Ebedi Sanrı

2.DÜŞ

Yazar:

Ebedi Sanrı - Rümeysa kitap kapağı
Ebedi Sanrı kitap kapağı

-2.Düş- BEN KİMİM? Yaşıyorum. Artık, tam anlamı ile. Belki hiçbir şey hatırlamıyorum, belki hiçbir şey bilmiyorum ama yaşıyorum. Sabah ne zaman, akşam ne zaman biliyorum. İsmimi, görünüşümü biliyorum. Yemek yiyor, duş alıyorum. Ve en önemlisi, bir duvar köşesinde düşünmeye mahkum değilim. Bir şeyler yapıyorum. Ne yapmam gerektiğini düşünüyorum çünkü bir şeyler yapmalıyım ve yapabilirim. Peki gerçekten ne yapmalıydım? Bundan emin değildim ama en azından önümdeki bir sürelik zamanı düşünmüşsem zamandan korkmayı kesebilirim. Ve ben yapmam gerekenlerin arasında ilk sıraya kim olduğumu öğrenmeyi koymuştum. Nasıl biri olduğuma ise zaman karar verecekti. Ah... zaman dan nefret ediyordum. Banyodan çıktığımda Yektayı odada görememek beni biraz korkutmuştu, hayır aslında onu görememek değil, yalnız olmak kabul etmek istemesem de bir an ürkmeme sebep olmuştu ve bende kendimi odadan dışarı atmıştım hemen. Gördüğüm çoğu odaya girsem de kimseyi bulamamıştım ve sonunda bulduğum merdivenler derin bir nefes almamı sağlamıştı, aslında ev gerçekten sade ve şıktı ama fazlasıyla büyüktü de. Aşağı inerken aynı zamanda ne düşünmem gerektiğini düşünüyordum. Evet, tam olarak ne düşünmem gerektiğini. Oradan çıkmış olsam bile hala orayı ve oradaki nedenleri düşünmeden edemiyordum. Bir yandan da Yekta benim abim idi, en azından biyolojik olarak ve bunun hakkında ne düşünmem gerektiğini bilmiyordum. En azından kafamda dolanıp zihnime çığ gibi biriken soruların bazılarının cevabı onda olabilirdi. Belki de tüm sorularımı kendime sormayı bırakıp, cevap verebilip veremeyeceğini umursamadan onunla konuşabilirdim? Belki de ben bu yalnızlık bataklığının içinde batmaya mahkum değildim. Ona güvenebilir miydim, bilmiyordum ama sanırım zihnimdeki soruları onunla da paylaşabilirdim. Buna ihtiyacım vardı... zihnimdekileri biri ile paylaşmaya. “Kendinden başkasına güvenmek mi? Sakın Sara, sakın.” Arkamdan yükselen fısıltı ile duraksadım. Ben mi düşünüyordum bunu? yoksa o mu? “Bazen kendine bile Sara, bazen kendine bile...” sırtımdan bir ürperti geçti, ne dediğini anlamamıştım. Ayrıca bana ilk defa ismimle hitap etmişti... o? Ölüm fısıltısı. Ölümü bekleyen bir fısıltı gibi zihnimin içinden ben ne olduğunu dahi anlamadan gerçekliğime süzülüyordu. Ondan korkuyordum. Ölmek istemiyordum, o da öyle. Ölmeyi hiçbir zaman istememiştim, istemeyecektim. Bana ismimle daha önce hitap edemez miydi? O, benim ismimi hep biliyor muydu yoksa benimle beraber mi öğrenmişti. Bu fısıltılar benim etrafımda olan biten her şeyi, her zaman biliyorlar mıydı? Bu fısıltılar benim zihnimin içindeki küçük çığlıklarım değil miydi? “Sus Sara. Sus. Onlar gerçek değil ki, neyi düşünüyorsun” diye fısıldadım kendi kendime ve kıkırdadım. Cidden onlar gerçek değildi, benim düşüncelerimdi sadece, neyine kafa yoruyordum ki gerçek olmayan fısıltılara. Onlar zihnimin içindeki fısıltılardı sadece, benim fısıltılarım yani. İyi de ben onunla aynı fikirde değildim ki çoğu zaman... o, benim kafamı karıştırıyordu. “Düşünme” diye fısıldadım kendi kendime ve son basamağı da indim. Büyük ve yuvarlak ilerleyen merdivenlerden iner inmez karşımda upuzun bir koridor beni karşılamıştı. Derin bir nefes alarak küçük adımlar ile ilerlemeye başladım büyük, yüksek ve geniş hol de. Holün tam ortasına gelince sağımda bahçeye açılan kapıya doğru giden kısa hol kalıyordu, bunu ilk uyandığımda fark etmek isterdim, böylece 2. kattaki camdan direk bahçeye atlamak zorunda kalmazdım. Bahçe duvarından çıkmak için tırmandığım ağacı ve o yüksek duvardan aptal gibi bir anda kendimi bırakmama değinmiyorum bile. Evet, bileğim de 2. kattan atlayınca burkulmuştu. “Dış kapıyı aramak yerine direk pencereden atlayanı da ne bileyim” diye mırıldandım kendi kendime. Gerçi dış kapıyı ararken birileri ile karşılaşabilirdim. Ama pencereden atlamak da... “tamam. Sus” Derin bir nefes al ve tut Sara. En azından sadece biraz... Kısa bir süreliğine de olsa... tut. Düşünmemeye çalışarak sol tarafımdaki kapısı açık odaya girdiğimde buranın kocaman bir salon old…

Bölümün tamamını WritePad'de oku