Duyulmayan Sözler

|| DS - 9 ||

Yazar:

Duyulmayan Sözler - Ayşe İlhanlı kitap kapağı
Duyulmayan Sözler kitap kapağı

Bir emoji bırak <3 DUYULMAYAN SÖZLER 9. Bölüm ♫ Omzuma astığım o kayışa bağılı olan gitarımın ağırlığını seviyorum. Gitar tellerinde parmaklarım gezinirken yeniden yaşadığımı hissediyorum. Düşünsenize... Karanlıkta olsam da melodilerimi duyurabilirdim. Kimse beni görmese de şarkılarımla varlığım etraflarında gezinip duracak. Bu dünyaya bırakabileceğim en güzel şey. Cenk ♫ Sonraki hafta, su gibi geçerken benim kaygım büyüdükçe büyümüştü. Provalar tek tük yapılırken hepimizin kendince yoğunluğu artmıştı. Okul sınavları, ödev teslimleri, Arda'nın basketi derken yaşamaya çalışıyorduk. Sürünerek yaşıyoruz da denilebilirdi. "Cuma gününe hazır mıyız?" Tarık yine sonsuz neşesiyle sahneden inmişti. Sabahları kahvaltıya katıldığı zamanlar dışında daima patlamaya hazır bir neşe bombası oluyordu. "Ben hazırım. İlk yarışmayı atlatırsak geriye en büyüğü kalır." "Hilal'e katılıyorum. En önemli olan o." Diye katıldı Cenk. "Ben dürüst olacağım. İlk yarışma bitince maçlarım başlayacak. Kurtulabildiğim için seviniyor olabilirim." Arda sahnenin kenarından ayaklarını sarkıtıp geriye uzandı. "Ölüyorum." Arda'nın yakındığını ilk defa duyuyordum. "Beden hocası pestilimizi çıkartıyor." "Muğla'daki tüm liseler arasında basketbol birincisi olan o takımın bir parçası olmak kolay değil, diye yorumladım." Uzandığı yerden bana baktı. Hala ayakta dikildiğim için olduğum yere çöktüm ve bacaklarımı sahne kenarından sarkıttım. Dudaklarını kıvırdı. "Sahneyi benimsedin diye yorumladım." Beni taklit etmesiyle gülümsedim. "Sahnede siz varsanız daha az korkutucu oluyor." Bakışlarımızı ayırıp diğer üçünde gezdirdim gözlerimi. "Biz varız. Aynen." Cenk yanıma oturduğunda sesi imalıydı. Hiç vazgeçmiyordu pislik. "Sahnede gerildiğini anladığında bana bak." Tarık zıplayıp sahnenin kenarına oturdu. "Niyeymiş?" "Şebeklik yaparım. Bana gülmekle kaygılanmak arasında kalınca kendini bile unutmuş olursun." Mantıklı bir plandı. Hepsine ayak bağı olmak istersem bunu yapabilirdim. Sahnede her şeyi batırmaktan korkuyordum. "Artık eskisi gibi kaygılanmıyorum." Yalan. "Sahneye alıştım." Kısmen yalan. "Müziğin tadını çıkartacağım." Neyse ki bu doğruydu. "Sizinle sohbete devam etmek istesem de çözmem gereken yüz paragraf sorusu kaldı." Hilal, gitarını kenardaki yerine yasladı. "Cuma'ya kadar kendinize iyi bakın. Üç günde kimseye bir şey olmasın. Bir yerlerinizi kırmayın ve hasta olmayın. Başınızı da belaya bulaştırmayın." "Niye bunu söyledin ki?" Tarık elini alnına çarptı. "Yazılı olmayan bir kural vardır. Olumsuzu dile getirirsen illaki gerçek olur." Sözlerini kanıtlarcasına oturduğu yerden kaydı ve sahneden aşağı yuvarlandı. Cenk sahneden inerken Arda yattığı yerde doğruldu. Tarık acı dolu bir iniltiyle suratını buruşturdu. "Tarık." Hilal endişeyle kenardaki basamağa yöneldi. Basamağı kaçırıp sendelese de duvardan destek alıp düşmekten son anda kurtuldu. "İyiyim. Cırlama yine." Tarık yerde oturur pozisyona geldi. Suratı acıyla buruşurken bileğini tutuyordu. "Sanırım iyi değilim." Sahneden indim. "Neyse ki gitarist değilim." Tarık canı yanarken bile şaka yapabilecek potansiyeldeydi. "Kırık mı?" Arda, Tarık'ın yanına çökmüş, bileğine bakarken Hilal sormuştu. "Kırık olsa duramaz." "Duramıyorum zaten." Dedi Tarık. "Şom ağızlı şirret." "Benim ne suçum var? Sahne o kadar yüksek değilken kendini yaralayan sensin." Hilal'in umursamaz cümlelerine rağmen gözleri sulanmıştı. Çehresi sert bir ifadesizlikle çevrelenmiş olsa da sesi endişeyle titriyordu. "Hadi revire gidelim." Cenk, Tarık'ı kaldırdığında Tarık, Hilal'e baktı. "İyiyim. Bilmiyor musun beni? Abartılı yaşarım. Şu an çok iyiyim." İnandırıcı olmayan cümlelerine rağmen Hilal başını onaylarcasına salladı. "Sen bir öküz kadar dayanıklısın zaten. Tabi ki iyisin." "Sorularını çöz sen. Ben geliyorum. Kontrol edeceğim." Atölyeden çıkarken söylediği son şeydi. Hilal onun gidişiyle beraber çenesinin titremesine engel olamadı. "O iyi olacak." Elimi omzuna yasladım. "Biliyorum." Dedi cılız bir sesle. "Senin suçun da değil." "Olumsuz konuşunca ann…

Bölümün tamamını WritePad'de oku