DUVAR DiBi CATLAGI

YILLARIN ÖZLEMİ

Yazar:

DUVAR DiBi CATLAGI - Kevser Emek kitap kapağı
DUVAR DiBi CATLAGI kitap kapağı

Umarım kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Çünkü bu Mahalle bir Mahalle'den daha da fazlası... Whatsapp Kanalında güncel bölümler ile ilgili bilgiler, Alıntılar ve sorularınıza cevaplar alabilirsiniz. Mahallemizdeki otobüs durağı gibi düşünün, dinlenmek tanıdık biri ile sohbet etmek için kanala bekleniyorsunuz. Link; https://whatsapp.com/channel/0029Vb62mD9KAwEfAbaDgY1E Bölüm Şarkısı Müzik kutusu - Emirhan Ayazlar düşmeden gel - Halit Bilgiç YILLARIN ÖZLEMİ BİR GECEDE NE SÖYLENİRSE HİSSEDİLİR? hissedilmez, yıllarca anlatsam içimdekileri anca Derin’den Bu stada ilk defa bu şekilde gelmiştik. Burada defalarca kez maç izlemiştik. Bizim stadımızdı burası, üzerimizde çubuklu formalarımızla erkek gibi hallerimize alışkındı ama şu an hepimiz oldukça şık topuklular ile fazla iddialı ve iyi gözüküyorduk. Hepimizin gözlerinin içi gülüyordu. Binlerce kişiyle dolu olan stadyumda biz dördümüz gene yan yana ilerliyorduk. Kalabalığın gürültüsüne rağmen içimizde kendi küçük dünyamızda sarsılmaz yerlerimiz vardı. Sanki her şey yavaşlamıştı bir anda, daha fazla hissedebilmemiz için her şeyi... Cübbelerimiz hafif rüzgar ile savruluyordu. Gözümüzde hepimizin tek bir duygu vardı geleceğe dair bolca umut. Stadyumda öylesine insan kalabalığı vardı ki hepimizin aileleri bizi izliyordu. Müzikler eşliğinde anonslar yankılanıyor, keplerimiz kucağımızda sabırsızlıkla bekliyorduk. Aynı çimlerin üzerindeydik ama hepimizin bölümü farklı olduğundan uzaklaşmak zorunda kalmıştık. Birbirimizi görebiliyor görmekten ziyade her koşulda birbirimizi hissedebiliyorduk. Ağır ağır nefes alıp vererek kızlara döndüm sırayla hepsi ile göz göze geldim saniyelikte olsa… Biz hiçbir zaman sadece çocukluk arkadaşı değildik. Hep birlikte büyüdüğümüz hayatımızın parçasıydık, birbirimize aittik kız kardeşliğin en güzel haliydik... Sonra tüm gürültülü sesler sustu ve beklediğimiz anons geldi. ‘’Şimdi tüm mezunlarımızı hep birlikte keplerini havaya fırlatmaya davet ediyoruz!’’ Dört kız kardeştik biz , aramızda adımlık mesafe de olsa hepimizin içinden sessizce ettiği dua aynıydı biliyordum. ‘’Ne olursa olsun bu an bizim! Ne olursa olsun biz hep yan yanayız.’’ Ve o an da keplerimiz havalandı… Kalabalığın içinde dört kişilik dünya olarak gökyüzüne umutlarımızı fırlattık, devamında bizi neler beklediğini bilmeden hangi acılarla sınanacaktık acaba? Ettiğimiz duaların bizim imtihanımız olacağını bilmeden gülümsüyorduk. Hangi mutlulukları paylaşıp, hangi acılardan geçip, hangi güzellikleri yine beraber yaşayacaktık. Bilinmezliklere doğru adımladık yine yeniden hep beraber... Keplerin tamamı fırlatılmış, an artık bitmişti ama hissettiklerimiz hala havadaydı. Cübbemin altından telefonumu çıkarıp annemleri arayacaktım ama bize doğru gelen güruhu görmemek imkansızdı kızlara dönüp: ‘’Bizimkiler orada!’’ dedim heyecanla. Kalabalık arasından bizi alkışlayarak ellerinde çiçeklerle bize doğru yürüyorlardı. Bu anı uzun zaman emeklerle, dualarla beklediklerini bizimle birlikte günlerce uykusuz kaldıklarını hepimiz biliyorduk. Sarılmalar, fotoğraf çekimleri seremoni sırası ile gerçekleştirildi. Kısa bir sessizliğin ardından abim ‘’Kızlar hazır mısınız? Hadi eğlence zamanı hak ettiniz bunu!’’ diyerek hepimizi yönlendirdi. Hep bir ağızdan ‘’Hazırız!’’ diye bağırdık. Aslında eve gidip üzerimizi değiştirseydik iyiydi ama hiçbirimiz istemedik ve hepimizin sevdiği mangal mekanına gidiyorduk. Aslında sürekli olarak gittiğimiz, sevdiğimiz yerdi. Annem sağ olsun spor ayakkabılarımı getirmişti. Şu an çok mutluydum. Geldiğimiz arabalarla mekana gidecektik ama şu an tekrar Alptuğ ile aynı arabada gitmeyi istemediğimden yani istememek değil de göze alamamak zaten öykü gideceğimiz mekanda yapacaktı yapacağını bildiğimden istememiştim hayretler ola ki Alptuğ da sesini çıkarmamıştı kaç bakalım kaç demişti ne demek ise ne kaçacağım be senden kaçan senin gibi olsun uyuz gıcık Hepimiz arabalardaki yerlerimizi aldık. Hale’yi diğer arabaya transfer etmiştim. Arka koltuğa geçer geçmez topuklularımı çıkardım, çoraplarım…

Bölümün tamamını WritePad'de oku