EKİZ

3. ASKER SÖZÜ

Yazar:

EKİZ - Rossoball kitap kapağı
EKİZ kitap kapağı

Gerçek asker olaylarından ve bilgilerinden bağımsızdır. KURGU GERÇEKLİĞİ YANSITMAZ. Keyifli okumalar! ♥ Güzelim,sevdiğim,çocuğum,gülüm Bir şehit kızısın sen. Acılı, buruk bir türkü gibisin Bu acımasız günlerin içinden ❝ ATAOL BEHRAMOĞLU ❞ 3. ASKER SÖZÜ ❛ GEÇMİŞ ZAMAN - HAKKÂRİ ❜ Yazar'dan... Şehir karlar altında kalmıştı. Karlar altında olan şehirden on dokuz askerin kırmızı al bayraklı tabutu çıkacaktı. Hepsi şehitliğe gömülecekti. Koca bir topluluk vardı. Askerlerin tabutlarının gelmesini bekliyorlardı. Sertap ve Afra yan yana durmuş ellerini birbirlerine kenetlemişlerdi. Sanki biri onları ayıracakmış gibi sıkı sıkı tutmuşlardı birbirlerinin ellerini. Sertap ve çoğu kişi siyahlar içindeyken Afra'nın üstünde kırmızı bir elbise vardı. Annesi ve babası doğum günün de giymesi için almışlardı bu elbiseyi ama Afra doğum gününde giymek istememişti. Çünkü anne ve babasız geçireceği bir doğum günü olacaktı onun için. Doğum günü yerine anne ve babasını son göreceği günde giymek istemişti kırmızı elbisesini. Kırmızı elbise kalın ve sıcak olduğu için mont giymemişti. Altına beyaz kalın bir kilotlu çorap giymiş, ayaklarına da siyah botlarını geçirmişti ama bağcıkları açık kalmıştı. Umursamamıştı bunu; tek düşündüğü babası ile asker gibi yürümeye çalıştığı zamanlardı. Karşı tarafta ise Yiğit, annesi Ayşin ve kardeşi Asena vardı. Ayşin, siyahlar içindeydi. Tam göğsünün üstünde eşinin askeri üniforma ile çekildiği bir fotoğrafı vardı. Elini hiç çekmemişti fotoğraftan. Göğsüne sıkıştırmak istiyordu o küçücük fotoğrafı. Başı dikti Ayşin'in ama dişlerini sıkıyordu, güçlülüğünü bozmamak için.. Yoksa biliyordu; oğlu ve kızı annesinin bu halini görürse yıkılırlardı. Arada başı dönüyordu sendeliyordu ama yanında duran asker üniformalı bir kadın onu sıkı sıkı tutuyordu. Asena ise her şeyden habersiz gibiydi ama huzursuzdu. Anlamıyordu neler olup bittiğini. Sadece annesine ve abisine bakarak çözmeye çalışıyordu. Yiğit onun bu hallerini görünce yanına gidip sıkı sıkı sarılıyordu ya da saçlarından öperek onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Yiğit ise üstündeki üniformasını çıkarmamıştı. Kafasına taktığı asker şapkasını bir kere bile çıkarıp yanına koymamıştı. Babasını son kez böyle uğurlamak istemişti. Başı dik bir şekilde karşısına bakıyordu ama karşıdaki küçük kızı görememişti. Aralarına giren askerler olduğu için birbirlerini görememişlerdi. İşte o an geldi. Tabutlar yavaş yavaş gelmeye başladı. İlk gelen Alpar'ın tabutuydu. Yiğit babasının resmini taşıyan askere baktı. O an asker olmak istemiyorum diye geçirdi içinden; çünkü o da böyle, bir tabutun önünden yürüyerek elindeki asker resmini taşımak istemedi. Tabutun ortasında duran musalla taşların birinin üstüne koyduklarında asker elindeki resmi de önüne bıraktı. Yiğit, dikmiş gözlerini babasına bakıyordu. Babası da ona bakıyormuş gibi burukça gülümsedi. Arkadan gelen iki tabuta kaydı gözleri Yiğit'in. Önden gelen tabutun önündeki askerin elindeki fotoğrafa baktı. Ender amcasıydı fotoğraftaki kişi. İstemsizce inceledi fotoğrafı. Saçları kumraldı Ender amcasının, gözleri de açık kahverengiydi. Sert de bir yüz ifadesi vardı. Arkadan gelen tabutun önündeki fotoğrafta da bir kadın vardı. Bu da Suna teyzesiydi. Onun fotoğrafını da inceledi. Saçlarını atkuyruğu yapmış üstüne de şapkası takmıştı Suna teyzesi ama yanlardaki tutamlarında saçının kumral olduğunu görebiliyordu. Kumral saçlar ona birini hatırlattı. Afra'yı ama onu geldiğinden beri görememişti. Yiğit'in gözleri bu defa da Suna teyzenin gözlerini bulmuştu. Mavi açık tonlarda gözleri vardı. Aynı Afra gibi. Kirpikleri de sırayla dizilmiş gibiydi. Burnu önden bakılınca küçük ve güzel duruyordu. Afra'nın da küçük burnu vardı. Yanakları dolgun ve hafif şişti. Afra'nın da yanakları tombuldu ve pembeydi. Çok tatlıydı. Bir an her şeyi unutarak Afra'yı düşündü. Fakat tekrardan Suna teyzesini incelemeye başladı. Sert bir yüz ifadesi vardı Suna teyzesinin. Ona ilk teyze demeye bile çekinmişti. Öyle bir kadındı işte Suna teyzesi. İki tabutta yan yana koyulduğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku