1. Yumurta-1
Yazar: MaysaBerran

Daha önce yazarken bıraktığım notlara dokunmayacağım. Çünkü çoğu bölümü yazarken ki ruh halimi yansıtıyor 😅 *** Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm kurgularımdan biri. Nihayet cesaret edebildim. Kalemim henüz çok güçlü değil. Bu yüzden hatalarım olabilir. Gördüğünüz hataları söylerseniz değiştirmeye çalışırım. Şimdiden okuduğunuz için teşekkür ederim. NOT: İlk bir kaç bölüm geçiş gibi olacaktır. Karakter analizlerini birden değil zamanla anlatacağım. *** Rüzgar tüm şiddetiyle eserken karanlık çöken ormanda ki tek ışık dolunayın yaydığı zayıf ışıktı. Bulutlar dolunayın önünü kapamış, bu uğursuz geceyi daha çekilmez kılıyordu. Hızlı birbiri ardına koşan adımlar ormanın sessizliğini bıçak gibi kesiyordu. Sessiz olması gerekiyordu ama canı bacaklarına bağlı iken sessiz adımlar atması mümkün değildi. Adam elindeki yumurtaya hazineymiş gibi sarılmış, ölümden kaçmaya çalışıyordu. ''Biraz daha, az kaldı.'' kendi kendine mırıldandığı sözler bedenine dayanma gücü vermesi içindi. Bir an önce bu lanet yerden kurtulmalıydı. Ellerinin arasındaki bu yumurtayla tabi ki! Bu onun hayatını kurtaracaktı. Neden bu kadar değerliydi bilmiyordu ama bu önemli değildi. Önemli olan karşılığında alacağı altınlardı. O, ona verilen görevi yerine getirmiş ve yumurtayı almıştı, aslında çalmıştı. Artık tek yapması gereken yumurtayı, garip görünümlü o kişilere teslim etmekti. Basit bir plandı, yumurtayı al ve kaç. Fakat hiçbir şey istediği gibi gitmemişti. Tamam kabul ediyordu, ilk başta her şey kusursuz gidiyordu, şüpheli derecede kusursuzdu, ta ki fark edilene kadar. O lanet adam dedikleri kadar vardı. Onu nasıl fark etmişti? Bu imkansızdı. Şimdi neden yumurtanın korunmasız bir şekilde açıkta öylece durduğunu anlıyordu. Yumurtanın sahibi bu kadar yetenekli ve tehlikeliyken neden ayrıca bir korunmaya ihtiyaç duysun ki? O büyücü fark edilmemesini garanti etmişti ama nasıl olduysa ona verdiği kolye işe yaramamıştı. Buradan kurtulduktan sonra o büyücüye hesabını soracaktı. Arkasından gelen seslerle içinden fısıldadı, 'Tabi kurtulabilirsem!' Düşüncelere dalmış kendi kendine tartışırken duyduğu sesle dikkatini tekrar bulunduğu duruma verdi. Şu anda bunları düşünmenin vakti değildi. Beynine değil, ayaklarına ihtiyacı vardı. ''İlerde yakalayın onu.'' artık sesler çok yakından gelmeye başlamıştı. Adam yakalanacağından korkmaya başlamış adımları birbirine karışıyordu. Bir çıkar yolu bulmalıydı. Ama nasıl? Onu kovalayanların ejderhaları vardı. Ejderha! Nasıl kaçacaktı? Bulunduğu yer, diyarın en güçlü klanlarından biriydi. Etrafına kısa bir göz attı. Sol tarafta bir nehir vardı. Nehire girse şansı olur muydu? Denemekten başka şansı yoktu yoksa bu şekilde yakalanacaktı. Tam sol tarafta nehire doğru gidecekken yanından geçen alev topuyla son anda sağa doğru yöneldi. Lanet ejderhalar! Kaçmasaydı küle dönecekti. ''Nehre girmesin dikkat edin.'' Sahn liderine bakarak yüzünü buruşturdu. Çok öfkeli duruyordu. Nasıl öfkeli olmayacaktı ki? Adamın bölgesinden yumurtasını çalmışlardı. Hemde Ejderha Lider'inin bölgesinden. Bu büyük bir felaketti! Sahn, liderinin emriyle hızla sol taraf yöneldi. ''Nehir kısmı bende, onu ben engellerim.'' Sahn, ejderhasına işaret verdi ve sol tarafa ateşten bir duvar ördü. ''Sağ tarafa gidiyor. Yakalayın artık onu. '' Ahon arkasına baktı ve tekrar emir verdi. Kendi kalesinden, bölgesinden ona ait bir şeyi nasıl çalmaya cüret ederlerdi. Hemde ejderha yumurtasını. Kara Ejderha yumurtasını. ''Liya yüksekten uç, Khan sağ tarafa, Dora sol tarafa, Umur sende Liya ile beraber uç.'' liderlerinin emirleri ile herkes belirtilen konumlara geçip takip pozisyonu aldılar. ''O yumurta bana ait. Getirin onu bana.'' artık sinirleri son raddedeydi. O adamı ele geçirdiğinde ölmek için yalvaracaktı. Ona ait olan bir şeyi nasıl çalma cürretini gösterirdi. Damarlarında akan kan kaynamaya başlamıştı. Ormanda hızla kaçmaya çalışan adam artık bitmek üzereydi. Liderin sesini duyacak kadar yaklaşmışlardı ona. Nefes nefese daha sık ağaçların olduğu tarafa doğru yöneldi. Etrafı sa…