Ejderha'nın Kızıl Kalbi

Cadının Onayı

Yazar:

Ejderha'nın Kızıl Kalbi – Peri1 kitap kapağı
Ejderha'nın Kızıl Kalbi – Peri1 kitap kapağı

Karanlık, yüksek tavanlı Taht Salonu’nun ortasında yükselen sesler, taş duvarlarda yankılanan öfkeli bir uğultuya dönüştü. Ejderha Meclisi’nin yaşlı üyeleri, siyah ve kızıl pulları ışıkta parıldayan muhafızlar, ateş rahipleri, hepsinin bakışları Elanor’un üzerindeydi. Siyah pullu, kül rengi gözlü ejderha bir adım daha öne çıktı. Meclis’in en kadim ve en bağnaz sesi. “Sözlerin güzel, insan kızı,” dedi, sesi adeta iki kayanın birbirine sürtünmesi gibi kaba ve derindi. “Sevgi ve kader kelimeleri ejderhaların yasalarını değiştiremez. Bir peri, bir insan, bir köle. Ağaç senin kanınla uyanmış olabilir ama bu senin bizim kraliçemiz olabileceğin anlamına gelmez. Ejderha Tahtı’nın yanında duracak olan kişi, alevin özünü taşımalıdır.” Draven’ın göğsünden hırıltılı bir kükreme yükseldi. Elanor’un elini tutan parmakları kenetlendi, kılıcının kabzasını sıktı. “Vaelgor! Haddini aşma!” “Ben yasayı hatırlatıyorum Draven!” diye bağırdı Vaelgor. “Eğer bu kadın senin yanında duracaksa, Ejderha Yasası uygulanır! Ateşin Mihrabı onu yargılayacak!” Salonda derin bir sessizlik oldu. Ateşin Mihrabı Kaleden aşağı, kadim volkanik damarların üzerine kurulmuş, ejderha ateşinin hiç sönmediği o kutsal yoldan geçmek demekti. Ejderha kanı taşımayan, alevin özünü barındırmayan her canlı o mihraba adım attığı anda küle dönerdi. Bu bir evlilik testi değil, bir infaz kararıydı. Elanor, Draven’ın elinin titrediğini hissetti. Draven öfkeyle öne atılacakken Elanor onun kolunu tuttu. Draven ona baktı; gözlerinde ilk defa saf bir korku vardı. “Yapma,” diye fısıldadı Draven. “Seni o ateşe atmam. Tüm sarayı yakmam gerekse bile seni bu sınava sokmam.” Elanor, Draven’ın yüzüne baktı. Bileklerindeki izler sızlamıyordu artık. İçinde, göğsünün tam ortasında garip bir sıcaklık yükseliyordu. “Draven,” dedi Elanor sakince. “Beni kaderin önüne sen çıkardın. Kaçmayacağım sensiz olmaktansa senin için ne gerekiyorsa yapacağım.” Taht Salonu’nun altındaki Kadim Mihrap Salonu’na inildi. Devasa yarıkların arasından yükselen saf, kızıl ejderha alevi, iki tarafı uçurum olan dar taş bir köprüyü kaplamıştı. Ateşin sıcaklığı daha yaklaşmadan insanın derisini yakacak kadar güçlüydü. Ejderha Meclisi köprünün etrafında dizildi. Draven köprünün başında duruyordu, kasları gerilmişti; Elanor’a en ufak bir şey olduğu an ateşe atlamaya hazırdı. Elanor çıplak ayaklarıyla taşın soğukluğuna bastı. Ateşin Mihrabı’na doğru bir adım attı. İlk adımını attığı an, kalbindeki o derin sıcaklık dışarı doğru patladı. Sarayın üstündeki Kadim Ağaç nefes aldı. Ağacın devasa kökleri, kale duvarlarının içinden süzülerek Mihrap Salonu’nun tavanından aşağı doğru sarmallar çizerek uzandı. Ağaç’ın köklerinden dökülen altın rengi, parıltılı bir ışık tozu, tam Elanor’un ayaklarının basacağı alevlerin üzerine dökülmeye başladı. Kızıl ejderha alevi ile Ağaç’ın altın ışığı temas ettiği anda efsane tekerrür etti. Alevler sönmedi; fakat ışık, alevlerin tam üstünde şeffaf, parıldayan, dokunulabilir bir halı gibi serildi. Ateş, ışığın altından akmaya devam ediyor ama Elanor’a dokunamıyordu. ateş ve ışık birbirine sarılmış, Elanor için kutsal bir yol oluşturmuştu. Elanor, alevlerin üzerindeki o ışıktan halıya adımını attı. Çıplak ayakları ışığa değdiğinde ne bir yanık hissetti ne de acı. Sadece derin bir sıcaklık ve huzur... Salondaki tüm ejderhalar, rahipler ve Meclis üyeleri nefeslerini tuttu. Homurtular kesildi. Bakışlar kirden, kibirden ve şüpheden sıyrılıp derin bir dehşet ve hürmete dönüştü. Kadim Ağaç, bir insanı, bir periyi kendi özüyle koruyordu. O sadece bir peri değil; Ağaç’ın ve Ejderha’nın yaşam döngüsünü bağlayan kadim halkanın kendisiydi. Elanor yolun sonuna ulaşıp geri dönüp, meclise baktı. Işıktan halı arkasında yavaşça çözüldü ama alevler bile artık ona boyun eğiyor gibiydi. Tam o sırada salondaki gölgeler koyulaştı. Köhne, eski bir asa sesi taşlara vurdu. Tık. Tık. Tık. Meclisin arka sırasından, dumanların içinden yaşlı, cübbesi zamanın tozuyla kaplanmış kadim bir cadı, bir Bilge belirdi. Yüzü kırışıklıklarla…

Bölümün tamamını WritePad'de oku