendine gel Karmen, o senin abin sayılır, abin! Annem kapıyı açınca gülen gözleriyle karşılaştım. "Hoş geldiniz." "Hoş bulduk," dedik Alaz'la aynı anda. "Okul nasıl geçti?" Yorgun bir şekilde eve girince okul çantamı çıkardım. Okula geç başladığım için henüz mezun olmamıştım. Annemin yanağını öperken "Her zamanki gibi," diye geveledim. Geri çekilirken üzerindeki şık elbise dikkatimi çekti. "Bu ne güzellik böyle?" Annem hafifçe gülümseyip kulağındaki inci küpesini düzeltti. İnce yüz yapısı ve zarif hatlarıyla hoş bir kadındı. "Babanın ortakları otelde davet düzenlemiş, oraya gidiyoruz. Alaz'cığım nasılsın?" Alaz hafif bir gülümsemeyle "İyiyim Kibar teyze, sen nasılsın?" dedi. "Ben de iyiyim, Alparslan da içeride seni bekliyor." Alaz, annemle vedalaşıp içeri girerken arkasından bakmamak için kendimi zor tutuyordum. "Sen de gel…

Bölümün tamamını WritePad'de oku