35.SICAK BİR YUVA
Yazar: Rossoball

Gerçek asker olaylarından ve bilgilerinden bağımsızdır. KURGU GERÇEKLİĞİ YANSITMAZ. Keyifli okumalar! ♥ ♪ Gökben • İlk ve Son Aşkımsın 35.SICAK BİR YUVA Birkaç saat önce.... "Hadi kardeşim be! Ne konuştunuz!" dedi Abidin apartmana girdiğinde. Askeriyedeki timi toplamış Yiğit'e haber bile vermeden, Yiğit'in evine gelmişlerdi. Hepsi içeri girdiklerinde asansöre binmek için kısa bir laf dalaşına girdiler. "Yaşlıyım ben biniyim." dedi Arhan. Savaş araya girdi. "Asıl ben yaşlıyım çıkın şuradan zaten gelene kadar başımın etini yediniz." Onu da zorla evine gidip getirmişlerdi. "Tamam, o zaman Arhan ve Savaş binsin zaten sadece onları taşır asansör." dedi Özer. "Beş kişilik yazıyor burada." Semih eliyle asansörün üstündeki yazıyı gösterdi. Abidin güldü. "Savaş'ı iki kişi say. Arhan'da zaten üç kişilik yeri alır." Arhan asansöre girdiğinde gerçekten küçük bir sarsıntı olmuştu ama Savaş takılmadı. "Hadi." diyerek katın düğmesine bastı. Diğerleri de yavaş yavaş merdivenlerden çıkıyordu. Fakat sesleri bütün apartmana dolmuştu. Çıkıp birisi "Ayı mı girdi apartmana?" dese şaşırmazlardı. Abidin önden ilerlerken yanına da Kaan'ı almıştı. Kaan ilk askeriyede işleri olduğu için gelmek istemediğini söylemişti ama Abidin ısrar etmişti. Bu defa ısrarlarının arasına "Afra üsteğmende aynı apartmanda." deyince kabul etmişti Kaan. "Bakın burası Afra üsteğmenin evi. Burası da komutanın. Karşı karşıyalar." dedi Abidin evlerin kapılarını gösterirken. Özer konuya atladı. "Yani baya yakınlar. Her anlamda." Kaan dönüp arkasında kalan Özer'e baktı. Başını salladı. Abidin beklemeden kapıyı çaldı ama karşılarındaki dairede bakmayı ihmal etmiyordu. "Savaş ve Arhan nerede kaldı. Bizden önce gelmeleri gerekiyordu." Özer asansöre baktı. "Kalmasınlar." dedi Semih. Abidin umursamazca. "Yok, yok kalmazlar. Buranın asansörü biraz ağır çalışıyor. İkisi de ağır olunca daha da yavaş hareket ediyordu." Savaş ve Arhan asansör kapısını açtıkları gibi Yiğit'te kapıyı açmıştı. Şaşkınca karşısındaki adamlara baktı. "Ne işiniz var burada?" Abidin "Ne işini var nedir komutanım? Yapmayın.Aşk olsun yani. Gelmeyelim mi? Gidelim mi?" hepsini hızlıca söyledi, bir yandan da botlarını çıkarmış içeriye girmişti. Yiğit kaşlarını çatarak salona ilerleyen, Abidin'e baktı. Diğerleri de teker teker içeri geçince eli kapının kulpunda öylece kala kaldı. Gözleri kapısı kapalı olan karşı daireye takıldı. Yavaşça kapattı gözlerini. Sabır dileyerek kapıyı kapattı ve içeriye doğru ilerledi. Hepsi ayrı ayrı köşelere oturmak yerine koltuğun bir köşesine sığmaya çalışmıştı. Yiğit karşılarına geçti. Çenesini sıkarak ilk baktığı kişi Abidin oldu. "Evet, gelme sebebiniz?" dedi. Arhan atladı hemen. "Burası daha dün benim evimdi. O yüzden gelebilirim." "Bende." dedi Savaş. Onlara hak verircesine başını salladı Yiğit ama diğerlerine anlam verememişti. "Siz?" diyerek diğerlerine baktı. Paya öksürdü ve sesini düzeltti. "Bizi Abidin sürükledi peşinden." Topu hızlıca Abidin'e attı. Abidin ona döndü. "Hemen sattın bizi kardeşim." "Ne yapıyım? Baksana adam sinirlendi habersiz geldik." Abidin başını iki yana salladı. "Komutanım hemen açıklıyorum." "Dinliyorum." dedi Yiğit sert sesiyle. "Şimdi öğrendim ki kızlar toplanmış. Bende dedim bizim bir eksiğimiz yok. Bizde toplanalım biraz konuşalım. Hem şöyle bir aradayız ne güzel. Hem de yeni pilotumuzda bizimle tanışmış olur. Kaynaşırız." "Kaynaşırız?" dedi sorudu Yiğit, kaşlarını yukarı kaldırarak. Abidin başını salladı. Yiğit dişlerinin arasından. "Kaynaşalım, ben seni güzelce kaynaştırayım." dedi tehditkâr bir ses tonuyla. "Neyse geldik artık." Semih konuyu değiştirmek istedi. "Kovmasınız dimi?" diye sordu. Yiğit hepsinin yüzüne baktı teker teker ve Kaan'ın yüzüne bakarken. "Çok isterdim... Ama yapacak bir şey yok. Kalın artık." Birkaç dakika sonra hepsi oturmuş sohbet etmeye başlamışlardı. Abidin ve Özer hızlıca evde olan atıştırmalıkları tabaklara koyduktan sonra salondaki orta sehpaya bırakmıştı. Paya'da güzel bir çay yaptı. "Düğün Çanakkale'de olacak. Aksel'in a…