Duyulmayan Sözler

|| DS - 17 ||

Yazar:

Duyulmayan Sözler - Ayşe İlhanlı kitap kapağı
Duyulmayan Sözler kitap kapağı

Bir emoji bırak <3 DUYULMAYAN SÖZLER 17. Bölüm ♫ Sessizleşti. Onu duyamayacağım kadar sessizleşti. Hiçbir sessizlik onunki kadar gürültülü hissettirmemişti. Arda ♫ Arda "Durum kötü." Tarık sandalyeyi çekip oturdu. Kütüphanede çalışacak masa sayısı sınırlı olsa da okuldaki öğrenci sayısına rağmen yarı yarıya dolmamıştı bile. Yılın son sınavlarına hazırlanmak için kütüphaneye gelmiş olsam da bakışlarım üç masa soldaki Ecem'deydi. Sessizdi. Kütüphanenin sessizliğinden çok daha dipsiz bir sessizlikti bu. Konuşuyordu; sohbetlere katılıyordu da. Gülümsüyordu; dudaklarındaki tebessümler asla gözlerine ulaşmadan yapıyordu bunu. Kendini derslere ve beraber yaptığımız müziğe vermişti; ikisi arasında mekik dokuyorken zihnindeki her şeyden kaçıyordu. Ona ne olduğunu hiçbirimiz bilmiyorduk. Cenk'e bile anlatmıyordu. Buna en az bizim kadar Cenk de şaşkındı. Tek bildiğimiz haftalardır annesiyle karşılaşmaktan kaçınması ve Cenk'in evinde vakit geçirmesiydi. "Esprilerime babamın eşi de aynı yapmacık gülüşle karşılık veriyor. Acaba baş aşağı sallandırıp beynine kan gitmesini mi sağlamalıyız?" Gözlerimi devirip önümdeki notlara baktım. Çoğu zaman antrenmanlarda olduğumdan sınıftaki hocaların bol sözlü notlarıyla çalışmadan geçebiliyordum. Basket maçları artık bu dönemlik bittiği için bolca vaktim kalmıştı. Bizimkiler ders çalıştıklarından bu vakti onlarla çalışarak geçirmek mantıklı bir yol gibi görünüyordu. Ecem'i görmek için en mantıklı yolum buydu. "Onun üzerine fazla gitmemeye çalış Tarık." Yandan ona baktım. "Hilal gibi delirip kendine gelen bir karakterde değil. Fazla hassas." Kaşları hafifçe yukarı hareketlendi. "Fazla dikkatlisin." "Öyleyim. Şimdi sus da şu testi çözeyim." Soruyu okurken yarısında başımı kaldırıp Ecem'e baktım. Yanağını kitaplarına yaslayıp gözlerini kapatmıştı. Onun sorununu bilmemek dikkatimi dağıtıyordu. Kütüphanenin sessizliğiyle beraber, zihnimdeki soru işaretleri yankılanmaya başlamıştı. "Onu kendisine getirecek bir plana ihtiyacım var." diye mırıldandım. "Ne?" dedi Tarık merakla. Sandalyeden kalktım. Kitaplarımı toplarken Tarık'ın meraklı bakışları bir an olsun benden ayrılmıyordu. "Kalk, bana yardım et." Okul üniformasının yakasından tutup oturduğu yerden kaldırdım. "Patates çuvalı mıyım lan ben? Bıraksana." "Hadi." Kütüphanenin çıkışına yöneldim. Planım Ecem'in neşesini yerine getirecekti. Yani umarım getirirdi. ♫ Ecem Şarkı sözlerinin üzerinden tekrar tekrar geçerken alt dudağımı kemiriyordum. Yarışmayı kazanmak için birbiriyle uyumlu kelimelerimiz olmalıydı. O yarışmayı kazanıp buralardan gitmem için son düzenlemelerim de bitmişti. Diğerlerine göstermeli, beğenip beğenmediklerine dair geri dönüş almalıydım. Tabletin ekranını kapattım ve bahçedeki kalabalığa bakındım. Sınav haftası yüzünden okul tıklım tıklımdı. İçeride ders çalışmaktan ve girilen sınavların baskısından kurtulmaya çalışan çoğu kişi, nefes almak için kalabalığa karışmıştı. Benim bahçeye kaçış nedenim zihnimdeki sesi bastıracak kadar gürültülü olmasıydı. Yorgundum. Üniversite sınavından veya provalarımızın yarattığı bir yorgunluk değildi. Zihnimde durmak bilmeyen bir film oynatılıyor gibiydi. Çocukluğumdan bu anıma kadar yaşanmış her şey başa sarıp duruyordu. Annem yüzündendi. Onu görmeyeli birkaç hafta oluyordu. Sürekli Cenk'in evinde kalamadığımdan mecburen eve geri dönüyordum. Annem benimle konuşmak için ısrar etmesin diye ders çalışmaya ağırlık vermiştim. Dersimi bölmeye cesaret edemiyordu. Belki de artık konuşmaya cesareti yoktu. Derin bir soluk alıp başımı sağa sola salladım. Bana doğru gelen Arda'yla her şey sessizleşti. Kocaman gülümseyerek yanımdaki boşluğa attı kendini. "Selam." "Selam." Dedim. Onun yüzündeki gibi neşeli bir gülüşü dudaklarıma zar zor yerleştirebildim. Beni konuşmaya zorlamayan tek kişi oydu. Ne olduğunu merak ettiğini gözlerinden görebiliyordum. Yine de sormuyordu. Beni, benimle bırakıyordu. Sessiz kaldığımda yanımda sessizce yemeğini yiyordu. Sessizliğimin nedenini bilmiyor olsa da sesimi duyuyormuşçasına üzerime gel…

Bölümün tamamını WritePad'de oku