Eğer Olsaydı

18. Bölüm - SON

Yazar:

Eğer Olsaydı - Ayşe İlhanlı kitap kapağı
Eğer Olsaydı kitap kapağı

"İçinde hâlâ acıyan bir yer vardı, ama iyi şeyler vaat eden bir acıydı bu, tamamen kapanmadan önce kabuk tutarken yanan yaralar gibi sıcak, ama yumuşak bir acı." Stefan Zweig 💬 Geçmiş Sarı saçlarını topladı ve arkadaşıyla konuşurken kıkırdadı. İlayda, daha ofisteki işine başlayalı bir hafta olmasına rağmen Toygar ona dalarken buluyordu kendisini. Bu kızın nesine kapıldığını anlayamıyor, kapılacak kadar iyi tanıyamadığının farkına varmak afallatıyordu onu. "Toygar?" Burak, sandalyeyi çekip otururken arkadaşının baktığı sarışın kadına çevirdi bakışlarını. "Bu okulun ilk günü sana bakan kadın değil mi?" Tekrar arkadaşına baktı. "Sen niye bakıyorsun ona?" "Bilmiyorum." Bakışlarını ayırıp masanın üzerinde duran telefonunu açtı. "Bilmiyorum." Diye tekrarladı. Onun sakarlıklarından şimdiden illallah etmişti, yine de bu özelliği bile ona özelmiş gibi geldiğinden bir yandan hoşuna gidiyordu. "Ona kapılıyor musun yoksa?" Toygar, başını sağa sola salladı. Kimseye kapılmak falan istemiyordu. "Hayatına bakmana sevindim. Lisedeki gibi tek tabanca takılacaksın diye ödüm kopuyordu." Toygar, kaşlarını çattığında Burak hafifçe güldü. "Tek tabanca olsam da olmasam da sana ne?" İnsanların yalnızlığı abarttığını düşünmüştü daima. Yalnızlığın güzel yanları olduğunu tecrübe etmişti. Sessizlik en sevdiği yanıydı mesela. Kimseden sorumlu olmama hissi, bir tek kendine adamak kendini... "Kardeşim, anca beraber kanca beraber." Elini Toygar'ın omzuna attı ve omuzlarını sarstı. "Seni bir kadın için yalnız bırakmamam için kendi kadınını bul." "Kendi kadının mı? Sen cidden milattan önce falan mı kaldın? Kendi kadınımı eve falan da bağlayayım mı? Köpek mi bu?" "Lafın gidişi o." Toygar elini alnına çarptığında Burak sırıtışını silmedi. Toygar'ın sinirini bozmak için atasözlerini ve deyimleri tamamen ters bir şekilde kullanıyordu, ve bu onu deli ediyordu. Toygar kafası karıştırdıkça, yanlış anlamlarla kullanılan bu sözleri farkında olmadan kitabına dahil ediyordu. Bu yüzden her yanlış kullanıldığında Toygar'ın sabrı tükeniyordu. "Senin Türkçe öğretmeninin..." Küfrün devamını getiremedi. İlayda, sandalyesinden kalkarken kendi ayağına takılıp büyük bir gürültüyle yere düştüğünde kafeteryadaki tüm bakışlar onu buldu. İlayda, utanç içinde yerden kalkarken başını masaya çarptı ve üzerindeki içecekleri devirdi. "Okulun ilk zamanları için hiç iyi bir adım-" Burak, konuşmanın devamını getiremeden Toygar, oturduğu yerden kalktı ve sandalye geriye doğru gürültüyle düştü. Birkaç bakış ona çevrilse de İlayda'ya bakılan bakışları üzerine çekememişti. Burak'la kendi telefonunu aldı ve masayı devirdi. Kafeteryada herkesin dikkatini çeken gürültünün ardından bakışların hedefi bu kez Toygar olmuştu. İlayda, çıkan gürültünün kaynağına doğru döndüğünde Toygar'ı gördü. Onun önünde devrilmiş bir masa ve yerde yuvarlanmış bir sandalye duruyordu. Toygar, onun aksine utanmış gibi görünmüyordu. Yerden kalktığında Toygar'ın dudaklarını kıvırır gibi olduğuna yemin edebilirdi. Masayı düzeltip arkasını dönüp kafeteryadan çıktı. İlayda, kalp atışlarının hızlandığını hissetti. Bütün bakışlar onun sayesinde onun sakarlığına şahit olmamış gibi Toygar'a dönmüştü ve İlayda, sakarlığı için utanmasına gerek kalmamıştı. Kafeteryadan koşarak çıktığında Toygar'ı koridorda ilerlerken gördü. "Toygar?" Toygar'ın adımları dururken omzunun üzerinde bakışlarını İlayda'ya çevirdi. Onu utanmaktan kurtarmasına rağmen yanakları kızarmıştı. Toygar, onun tam karşısında duran ve dudakları hareket eden kadını duyamıyordu. Onun sesini değil, kalp atışlarını duyuyordu artık. Birdenbire hızlanan, göğsünde yankılanan, neredeyse kulaklarına vuracak kadar şiddetli bir ritim. Derin bir nefes aldı ama bu basit bir hareket bile yetmiyordu sakinleşmesine. "Toygar?" diye seslendi İlayda, Toygar ona odaklanmak için etrafına bakındı. "Teşekkür ederim. Masayı bilerek devirdiğin ve beni utançtan kurtardığın için." "Seni kurtarmadım." Gözleri tekrar onun mavi gözleriyle kesiştiğinde aklı bulandı. "Aynı ofiste çalışınca sakarlığ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku