Ebedi Sanrı

0.Düş

Yazar:

Ebedi Sanrı - Rümeysa kitap kapağı
Ebedi Sanrı kitap kapağı

-0.Düş (Giriş bölümü)- İLK UYANIŞ Aciz mi sanırsın kendini? Hiç görmedin mi kelebeği. Siyah bir boyayla kaplı o kavanozda, düşünceleriyle çırpınmaktan başka çaresi olmayan o kelebeği... Bazı anlar vardır, kişinin ölmeyi dileyecek kadar acı çektiği zamanlar. Evrene ölmek için yalvardığı zamanlar. Bu anlar bedenin veya ruhun acıya katlanamadığı zamanlardır, belki her ikisinin de. Ve ben, bu anların tümünde yaşamak için savaş vermiştim. Yaşayıp bana bunu yapanları ölmek için yalvartmaya ant içmiştim. Ben ölmek için yalvartmaya çalıştığınız her an yaşama tutunmak için evrene yalvarmıştım, kendime yalvarmıştım. Ve şimdi ben, ruhu enkaz bir bedenken, siz nefes alan zavallı birkaç cesetten farksızsınız . ••• Nefes al... tut ve geri verme. Tut ve asla geri verme. Nefesinle beraber düşüncelerini de tut. Gözlerini kapat, kapat ve asla geri açma. Göz kapaklarınla beraber düşüncelerini de kapa. Çığlık at... çığlık at ve asla durma. Öyle bir çığlık at ki, çığlığın her saniye seni delirmeye bir adım daha yaklaştıran düşüncelerini de yutsun... Göz kapaklarımı yorgunluktan dolayı aralayamıyordum. Az önce bir krizden çıkmıştım. Yani, çıkmış mıydım, emin değildim. Sanki sürekli bir krizin içindeydim, sanki ben tamamıyla bir krizdim. Peki eğer bir kriz geçirip bu krizden çıktıysam bu ne zaman olmuştu? Az önce...? Az önce ne zamandı? “şhh” Nefes al...tut, tut ve düşün. Düşün ve delir, delir ve... “Delir ve ne!?” diye bağırdım hıçkırıklarımın arasında “bilmiyorum, hiçbir şey.” Fısıltım dudaklarımın arasından dökülüp bom boş odada hafif bir yankı yaptı. Beynim, düşüncelerim zaman kavramını tamamıyla yitirmişti. Sadece gözlerimi açmıştım ve buradaydım işte, hiçbir şey yokmuş gibi, öylesine. Kim olduğumu düşünmek... bu tam anlamı ile bir krizdi. Zaten uyandığımdan beri düşünmekten başka bir şey yapmıyordum, ne yapabilirdim ki? Kim olduğumu, nerede olduğumu, zaman kavramını, ne zamandır uyuduğumu, hafızamı yitirip yitirmemiş olduğumu ve daha sayısız bir sürü şeyi sorgulamak dışında? Bu altı duvarın arasına hapsolmuş gibiydim. Bu, küçük sayılabilecek beyaz fayanstan oluşan odada, benim sol çaprazımda kalan, her yer gibi bembeyaz olan kapıdan başka bir şey yoktu. Uyandığımdan beri dizlerimi kendime çekmiş, kafamı dizlerime yaslamış bir şekilde oturuyordum. Bedenimin ağırlığını hafifçe sağımdaki duvara vermiştim aynı zamanda. Oturduğum köşede yer yer kurumuş kanlar vardı ve evet, 6 duvar. Sağımda, solumda, önümde ve arkamda olan duvarlar gibi fayanstan olan üzerimdeki, çatı adlı duvar ve benim üzerinde durduğum, yer adlı duvarı da sayarsak. Tam tamına 6 duvar. Her yer duvardı, duvardan başka bir şey yoktu. Ah bir de kan... Her yer kandı, sebebini bilmiyor veya hatırlamıyordum ama benim kanımdı sanırım. Vücudum ilk uyandığımda deli acıyordu, şu an kanayan bir yaram olmasa da bedenimin her yeri çeşit çeşit yaralarla doluydu. Bunlar ne zaman olmuştu, bilmiyordum. Bu acıyı bana kim yaşatmıştı, bilmiyordum. Bu yaraların bedenimde olmasını sağlayacak kaç çeşit işkence görmüştüm ben? Derin bir nefes verdiğimde gözlerim tekrar beyaz, laboratuvar kapısını andıran kapıya çarptı. Diğer düşüncelerimin arasında, kapıyı açmayı deneme düşüncesi aklıma yeni yeni gelince halsiz, hissiz bir şekilde yavaş yavaş ayağa kalktım. Ağlamayı ne zaman bırakmıştım? Daha az önce dudaklarımdan benden bağımsız çıkan hıçkırıklarımla, çığlık çığlığa, delicesine ağlamıyor muydum? Az önce...? Az önce miydi? Ne kadar zaman geçmişti ki? Az önce tam olarak ne kadar zaman öncesiydi!? “Düşünme... düşünme... düşünme...” Nefes al... Tut ve geri verme. Nefesinle beraber düşüncelerini de tut. Sadece... sadece düşünme. Tamam. Kapıya doğru çıplak ayaklarımla, soğuk zeminde minik adımlarla ilerlemek biraz ürkütücüydü. Evet, bu. Bunu düşün. Şu an her ne yapıyorsan onu düşün. Daha fazlasını değil. Sadece yaptığın şeye odaklan. 1, 2, 3, 4... 5. adımım havada kalırken sol ayak bileğime bir şey takılması ile tökezledim. Kaşlarım çatılırken yutkunarak arkamı döndüm. Sol ayak bileğime takılı demir, bir zin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku