Duyulmayan Sözler

|| DS - 13 ||

Yazar:

Duyulmayan Sözler - Ayşe İlhanlı kitap kapağı
Duyulmayan Sözler kitap kapağı

Bir emoji bırak <3 DUYULMAYAN SÖZLER 13. Bölüm ♫ Yarışmayı kazandıktan sonra okuldaki her bir öğrencinin, öğretmenin, çalışanın bakışlarında taktir var. İstanbul'daki yarışma için beni teşvik eden bu. Arkadaşlarıma güvenirken birilerin de bizim müziğimize güveniyor oluşu, garip bir tatmin hissettiriyor. Cenk ♫ "Anne ben çıkıyorum." Saçlarımı salık bırakmış iki yandan tel toka yardımıyla tutturmuştum. Üzerimde takımın rengi olan yeşil basket formasını andıran kapüşonlu ve uzun kollu bir tişört vardı. "Süslendin mi sen?" "Hayır. Her zamanki halim." Ceketimi üzerime geçirip ayakkabılarımı giyerken mutfaktan çıktı. Beni inceleyen bakışları memnuniyetle dudaklarını kıvırmasına neden oldu. "Yanakların al al olmuş." "Duştan çıktım anne. Biliyorsun yüzüm kızarır." "Saçların güzel görünüyor. Sürekli topladığın için açık saçlı halini unutmuşum resmen." Bana yaklaşıp saçımı okşadı. "Maça gitmek yerine başka bir yerde buluşman olabilir mi?" Eskiden olsa bu ikimizin arasında ufak tatlı bir sözlü atışmadan öteye geçerdi. Şimdi bunu yapamıyordum. Nedeni onun benden sakladığı o sır yüzünden ondan uzaklaşmamdı. Özelden anlamayan şımarık bir kız çocuğu olarak görünebilirdim. Umurumda değildi. Babamı sormak onu üzdüğü için susup var olmamışçasına hayatımı babamsız yaşamayı tercih etmiştim. Şimdi yeniden o zamanlarda gibi hissettiriyordu ve ağlayıp bana hiçbir şey olmamış gibi davranmasından bıkmıştım. Benden sürekli sır saklayıp yakın anne kız ilişkimize zarar verecekse bunu alttan almak istemiyordum. Bu sefer gözyaşlarını da sırrını da sineye çekip her şey yolundaymışçasına hayatımıza devam edemezdim. Ben artık çocuk değildim. Kocaman kız olmuştum. "Buluşmam olsa da söylemem anne." Üzerimdeki yeşille aynı tondaki ayakkabı bağcıklarımı bağladıktan sonra kapıyı açtım. "O niyeymiş?" "Benden bir şey saklıyorsun." Annemin gülüşü dondu. "Seni ağlatan bir şey." "Ecem." Yanaklarımı avuçlayıp gülümsedi. "Anlatamayacaklarım olabilir. Sen kızımsın." "Ben sorunlarımı, gözyaşlarımın nedenini, mutluluğumu seninle paylaşırken arkadaşım gibi olduğunu söyleyebiliyorsun. Konu sana geldiğinde de bunun aksi mi geçerli?" Yalnızca saçma yetişkin kurallarından biriydi. Her şeyi anlat biz arkadaşız, dedikten hemen sonra en çok sır saklayan yine yetişkinler oluyordu. Yapmadıkları ne varsa bizim yapmamızın iyi olduğunu niye söylüyorlardı ki? Karşılığını vermek onlar için neden bu kadar zordu? Dürüstlük ve paylaşım bekliyorsa aynı şekilde dürüst olması ve hayatını paylaşması gerekmez miydi? "Her neyse anne." Yüzümdeki ellerini uzaklaştırıp çantamı omzumda astım. "Geç kalmam." Dışarı çıktım ve kapıyı ardımdan kapattım. Bahçeyi bir çırpıda geçtim. Mahallenin sonundaki okula hızlı ama öfkeli adımlarla ilerlerken annemi aklımdan çıkartmaya çalışıyordum. Her geçen gün merakım artıyordu. Geçmişini ve benim dışındaki hayatında var olan her türlü detayı öğrenmek istiyordum. İtiraf edemesem de sanırım babamın kim olduğunu ve niye bizi terk ettiğini, içten içe bilmek istiyordum. Yıllarca umurumda değilmiş gibi davranmıştım. Umurumdaydı. Annemin izlediği o ufak konsere niye ağladığını da bilmek istiyordum. Annemin geçmişi eşittir babamın yokluğuna dair net bir bilgi demekti. Okul bahçesinden içeri girdim. Köşedeki bankta oturan biri ayaklanıp bana yaklaştı. "Pişt?" Deniz'i umursamadan sahanın olduğu binaya yürümeye devam ettim. Onunla uğraşamayacak kadar zihnim tıka basa annemle doluydu. "Pişt dedik ya." Adımları bana yetişti. "Hiç keyfim yok Deniz." "Beni ifşaladıktan sonra keyfin olur sanmıştım." Adımlarım duraksadığında önüme geçip yolumu kesti. Kollarını göğsünde çaprazladı. Bakışları, güç gösterisindeymişçesine benimkileri ezmeye çalışıyordu. "Neden bahsettiğini anlamadım." "Şu bahis meselesi." Kaşlarımı hafifçe yukarı kaldırdım. "Senin yaptığını biliyorum." Bunu nasıl öğrenmişti? "Hala neden bahsettiğini anlamıyorum?" Çenemi dikleştirip gözlerimi kıstım. "Neyi ben yapmışım?" Salağa yatmak daima işe yarardı. "Videoları kaydeden sendin değil mi? Belki de birine yaptıransındır.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku