Duyulmayan Sözler

|| DS - 10 ||

Yazar:

Duyulmayan Sözler - Ayşe İlhanlı kitap kapağı
Duyulmayan Sözler kitap kapağı

Bir emoji bırak <3 DUYULMAYAN SÖZLER 10. Bölüm ♫ Korkuyordu. Ecem sahnede rezil olmaktan korkuyordu işte. Yapma veya etme demenin bir anlamı olmayacağını bile bile diyorlardı ona. Bense ona yap diyordum. Rezil ol. En fazla ne olabilir ki? Yarışmanın güzel geçmesi için onun yanındayım. Diğerlerinin yanında olacağım gibi. Takım olmak bunu gerektirmez miydi? Arda ♫ Arda Kalabalık. Her yerden illaki birinin çıktığı o ilçeler arası olan ve ilk yarışacağımız noktadaydık. Her okul, sahneye çıkacak öğrencilerini desteklemek için kalabalık gelmişti. Bu hiç iyi değildi. Beklediğimizden daha da kalabalıktı. Kalabalık olan her şey ses getirirdi. "Fotoğrafçılar gördüm. Muğla'da yayımlanan gazete için çekim yapılacak." Cenk elini beline yasladı. "Hilal ve Tarık nerede?" Hilal ailesine müzik grubunda gitarist olduğunu söyleyememişti. Eğer gazetede duyulursa ailesi de öğrenirdi. "Hilal kuliste. Sakinleşmesi için Tarık onunla." Tamam. Bu iyi bir haberdi. Asıl kötü haber Ecem yoktu. "Ecem?" dedim etraftaki kalabalığa göz gezdirirken. "Yok. Tuvaletleri kontrol ettim." Bende arka bahçelere kadar kontrol etmiştim. "Biraz daha arayalım." Cenk'in koluna vurdum. Arkasını dönüp soldaki kalabalığa daldı. Etrafın kalabalıklığı bile Ecem'i kaygıya sürüklerdi. "Neredesin Ecem?" Kendi kendime mırıldanıp sağdaki koridora saptım. İçeride olamayacak kadar çok insan vardı. Dışarı çıkıp tek tük öğrencilerin olduğu yolda durdum. Yarışma belediye binasının içindeki sahnede yapılıyordu. Her okula ortak mesafede sayıldığı için iyi bir seçimdi. Tek sorun ben bu salona aşina değildim ve Ecem'in nerede olduğunu bulamıyordum. "Ecem?" Bahçedeki birkaç bakışı umursamadan sola yöneldim. "Krakerlerim yanımda." Bir kez daha bağırırken belediye binasının yanındaki parka yöneldim. Oraya bakmaktan zarar gelmezdi. Bakışlarımla parkı tararken köşede büyük bir ağacın altındaki bankta onu gördüm. Bacaklarını kendine çekip kollarını etrafına dolamıştı. Yavaşça ona yaklaşırken başını kaldırdı. Gözleri, en az burnu kadar kızarmıştı. Yanındaki boşluğa oturdum. "Miden bulanıyor mu?" Kraker paketini açtım ve ona uzattım. "Hayır. Midemde bir şey kalmadı." Bacaklarını indirip kraker aldı ve sessizce kemirmeye başladı. "Sahneden kaçmıyorum. Sadece yalnız bir şekilde kendimi hazırlamak için oturdum. Gerçekten kaçmıyorum." Yanaklarından gözyaşları süzülmeye devam ediyordu. Onun ağlayışında beni rahatsız eden bir his vardı ve kalbimi sızlatıyordu. "Ama yalnız olmaman gerekiyor. Biz varız." Hiçbiri olmasa bile ben vardım. "Biliyorum." Çenesi titrerken dudaklarını birbirine bastırdı. "Kaçıncı sıradayız?" "Sona aldırdık. Daha vaktimiz var." Başını sallayıp çenesini dikleştirdi. Gökyüzüne bakarken sakinleşmeye çalışıyor gibiydi. "Gel." Başını çevirip bana baktı. Bu tek kelime, onun gözyaşlarını silemesem de sarılıp destek olacağımın garantisiydi. "Hadi gel." Onun düşünmesine fırsat vermeden kolumu omzuna sarıp başını göğsüme yasladım. "Daha vaktimiz var." Hıçkırdı ve kendini tutmak için çabaladığı birkaç dakikanın aksi bir şekilde ağlamaya başladı. Gözlerimi kapatmaktan başka çarem yoktu. Kollarımda rahatlayıp ağlayabilirdi. Yalnız kalmasından çok daha iyi bir yoldu. "Her şeyi batıracağım." "Yapmayacaksın. Ağlayıp rahatlayacaksın. Sonra da sahneye beraber çıkacağız." "Çok kalabalık." Gözlerimi aralayıp parktaki yeşil huzurda göz gezdirdim. "Yine de sahnede beş kişiyiz." Elimi kaldırdım. Nazikçe saçını okşamaya başladım. "Hiçbir şey değişmedi." Birkaç saniye konuşmadan kaldı öylesine. "Cansel haklı." Bunu fısıldamış olsa da duymuştum. Kaşlarım çatılırken geri çekilip yüz yüze gelmemizi sağladım. "Ne Cansel'i?" "Cenk'e söylemeyeceğine söz ver." Dedi titreyen sesiyle. "Zaten onun yüzünden zor zamanlar yaşıyor." Cebinden çıkarttığı peçeteyle burnunu temizledi. "Söz." "Az önce yanıma geldi." Cansel artık fazla olmaya başlıyordu. "Bunu başaramayacağımı söyledi. Çok kalabalık olduğunu ve tıpkı çocukluğumda olduğu gibi batıracağımı da ekledi." Cansel'in hırsından nefret ediyordum. "Sende onu haklı çıkar…

Bölümün tamamını WritePad'de oku