Bölüm 1
Yazar: wryy

Güzel bir rüyadan birinin saçımı okşayıp beni öpmesiyle uyandım. Kaşlarımı çatarak saçımdaki eli itip arkaya dönmeye çalıştım ama Toprak izin vermedi. "Yaa bırak, çok güzel bir rüya görüyorum, uyandırma beni..." Hafif bir gülüş sesi duyarak gözlerimi kısık bir şekilde açıp gülen kişiye doğru döndüm. Gördüklerim uykumu kaçırmış, yüzümde kocaman bir gülümseme bırakmıştı. Şu an Toprak tam karşımda, hazırladığı kahvaltıyı tepsiye koymuş, kucağında tutuyordu. Ona doğru sırnaşıp "Yaaaa, benim için kahvaltı mı hazırladın?" diyerek ona sarıldım. Kucağındaki tepsiyi eliyle sabitleyip tek eliyle bana eşlik etti. "Seni uyandırmamı bile istemediğin bu rüyayı anlatmak ister misin?" Geri çekilip tepsiyi önüme alarak bir parça ekmek koparıp ağzıma attım. "Söylememeyi tercih ederim." Kaşlarını çatıp önümdeki tepsiyi alarak ayağa kalktı. "Kalkıyorsun, elini yüzünü yıkayıp rüyanı anlatıyorsun. Haydi, yürü banyoya." Hemen kendimi yatağa atıp yorgana iyice sarıldım. "Bırak peşimi, anlatmayacağım." Kafamdan yorganın çekilmesiyle oflayarak oturur pozisyona geçtim. Kötü bakışlarla ona bakmaya başladım ama bu bakışlar uzun sürmedi. Kalkmam için elini uzatınca tutup beni kaldırmasına izin verdim. "Saat kaç? Hâlâ uykum var," diye ağlar gibi ses çıkarınca gülerek cevap verdi: "O kadar saat uyumazsan olacağı bu. Neredeyse öğlen oldu; uyandırmasam herhalde akşama kadar uyurdun." Arkamı dönüp geri geri yürümeye başladım. Muzip bir bakış atarak, "Seninle gün boyu yataktan çıkmama fikri, çık aklımdan!" diyerek gülmeye başladım. Arkamı işaret ederek "Biraz daha geri gidersen harbi yataktan çıkamayacaksın, dikkat et," diyerek kolumdan tutup beni kendine çekti. Ellerini belimin iki yanına yerleştirip beni öpmeye başlayınca ellerimi boynuna yerleştirerek ona karşılık vermeye başladım. Garipti. Eskiden ondan nefret ederken şu an bu haldeydik. Geri çekilip onu itince üzgün bir şekilde bana bakmaya başladı. Kaşlarımı havaya kaldırarak "Çok açım, karnım guruldayacak neredeyse, bir dur yaa. Gece de uyutmadın zaten, biraz uzak duralım. 1.5 metre sosyal mesafeye uyalım lütfen," dedim. Banyoya girip arkadan kapıyı kapatınca o huysuz sesini duymam bir oldu: "Biz sosyal mesafeyi geçeli çok oldu, hatırlatmama gerek yok herhalde. Ayrıca senden uzak falan da duramam; çok aşığım diyorum sana, anlasana kızım." Aynadan kendime bakarak dediklerine gülmeye başladım. "Deli çocuk ya." İyice elimi yüzümü yıkayarak uykumu açıp mutfağa doğru ilerledim. Gözlerim biricik sevgilimi ararken kahve yaptığını görmemle zıplaya zıplaya yanına gidip ona sarıldım. Kafasını bana doğru döndürerek, "Biliyorum çok yakışıklıyım, kaslı vücuduma dokunmadan da yapamıyorsun ama sabah sabah ne bu sevgi pıtırcıklığı?" dedi. "Ney ney, sevgi neyi? Hahaha!" Saçlarımı karıştırıp bozunca koluna bir tane vurdum. Kahveyi elime tutuşturup beni masaya yönlendirdi. Sandalyemi çekerek oturmamı bekledi. Yanağından bir makas alıp sandalyeye oturunca gülerek kendi yerine geçti. "Rolleri değişip duruyoruz, fark etmedim sanma. Az önce de arkadan sarıldın." Kahveden bir yudum alıp göz kırptım. "Arada yaparız öyle şeyler aslan parçası. Hatta biri laf atarsa haberim olsun, oyarım o gözlerini, no problem yani." "Bak bak, laflara bak! Eskiye bağladın yine." "Ayyyy sus, gıcık, sinirin tekiydin eskiden. O zamanlar 'Sevgili olacaksınız, 2 yıla beraber yaşayacaksınız, hatta Toprak sen uyurken sana kahvaltını, kahveni hazırlayıp seni uyandıracak' deseler inanmazdım." "Ben de uyandırılan, kahvaltısı, kahvesi hazırlanan ben olurum diye düşünüyordum ama neyseki düşüncelerim gerçekleşmedi de zehirlenmiyorum." Dedikleriyle iki saniye donakaldım. Çatalımdaki zeytini yerine koyup Toprak'a bakmaya başladım. Koyduğum çatalı alıp ağzıma götürerek "Bakma öyle, kabul et yemek yapmak için doğmamışsın. Her şeyde harika olduğum gibi yemek yapma konusunda da harikayım yani," dedi. Sert bir şekilde çataldakini yiyip elinden almamla ona doğru doğrultmam bir oldu. Ellerini ve kaşlarını havaya kaldırarak sırıtmaya başladı. "Ooo sert kız tribleri, sev…