EKİZ

42. AKIP GİDEN ZAMAN

Yazar:

EKİZ – Rossoball kitap kapağı
EKİZ – Rossoball kitap kapağı

Hoş geldiniz!! Yorum ve oyumuzun sınırını geçelim olur mu? Onlar beni çok motive ediyor çünkü. Instagram ; ballrosso X ; pinklilylza Gerçek asker olaylarından ve bilgilerinden bağımsızdır. KURGU GERÇEKLİĞİ YANSITMAZ. Keyifli okumalar! ♥ ♪ Cem Adrian, Dedublüman • Gül 42. AKIP GİDEN ZAMAN Bir Ay Sonra... "Komutanım!" "Komutanım!" diye tekrardan bağırdı asker. Bu sırada bir patlama sesi daha duyuldu. "Efendim asker?" diye bağırdı Yiğit. Koyu mavi gözlerini çevirip askerin bulunduğu alana doğru baktı. Yüzündeki maskeden dolayı sadece koyu mavi gözleri gözüküyordu ve bu gözlerini daha da dikkat çekici yapmıştı. Asker direkt gözlerini komutanına çevirdi. "Komutanım buradan çıkamayacağız." Yiğit gözlerini kıstı. Askere dik dik bakmaya başladı. Bu sırada çatışma sesleri ve patlama sesleri de hiç durmadan devam ediyordu. Diğer askerler hiç durmadan ateş etmeye devam ediyorlardı. "Bana güveniyor musun asker?" dedi Yiğit keskin bir ses tonuyla. Asker hiç düşünmeden. "Her zaman komutanım." "O zaman arkama bak asker." Yiğit kafasıyla arkasını işaret etti. Asker başını yana eğerek arkasına baktığında tepede dalgalanan Türk bayrağını gördü. Yüzünde bir gülümseme oluştu. "İşte bende o al bayrağa güveniyorum, asker. O dalgalandıkça kendime daha çok güveniyorum. Çünkü..." Kafasını çevirip Türk bayrağına baktı Yiğit. İçindeki güven hissi daha da ortaya çıktı. "O benim cesaretim, o benim canım, o benim kanım, o benim memleketim, o benim vatanım, o benim atam." Başını tekrardan askere çevirmeden önce bayrağa asker selamı verdi. "Aslında bana değil. Ona güveneceksin asker. Şimdi hazır olun." Derin bir nefes alarak karşıdaki kayalığa baktı. "Oraya gideceğiz." "Emredersiniz!" diye bir bağırtı koptu. Bütün askerler aynı sertlikle ve nefes nefese bunu söylemişlerdi. Yiğit son kez arkasını döndü. Durmadan dalgalanan al bayrağa baktı. "Seninle övünürüm, senin gölgende hürüm." diye fısıldadı. ᯓ ✈︎ ANKARA SABAH SAATLERİ Askeriyenin içine girdiğim an derin bir nefes aldım. Etrafa bakarak ilerliyordum. Çoğu askerler beni gördüklerinde selam veriyor ve yanımdan uzaklaşıyorlardı. "Afra!" diye bir ses yükseldi arkamdan. Başımı çevirip arkamdaki sesin sahibine baktım. Abidin büyük adımlarıyla yanıma geliyordu. "Afra," Gözlerimi sabır dilercesine kapatıp açtım. "Efendim Abidin?" "Benimki nerede? Gelmemiş yine?" Kollarımı göğsümün üstünde birleştirdim. "Seninki süslenmekten gelemedim. Hem benimki ne be? Düzgünce adını söylesene kızın." Yüzümü ekşittim. Abidin güldü. "Kıskanma canım." "Ne kıskanacağım be!" Arkamı döndüm ve yürümeye devam ettim. Abidin'de yanımda yürüyordu. "Bu arada..." dedi Abidin. "Sen neden geldin?" Yürümeye devam ederken ters ters ona baktım. "O ne demek öyle?" "Senin dinlenmem lazım. Öyle söyledi ya doktor." diyerek beni baştan aşağıya süzdü. Kaşlarımı çattım. "Doktor abartıyor. Yok, benim bir şeyim. Gayet iyiyim... İyiyiz." Son kelimeyi söylerken içim bir tuhaf olsa da artık alışmalıydım. "Neyse, zaten birazdan bizim söylemlerimize dayanamayıp eve geçersin." "Abidin! Çok konuşmada yürü!" diyerek ondan daha hızlı yürümeye başladım. "Öyle hızlı hızlı yürüme! Sonra Yiğit komutanla bizi papaz edeceksin!" diyerek beni uyardı. "Abidin!" diye daha gür bir sesle bağırdım. Tam bu sırada koridorun diğer tarafında dikilen Paya'yı gördüm. Onu görür görmez ise sinirim daha da tepeme çıkmaya başladı. Hormonlardan mi bilmiyorum ama bu adam beni sinir ediyordu. Daha doğrusu yaptıkları ve ağzından çıkanlar beni sinir ediyordu. Bir süre sonra ise görüntüsü de sinirimi bozmaya başlamıştı. Evet, Paya'dan bahsediyordum. Çünkü Paya şu bir ay içinde çok değişmişti. Nedeni pek bilinmez ama resmen çok başka bir adam olmuştu. "Şunun tipe bak! Sıçan!" diye gür sesle konuştu Abidin. Paya bunu duyunca bize doğru başını çevirdi. "Düzgün konuş." dedi. "Konuşmuyorum lan! Gel de konuştur!" Abidin ona doğru yaklaştı sinirle. Paya'da ona doğru adım atığı an araya girdim. "Kendinize gelin!" Onları uyarırcasına konuşunca bir adım geriye doğru çıktılar. "Ben kendimdeyim. Kendin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku