DUVAR DiBi CATLAGI

BEN SANA EZELDEN,BEN SANA

Yazar:

DUVAR DiBi CATLAGI – Kevser Emek kitap kapağı
DUVAR DiBi CATLAGI – Kevser Emek kitap kapağı

Umarım kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Çünkü bu Mahalle bir Mahalle'den daha da fazlası... Whatsapp Kanalında güncel bölümler ile ilgili bilgiler, Alıntılar ve sorularınıza cevaplar alabilirsiniz. Mahallemizdeki otobüs durağı gibi düşünün, dinlenmek tanıdık biri ile sohbet etmek için kanala bekleniyorsunuz. Link; https://whatsapp.com/channel/0029Vb62mD9KAwEfAbaDgY1E 18.BÖLÜM BEN SANA EZELDEN, BEN SANA EBELDEN… BEN SANA FİRARİ, BEN SANA DİVANE, BEN SANA VURGUN… DERİN’DEN Kocaman salonumuzun içerisinde annem, babam, abim, babaannem, dedem, Günnihan olmak üzere herkes buradaydı ve öyle hararetli bir konuşma içerisindeydiler ki. Konuşanları anlamaya, algılamaya çalışıyordum. Babaannem ortalığı yangın yerine çeviren emrini yürürlüğe sokmuştu. Fikir almamış, fikir sormamış, fikrimizi beyan etmemize müsaade etmemişti. Resmen cinnet geçirmek üzereydim. Konu şu an Alptuğ ile sevgili olmamız ve bu sevgiliğimizin resmiyete dökülmesiydi. Babaannem bizimkilere benim söyleme dahi müsaade etmemişti. Şu an annem ve babam kırgın gözlerle bana bakıyordu. Düştüğüm durum oldukça saçmaydı, babaannemin bu denli alel acele davranması daha da saçmaydı. Ailenin erkekleri cinnet eşiğindeydi. Dedem ‘olmaz öyle şey Bedriye hanım’ diyor, babam ‘anne çocuklar gelip söyleseydi bize müsaade etseydin’ diyor, abim ‘babaanne bir şeye de müdahil olma’ diyordu. Tabi bunları şok içerisinde sessizce izleyen annem, ben ve Günnihandık. Babam sinirden köpürüyordu. Artık dayanamadığından olsa gerek sinirle ayağa kalktı ellerini iki yana açıp konuşmaya başladı: “Anne öyle pat diye gelin isteyin denir mi? Zorla mı vereceğiz kızımızı madem seviyorlar kendileri çıksınlar söylesinler. Derin desin bana, baba ben seviyorum diye” diyen kişi babamdı. Pişmandım.Ki annem bile babaannemden öğrendiği için şu an yüzüme dahi bakmıyordu. Resmen bana söyleseydin, ben gözümün önünde olana bu kadar mı kördüm, göremedim diyordu gözleri. Kırmıştım en kıymetlilerimi… “Sen sus İbrahim, İkisi de bizim çocuğumuz sanki bugün seviyor o Alptuğ Bey bizim kızı yıllardır yanık ben ateşin altına odun atıp harlattım ne var sanki siz anlamadıysanız ben ne yapayım açın gözünüzü” ‘’Anne koskoca iki yetişkin bunlar kendi kararlarını verebilecek yaştalar, karışma sen ne olacaksa olur. Kör değilim kızımın nasıl sevdiğini görüyorum ama bana kendisinin söylemesini bekledim’’ ‘’Daha çok beklerdin o zaman bunlar gezecek, tozacak sonra da herkes duyacaktı duymayan kaldıysa tabi babana cami de söylemişler hayırlı işiniz ne zaman diye hemen evlensinler demiyorum bu evin başı isek biz ölmedik daha gelsinler adını koyalım diyoruz’’ dedi. Suskunluğunu koruyan dedem olaya dahil oldu. ‘’İbrahim, annen doğru söylüyor. Tüm mahalle biliyor herkes bizimkileri konuşuyor. Biz nasıl gidip istemeyi bilip Günnihana laf ettirmediysek, onlar da gelsin Allah’ın Emrini koysunlar bunda bir şey yok’’ dedi dede hani bizim tarafımızdaydın ya Emir demiri kesmişti. Babam, babasının lafının üzerine laf söylemezdi. Söyleyemezdi. Sessizce yerine oturdu. Anneme döndü. ‘’Gülcan sen o zaman Zübeyde ile konuş. Bende bir gideyim Yusuf ile konuşayım açalım çocuklarımızın yollarını’’ Derin şu an sizin evliliğinizden bahsediyorlar. Sizin düğününüz, istemeniz farkında mısın? Her şey o kadar hızlı ilerliyordu ki. İdrak etmem için boş duvarı izlemem gerekiyordu. Ben kendi iç sesim ile konuşurken beni gerçekliğe döndüren ses abimindi, tüm kalabalığın toplanması sanki işine yaramıştı. Abim birkaç saniyelik beklemeden sonra babama döndü: “Baba biz bambaşka bir şey söylemek için gelmiştik ama ortam şu an müsait mi bilemedim” Babam söyle der gibi kafasını sallayınca abim yerine Günnihan konuşmaya başladı. “Biz düğünümüzün bu yaz olmasını istemiyoruz. Hale öldü ama biz kaldığımız yerden devam edemiyoruz şu an düğünü kaldıracak psikoloji de hissetmiyorum kendimi ayrıca Derinlerinde bu durumu çıktı şu an bu şekilde olsun istemiyoruz” dedi. Babam ve annem birbirine baktıktan sonra babaannem onların konuşmasına müsaade etmeden cevabı verdi. “Olur mu öyle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku