Duyulmayan Sözler

|| DS - 4 ||

Yazar:

Duyulmayan Sözler - Ayşe İlhanlı kitap kapağı
Duyulmayan Sözler kitap kapağı

Bir emoji bırak <3 DUYULMAYAN SÖZLER 4. Bölüm ♫ Basketbolda öğrendiğim bir şey varsa o da adrenalinin insanın içindeki tüm gücü açığa çıkartmasıdır. Gücü açığa çıkaran yalnızca adrenalin değildir. Beraber oynadığın takım arkadaşlarının da katkısı olur. Şu an sahnede beraber olduğum dört kişiden alıyordum gücümü. Bu yarışmayı kazanmak için beşimizin birbirine kenetlenmesi gerek ve sanırım bunu başarabildiğimizi anlamak için yarışmanın başlamasına ihtiyacımız var. Baterist Arda ♫ "Ben olamam." Dört adımda geçilen koridorda yürürken annem mutfakta getirdiği yemekleri yerleştiriyordu. "Sahneye çıkamam ki." "Artık kocaman kız oldun. Tabi ki çıkabilirsin." "Anne." İtiraz dolu sesime aldırmadan göz ucuyla bana bakıp gülümsedi. "Hobi istemiyor muydun? Ne güzel işte. Cenk'e de yardımcı olursun. Çocuğun elindeki tek şey müziği. Yardım et ne olacak ki?" "Sahnede kusabilirim. İnsanlar bana bakıp gülüşebilir. Hatta konuşabilir." Annemin hareketleri duraksarken bakışları yüzümde gezinmeye başladı. "Çocukken yaptıkları gibi." "Ece." Elindeki işi bırakıp bana yaklaşıp yanağımı okşadı. "O insanlar aptallar." "Biliyorum. Yine de sana ve bana yaptıklarını unutamıyorum. Üzerine o sahne olayı eklenince..." Şimdiden nefesim kesiliyordu. Bundan nefret etsem de kontrol edemiyordum. Daima sözleriyle insanların hayatını mahveden o dedikoducu kadınlar ve adamlar kazanıyordu. "Orada daha küçüktün." "Ruhumun çocuk olduğunu söyler durursun." Dudakları kıvrılırken yanağımı sıkarak başımı sağa sola salladı. "Benim minik çocuğumsun. Daima." Başımı sallamaya ara verip yanağıma öpücük kondurdu. "O konuşanları asla susturamayız. Yine de onları dinleyip dinlemeyeceğimizin kararını biz veririz." "Sen konuşunca her şey kolay görünüyor." "Çok kolay kızım. Sen dünyanın en mükemmel insanı da olsan konuşan konuşacak. Çünkü her şey," Şakağını işaret etti. "Olmayan beyinlerinde mi?" "Ben öyle demeyecektim ama seninki duruma daha uygun sanırım." Elini uzaklaştırıp mutfağa girdi ve işine devam etti. "Cenk'e şu tatlıyı götür." "Hayır." "Ecem." Dedi annem sabrı her an taşacakmış gibi. "Olmaz anne ya. Bana sahnede yapacaklarımızı anlatmaya başlayacak. Kusmayı geçtim bayılacağım bak." "Ecem." Odama koşuşturdum. Sahne düşüncesiyle bile bu denli dehşete düşüyorsam gerçek sahne de ne halt yapacaktım ki? Rezil olacağım. Kesinlikle reprezil olacağım. Reprezil mi? Öyle bir kelime yoktu bile. Sahne fikri bile tüm sistemimin çökmesine neden oluyordu. Telefonum titrerken dudaklarımı ıslatıp sakinleşmeye çalıştım. Yatağa bağdaş kurarak yerleştiğim sırada telefonun ekranı yanıp sönmeye devam ediyordu. Telefonu açıp ekrandaki bildirimlerden birine tıkladım. Sınıf grubundaki ödev muhabbeti şu an umurumda bile değildi. Arda: Krakere ihtiyacın var mı? Arda: Cenk acil bir duyurudan bahsetse de bizimkiler ders biter bitmez gitmek zorunda kaldı. Öğle arasının son dakikalarında yetişmiştik okula. Derslere girmekten bir türlü toparlanıp konuşamamışlardı. Yarın benim idam fermanımı imzalayacaklardı. Abartma Ecem. Teklif eden sendin. Ağzımdan kaçmıştı. Arda: Gerçekten solist mi olacaksın? Bana yazdı. Mesajı görünce şaşırdım doğrusu. Ecem: Şarkı söyleyemem diye mi? Arda: Hayır. Sahnelere öcü görmüş baktığın için. Arda: Seni tehdit ediyorsa söyleyebilirsin : ) Dudaklarımı kıvırdım. Göğsümdeki kaygı dolu o baskı hafifledi. Parmaklarım tekrar ekrandaki klavyede gezinmeye başladı. Ecem: Benim kararım. Arda: Aması gelecek gibi hissediyorum. Ecem: Ama milisaniyeler içinde pişman olmuş olabilirim. Ecem: Cenk'i çok seviyorum ama sahneden nefret ediyorum. Arda: Bunu onunla konuştun mu? Ecem: Hayır. Bu yarışmanın 18 yaş altı için son şans olduğunu biliyorsun. Seneye giremeyecek ve bir daha böyle bir şansı, ne zaman elde eder bilmiyorum. Ecem: Cenk, benim yalnızca arkadaşım değil. Kardeşiz biz. Birkaç dakika sahneye katlanabilirim. En azından yarışmadan önce sahne sevgimi arttıracak bazı yollar bulsam hiç fena olmaz. Başucumdaki perdeyi çekiştirip Cenk'in odasına dair süzülen o ışığa baktım. Muhtemelen her za…

Bölümün tamamını WritePad'de oku